Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ada çayı nedir, ada çayı ne demek, ada çayıın anlamı, ingilizcesi (ada çayı nnd)

ada çayı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ada çayı

  1. Ballıbabagillerden, yurdumuzda çok yetişen tüylü ve beyazımtırak yaprakları olan güzel kokulu bir bitki, dağ çayı (Salvia officinalis).
  2. Bu bitkiden yapılan sıcak içecek
    Örnek: Bize iki ada çayı yap. S. F. Abasıyanık
  3. Ballıbabagiller (Labiatae) familyasına ait çok yıllık, otsu, yarı çalımsı, beyaz, mor ya da kırmızı çiçekli bitkilere verilen genel ad.
  4. (en) Sage
  5. (fr) Sauge
  6. (la) Salvia

ada (nedir ne demek)

  1. Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire
    Örnek: İnziva yerim bazen limanda bir şileptir, bazen bir ada. R. H. Karay
  2. Trafiğe açık bir yol üzerinde sola dönüşleri sağlayan, sağ tarafta veya yol ortasında yer alan çizgilerle veya kaldırım taşıyla ayrılmış alan.
  3. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu.
  4. Deniz ve göllerde, her yanından sularla çevrili kara parçası.
  5. (en) İsland
  6. (fr) Île

a   US UK (nedir ne demek)

  1. Ülke, kurum ve yatırımAraçlarının yüksek güvenilirlikAralığını gösteren ve derecelendirme kuruluşu tarafından verilen not.A'nın sayılarıArttıkça güvenilirlik derecesi yükselir; işaret değişiklikleri her bir konum için olumlu veya olumsuz gelişmelere işaret eder (AA,AAA,A+,AA- vb).
  2. Yunanca yokluk ifade eden ön ek.
  3. Bir, herhangi bir (ünsüzle başlayan kelimelerden önce kullanılır
  4. Bak
  5. İngiliz alfabesinin ilk harfi
  6. Birinci kalite veya derece
  7. La notası, la perdesi
  8. B.D
  9. La [müz.], pek iyi

çay (nedir ne demek)

  1. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı.
  2. Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek
    Örnek: O esnada bana sadece bir büyük bardak çay getirdiler. R. N. Güntekin
  3. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir tür içecek.
  4. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı
    Örnek: Sana bir şey söyleyeyim mi, artık çay davetlerinden bıktım. P. Safa
  5. Müzikli toplantı
    Örnek: Gittiği zengin arkadaşlarının çayından allak bullak gelir. H. Taner
  6. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu
    Örnek: Deli bir çayın kıyısındaki yalçın bir kaya gibidir. T. Buğra
  7. Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis).
  8. Çaygiller (Theaceae) familyasından, çiçekleri er dişi, nadiren tek eşeyli, kapsül tipi meyveleri olan, genç yaprakları toplanıp özel metotlarla kurutularak içecek olarak kullanılan, ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan, asıl vatanı Çin ve Japonya olan, her dem yeşil, ağaççık ya da çalı formundaki bitkiler.
  9. (en) Tea. tea party. brook. rivulet. stream. streamlet. run. runlet. beck. bourn. bourne. branch. burn. creek. rill. runnel. watercourse.
  10. (en) Brook. creek. stream. tea.
  11. (en) Brook. stream. tea. tea party. rivulent.
  12. Küçük alçak ada

ballıbaba (nedir ne demek)

  1. Ballıbabagillerden, beyaz çiçekli ve çok yıllık otsu bir bitki (Lamiumalbum).
  2. Ballıbabagiller (Labiatae) familyasından, bir ya da çok yıllık, otsu, beyaz, kırmızı ya da mor çiçekli, Lamium cinsi türlerine verilen genel ad.
  3. (en) Deadnettle
  4. (fr) Lamier
  5. (la) Lamium

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
  4. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
  5. (en) Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük