Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > adalet nedir, adalet ne demek, adaledin anlamı, ingilizcesi (adalet nnd)

adalet nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






adalet

  1. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe
    Örnek: Devletin temel amaç ve görevleri ... kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya ... çalışmaktır. Anayasa
  2. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları.
  3. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme
  4. Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması.
  5. Tüze.
  6. Bk. tüze
  7. (en) Justice. equity. fairness. equitableness. reason.
  8. (en) Equity. justice.
  9. (en) Justice. equity. act of justice. jus. law. reason.

tüze (nedir ne demek)

  1. Hukuk.
  2. Yaygın ve geniş anlamı ile herkesin yasalarla tanınmış olan türesini yerine getirme, verme, başkalarının türesine uyma, saygı gösterme.
  3. Adalet; hukuk.
  4. (en) Law. jurisprudence. justice.
  5. (en) Justice
  6. (fr) Justice

hak (nedir ne demek)

  1. Toprak.
  2. Toprak.
  3. Adalet.
  4. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç
    Örnek: Üstelik adli tatil olduğu için hak sahipleri bekleşirler. B. Felek
  5. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk.
  6. Geçmiş ve harcanmış emek.
  7. Pay.
  8. Emek karşılığı ücret.
  9. Doğru, gerçek
  10. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma.
  11. Kâğıttaki yazıyı kazıma.
  12. Tanrı.
  13. Bk. oymabaskı
  14. (en) Condign. right. justice. claim. benefit. authority. dibs. due. franchise. jus. title. warrant. warranty.
  15. (en) Claim. due. franchise. title.
  16. (en) God. the right. justice. law. just. a right. renumeration.
  17. (en) Benefit.
  18. (en) God. right. justice. right dealing. claim. title. one's due / right / share. fairness.
  19. (en) True. pay. allowance. margin. benefice. beneficium. competence. franchise. jus. prerogative. privilege. reason. remuneration. truth.

  20. Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EBRACK in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 940
  21. (en) [Jim

uygunluk (nedir ne demek)

  1. Uygun olma durumu, yakışık, mutabakat, mukarenet.
  2. Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı, agreman.
  3. Özne ile yüklemin veya bazı dillerde olduğu gibi sıfat ile ismin, cins ve sayı bakımından birbirine uyması: Öğretmen geldi. Öğrenciler ödevlerini yapmışlar gibi.
  4. (Derleme.. uyumlama) Özne ile yüklemin veya bazı dillerde olduğu gibi sıfat ile adın, cins ve sayı bakımından birbirine uyması: Öğretmen geldi; Öğrenciler ödevlerini yapmışlar; Çocuklar oyuncaklarını paylaşamadılar; Kuşlar uçuyorlar (veya uçuşuyorlar) vb.
  5. (en) Congruity. suitability. convenience. accordance. conformity. concord. relevance. handiness. acceptability. adaptation. adequacy. advisability. appositeness. aptitude. coherence. coherency. comeliness. compatibility. conformation. congeniality. congru.
  6. (en) Accord. coincidence. convenience. correspondence. expediency. fit. fitness. harmony. propriety. appropriateness. agreeableness. favourableness. suitability.
  7. (en) Accord. appropriateness. coherence. compatibility. concordance. conformance. conformation. conformity. congruence. congruity. consonance. convenience. correctitude. correspondence. eligibility. felicity. fitness. harmony. orthodoxy. pertinency. proportion.
  8. (en) Concord agreement
  9. (fr) Accord

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük