Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ad çekme nedir, ad çekme ne demek, ad çekmenin anlamı, ingilizcesi (ad çekme nnd)

ad çekme nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ad çekme

  1. Kura
    Örnek: Soruşturma açılmasına karar verilmesi hâlinde her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak on beş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Anayasa
  2. Bir küme oluşturan kulüpler adına biraraya gelen kişilerin, yetkililerle birlikte o kümenin karşılaşma düzen ve sırasını saptaması.
  3. (en) Drawing lots. lottery.

ad  US UK (nedir ne demek)

  1. Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim: Çocuk, kedi, ağaç, düşünce, iyilik, Ahmet, Ertuğrul birer addır.
  2. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu, ün, nam, şöhret.
  3. Anılacak değer, önem.
  4. İsim.
  5. Sayma.
  6. Sayılma.
  7. Varlıkları bildiren sözcük: Ev, kedi, Ali, Ayşe, hayal, ordu, vermek, yarış vb.
  8. Bir filme verilen ad ve bu adı yazılı olarak belirten görüntüler. TV
  9. Bir izlenceye verilen ad ve bu adı belirten yazıların görüntüleri.T.: isim, filmin ismi. isim, programın ismi, programın adı
  10. (en) Main title,
  11. (en) Programme (ABD: program) title
  12. (en) Appellation. denomination. forename. name. noun. renown. reputation. repute. title.
  13. (en) As a prefix ad- assumes the forms ac-, af-, ag-, al-, an-, ap-, ar-, as-, at-, assimilating the d with the first letter of the word to which ad- is prefixed.
  14. (en) It remains unchanged before vowels, and before d, h, j, m, v.
  15. (en) Examples: adduce, adhere, adjacent, admit, advent, accord, affect, aggregate, allude, annex, appear, etc.
  16. (en) It becomes ac- before qu, as in acquiesce. a public promotion of some product or service in the Christian era; used before dates after the supposed year Christ was born; 'in AD 200'.
  17. (en) Name. reputation. noun. substantive. appellation. designation. first name. monniker. nomen. repute.
  18. (en) A public promotion of some product or service. in the Christian era; used before dates after the supposed year Christ was born; 'in AD 200'.
  19. (en) Alzheimer'S Disease Alzheimer's disease is a degenerative disorder that strikes brain neurons, causing memory loss and impairing the patient's ability to communicate, pay attention and make judgments As it progresses, the disease also affects the ability to perform simple everyday tasks on one's own, such as bathing, dressing and eating The disease was named for German neurologist Alois Alzheimer, who, in 1907, first described the brain lesions that mark the condition Some 4 million Americans are estimated to suffer from Alzheimer's disease, most of them over age 65.
  20. (en) Administrative Director.
  21. (en) Active Duty Full-time duty in the active military service of the United States It includes federal duty of the active list , full-time training duty, annual training, and attendance while in the active military service at a school designated as a service school by law or the Secretary of the Military Department concerned As it relates to medical care, the term Active Duty does not include Active Duty for Training.
  22. (en) Administrative Domain Group of hosts, routers, and networks operated and managed by a single organization.
  23. (en) Administrative leaders within OSU Extension who provide program direction The four program areas in OSU Extension are: Agriculture and Natural Resources, Family and Consumer Sciences, 4-H Youth Development, and Community Development.
  24. (en) This abbreviation stands for the Latin phrase 'anno domini' It designates a year since the hypothetical birth year of Christ This is a common western method of citing historical dates Dates prior to the birth of Christ are designated with the abbreviation BC.
  25. (en) Symbol for a dichromatic absorbance It is equal to the absorbance at the secondary wavelength subtracted from the absorbance at the primary wavelength.
  26. (en) Entering a two-digit or four-digit number into a terminal which has been pre-programmed to recognize the number as an abbreviation for a frequently dialed number which can be automatically dialed by the switching center.
  27. (en) Active Directory.
  28. (en) Active Duty.
  29. (en) A graphic or a banner on a web page that when clicked on, takes the visitor to another site.
  30. (en) Applicable Document abbreviation for the documentation.
  31. (en) The two-character ISO 3166 country code for ANDORRA.
  32. (en) The final and conclusive level of appeal of your claim unless you take your case to the Supreme Court of B C on judicial review An appeal to the Appeal Division can only be made on facts, law or policy.
  33. (en) Athletic Director- responsible for organizing, scheduling and supervising interscholastic sports for the high school.
  34. (en) Ace Directive/Assistant Director. advertisement GO - to move along ON - batsman's side of wicket.
  35. (en) Airworthiness Directive.
  36. (en) Automatic double, sometimes called a Ground Rule Double.
  37. (en) Name, noun, substantive
  38. (al) Haupttitel,
  39. (al) Programmstitel, Titel der Sendung, Sendungstitel
  40. (fr) Substantif, nom
  41. Ad Anno Domini milâttan sonra
  42. İlân, reklâm.
  43. La [müz.], pek iyi
  44. Reklam, duyuru, ilan

çekme (nedir ne demek)

  1. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak.
  2. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı.
  3. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
  4. İş yaparken giyilen bir tür şalvar.
  5. Çekilerek giyilen veya kullanılan
    Örnek: Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı. R. H. Karay
  6. Düzgün biçimli.
  7. Çekmek işi
  8. Çekmece
  9. Kolun yada öteki vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendine yaklaştırması.
  10. Bk. acı çekme
  11. Bk. çevirim
  12. Ağacın bünyesindeki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
  13. Bk. çekme
  14. (en) Pull-Off. pull-out. shrinking. towaway. towing. pull. drawing. draw. withdrawal. draft. draught. allure. allurement. extraction. shrinkage. bearing. haul. haulage. hitch. hoist. pluck. soak. traction.
  15. (en) Drag. endurance. extraction. haul. pull. traction. wrench. draw. tug. shrinkage. drawer. till.
  16. (en) Draft. drag. drawing. hauling. pull. pulling. traction. sending. photographing. drawer. till. absorbtion. tension. adhesion. shrinkage. extrusion. rolling. solid drawn. hoist. lug. haulage. sucking. attraction. induced. throttling. aspiration. bleeding. i.
  17. (en) Pulling
  18. (en) Throwback
  19. (en) Towage
  20. (al) Schwinden des Holzes
  21. (fr) Traction

acı çekme (nedir ne demek)

  1. Üzüntü ya da büyük bunalım duygusu içinde olma.
  2. (en) Agony

kura (nedir ne demek)

  1. İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, sıralama, ad çekme
    Örnek: Okulu bitirirken kurada Karaköse'yi çekince dağda taşta doya doya ata bineceği için seviniyordu. N. Cumalı
  2. Bk. adçekimi
  3. Bk. adçekme
  4. (en) Draw.
  5. (en) Draw. lot. drawing of lots. conscription.
  6. (en) A river in western Asia; rises in northeast Turkey and flows to the Caspian Sea.
  7. (en) Drawing of lots. lot cast or drawn. conscription based on a drawing of lots. lottery.
  8. (en)
    Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EBRACK in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 940
    [Kura

küme(nedir ne demek)

  1. Tümsek biçimindeki yığın.
  2. Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup
    Örnek: Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler. N. Nâzım
  3. Tomar.
  4. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek.
  5. Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk, lig.
  6. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri.
  7. Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk.
  8. Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak Ayaktopu Birliğince belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk.
  9. (en) Heap. pile. mass. cluster. group. tuft. conglomerate. league. aggregate. aggregation. bank. clamp. cloud. clump. conglomeration. family. stack. congeries.
  10. (en) Bank. batch. cloud. clump. cluster. conglomerate. crop. group. heap. lump. mass. pile. troop. tuft. flock. clump. bank. league. set.
  11. (en) Cluster.
  12. (en) League
  13. (en) Set
  14. (al) Menge, Satz
  15. (fr) Ensemble

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük