Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ad durumu eki nedir, ad durumu eki ne demek (ad durumu eki nnd)

ad durumu eki nedir, ad durumu eki ne demek?

ad durumu eki

  1. Adın başka bir sözcükle ilgi kurmak üzere aldığı ek. Türkçede kullanılan ad durumu ekleri ve değişimleri şunlardır: A) Belirtme durumu eki ve değişimleri şöyledir :-i, -ı, -ü, -u; -y-i, -y-ı, -y-ü, -y-u (ev-i, bal-ı, göz-ü, kol-u; bahçe-y-i, kapı-y-ı, üzüntü-y-ü, korku-y-u) vb. B) Yönelme durumu eki ve değişimleri şöyledir : -e, a; -y-e, -y-a (ev-e, bal-a; bahçe-y-e, kapı-y-a) vb. C) Kalma durumu eki ve değişimleri şöyledir :-de, -da, -te, -ta (ev-de, bal-da, sepet-te, sokak-ta) vb. Ç) Çıkma durumu eki ve değişimleri şöyledir :-den, -dan, -ten, -tan (ev-den, bal-dan; sepet-ten, sokak-tan) vb. D) Tamlayan durumu eki ve değişimleri şöyledir :-in, -in, -ün, -un; -niri, -nın, -nün, -nun (ev-in, bal-ın, göz-ün, kol-un,bahçe-nin, kapı-nın, üzüntü-nün, korku-nun) vb. (bk. Belirtme, Yönelme, Kalma, Çıkma, Tamlayan durumları) .
  2. (en) Case ending.
  3. (fr) Suffix de cas

ad   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim: Çocuk, kedi, ağaç, düşünce, iyilik, Ahmet, Ertuğrul birer addır.
  2. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu, ün, nam, şöhret.
  3. Anılacak değer, önem.
  4. İsim.
  5. Sayma.
  6. Sayılma.
  7. Varlıkları bildiren sözcük: Ev, kedi, Ali, Ayşe, hayal, ordu, vermek, yarış vb.
  8. Bir filme verilen ad ve bu adı yazılı olarak belirten görüntüler. TV
  9. Bir izlenceye verilen ad ve bu adı belirten yazıların görüntüleri.T.: isim, filmin ismi. isim, programın ismi, programın adı
  10. (en) As a prefix ad- assumes the forms ac-, af-, ag-, al-, an-, ap-, ar-, as-, at-, assimilating the d with the first letter of the word to which ad- is prefixed.
  11. (en) It remains unchanged before vowels, and before d, h, j, m,.
  12. (en) Examples: adduce, adhere, adjacent, admit, advent, accord, affect, aggregate, allude, annex, appear, etc.
  13. (en) Alzheimer's Disease Alzheimer's disease is a degenerative disorder that strikes brain neurons, causing memory loss and impairing the patient's ability to communicate, pay attention and make judgments As it progresses, the disease also affects the ability to perform simple everyday tasks on one's own, such as bathing, dressing and eating The disease was named for German neurologist Alois Alzheimer, who, in 1907, first described the brain lesions that mark the condition Some 4 million Americans are estimated to suffer from Alzheimer's disease, most of them over age 65.
  14. (en) Administrative Director.
  15. (en) Active Duty Full-time duty in the active military service of the United States It includes federal duty of the active list , full-time training duty, annual training, and attendance while in the active military service at a school designated as a service school by law or the Secretary of the Military Department concerned As it relates to medical care, the term Active Duty does not include Active Duty for Training.
  16. (en) Administrative Domain Group of hosts, routers, and networks operated and managed by a single organization.
  17. (en) Administrative leaders within OSU Extension who provide program direction The four program areas in OSU Extension are: Agriculture and Natural Resources, Family and Consumer Sciences, 4-H Youth Development, and Community Development.
  18. (en) This abbreviation stands for the Latin phrase 'anno domini' It designates a year since the hypothetical birth year of Christ This is a common western method of citing historical dates Dates prior to the birth of Christ are designated with the abbreviation BC.
  19. (en) Symbol for a dichromatic absorbance It is equal to the absorbance at the secondary wavelength subtracted from the absorbance at the primary wavelength.
  20. (en) Entering a two-digit or four-digit number into a terminal which has been pre-programmed to recognize the number as an abbreviation for a frequently dialed number which can be automatically dialed by the switching center.
  21. (en) Active Directory.
  22. (en) Active Duty.
  23. (en) Graphic or a banner on a web page that when clicked on, takes the visitor to another site.
  24. (en) Applicable Document abbreviation for the documentation.
  25. (en) The two-character ISO 3166 country code for ANDORRA.
  26. (en) The final and conclusive level of appeal of your claim unless you take your case to the Supreme Court of B C on judicial review An appeal to the Appeal Division can only be made on facts, law or policy.
  27. (en) Athletic Director- responsible for organizing, scheduling and supervising interscholastic sports for the high school.
  28. (en) Airworthiness Directive.
  29. (en) Automatic double, sometimes called a Ground Rule Double.
  30. (en) Name, noun, substantive.
  31. (en) Main title,.
  32. (en) Programme (ABD: program) title.
  33. (en) To, up to.
  34. (en) Appellation.
  35. (en) Denomination.
  36. (en) Forename.
  37. (en) Name.
  38. (en) Noun.
  39. (en) Renown.
  40. (en) Reputation.
  41. (en) Repute.
  42. (en) Title.
  43. (en) It becomes ac- before qu, as in acquiesce.
  44. (en) Public promotion of some product or service in the Christian era; used before dates after the supposed year Christ was born; 'in AD 200'.
  45. (en) Substantive.
  46. (en) Designation.
  47. (en) First name.
  48. (en) Monniker.
  49. (en) Nomen.
  50. (en) Public promotion of some product or service.
  51. (en) İn the Christian era; used before dates after the supposed year Christ was born; 'in AD 200'.
  52. (en) Ace Directive/Assistant Director.
  53. (en) Advertisement GO - to move along ON - batsman's side of wicket.
  54. (al) Haupttitel,
  55. (al) Programmstitel, Titel der Sendung, Sendungstitel
  56. (fr) Substantif, nom
  57. Ad Anno Domini milâttan sonra
  58. İlân, reklâm.
  59. La [müz.], pek iyi
  60. Reklam, duyuru, ilan

durum   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
    Örnek: Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı. R. N. Güntekin
  2. Duruş biçimi, konum.
  3. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
  4. İsim soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
  5. Bkz. hal.
  6. Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. Uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. Yenik takımlar ise değer alamazlar.
  7. (en) Wheat with hard dark-colored kernels high in gluten and used for bread and pasta; grown especially in southern Russia, North Africa, and northern central North America.
  8. (en) State.
  9. (en) Condition.
  10. (en) Situation.
  11. (en) Circumstance.
  12. (en) Case.
  13. (en) Position.
  14. (en) Status.
  15. (en) Attitude.
  16. (en) Score.
  17. (en) Occasion.
  18. (en) State of affairs.
  19. (en) Ball game.
  20. (en) Conjuncture.
  21. (en) Context.
  22. (en) Estate.
  23. (en) Event.
  24. (en) Fact.
  25. (en) Fettle.
  26. (en) Footing.
  27. (en) İnstance.
  28. (en) Pass.
  29. (en) Plight.
  30. (en) Posture.
  31. (en) Repair.
  32. (en) Set-Up.
  33. (en) Capacity.
  34. (en) Order.
  35. (en) Point.
  36. (en) Things.
  37. (en) Circumstances.
  38. Unundan makarna yapılan bir cins buğday (bot.) Triticum durum.
  39. Durum, durum buğŸdayı, bir buğŸday türü

hal (nedir ne demek)

  1. Çözme, çözülme.
  2. Eritme.
  3. Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma.
  4. Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.
  5. Tahttan indirme.
  6. Bir şeyin içinde bulunduğu şartları veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet
    Örnek: Herkes hâline göre bir hediye verdi. H. R. Gürpınar
  7. Davranış, tutum, tavır
  8. Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman
  9. Güç, kuvvet, takat.
  10. Kötü durum, sıkıntı, dert.
  11. Durum.
  12. Bk. şimdiki zaman kipi
  13. Bk. şimdiki zaman
  14. Sebze, meyve, bakliyat vb. nin satıldığı pazar yeri.
  15. Nesnelerin kesin olarak tanımlanmış koşullardaki ortak niteliklerinin tümüne verilen ad. anlamdaş durum.
  16. Bk. duru
  17. Bir şeyin içinde bulunduğu şartların tümü.
  18. Bir sistemin ölçülebilen bütün özellikleri arasında kurulan ve o sistemin ayırt edici olarak belirlenmesini sağlayan nicelikler.
  19. Orbital, enerji seviyesi, nötral veya iyon halindeki atomlardaki bir elektronun durumları.
  20. (en) Circs.
  21. (en) Case.
  22. (en) Footing.
  23. (en) Occasion.
  24. (en) Order.
  25. (en) State of affairs.
  26. (en) Circumstances.
  27. (en) Hardware Abstraction Layer.
  28. (en) Firmware which provides a semi-or fully standardized interface between an SOC and code designed to exercise the SOC This code forms a layer between the hardware and software, allowing any software which uses a HAL to be more easily ported to operate with a different SOC This may or may not include boot code.
  29. (en) An acronym for hardware abstraction layer, a Windows NT DLL that links specific computer hardware implementations with the Windows NT kernel Windows NT 4 0 includes HALs for 80x86, Alpha, MIPS, and PowerPC hardware platforms.
  30. (en) Hardware Abstraction Layer Windows NT Software layer linking hardware to the Windows NT kernel.
  31. (en) Niii: voice; tune.
  32. (en) Enables Windows NT to work with different types of hardware.
  33. (en) Hardware Abstraction Layer Used to provide a generic interface to the hardware and 'hide' hardware-specific functions.
  34. (en) Hardware Abstraction Layer An executive component in Windows NT and later operating systems that provides support that is specific to a particular hardware platform HAL provides support for the Kernel, I/O Manager, kernel-mode debuggers, and device drivers that are the lowest level The HAL exports routines that extract hardware details that are platform-specific about caches, I/O buses, and interrupts HAL provides an interface between the hardware of the platform and the operating system software.
  35. (en) Hardware Adaptation Layer.
  36. (en) Holland America Line.
  37. (en) Food market.
  38. (en) State.
  39. (en) Condition.
  40. (en) Situation.
  41. (en) Status.
  42. (en) Aspect.
  43. (en) Demeanor.
  44. (en) Demeanour.
  45. (en) Estate.
  46. (en) Event.
  47. (en) Face.
  48. (en) Fettle.
  49. (en) Plight.
  50. (en) Posture.
  51. (en) Repair.
  52. (en) Sight.
  53. (en) Stand.
  54. (en) Position.
  55. (en) Temper.
  56. (en) Markethouse.
  57. (en) Attitude.
  58. (en) The present time.
  59. (en) Strength.
  60. (en) Energy.
  61. (en) Covered wholesale food market.
  62. (en) Affair.
  63. (en) Bearing.
  64. (en) Circumstance.
  65. (en) Frame.
  66. (en) Juncture.
  67. (en) Market hall.
  68. (en) Covered market.
  69. (en) Mode.
  70. (en) Occa.
  71. (al) Zustand
  72. (fr) État

ek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça.
  2. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave.
  3. Sonradan katılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri.
  4. İki borunun birbirine birleştirildiği yer.
  5. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan şekil verici ses veya sesler, lahika.
  6. Eklenmiş, katılmış
  7. Sözcük türetmek veya sözcüğün görevini belirtmek için kullanılan biçim verici ses ya da sesler: Evci (ev-ci) , evcil (ev-cil) , evli (ev-li) , ev-lenmek (ev-le-n-mek) eve (ev-e) , evden fev-den) , evde (ev-de) , evim (ev-im) vb.
  8. Elektronik postanın sonuna eklenerek yollanan dosya/dosyalar.
  9. Bk. ek yeri
  10. Bir yapıttaki bilgiyi tamamlamak, dahaeksiksiz olmasını sağlamak amacıyle sonradan çıkarılan kitap.
  11. Metin içinde verilmesi yersiz görülen tablo, çizim, sayılama vb. bilgiyi metnin ya da yapıtın arkasında ayrıca gösteren bölüm.
  12. (en) Supplement, appendix.
  13. (en) Additional.
  14. (en) Extra.
  15. (en) Supplemental.
  16. (en) Supplementary.
  17. (en) Further.
  18. (en) Addition.
  19. (en) Supplement.
  20. (en) Extension.
  21. (en) Annex.
  22. (en) Appendix.
  23. (en) Appendage.
  24. (en) Addendum.
  25. (en) Adjunct.
  26. (en) Appurtenance.
  27. (en) Formative.
  28. (en) İnsertion.
  29. (en) İnset.
  30. (en) Postscript.
  31. (en) Schedule.
  32. (en) Supplementation.
  33. (en) Bye-.
  34. (en) Super-.
  35. (en) Accession.
  36. (en) Annexe.
  37. (en) Collateral.
  38. (en) Excess.
  39. (en) İnclusion.
  40. (en) Special.
  41. (en) Subsidiary.
  42. (en) Joint.
  43. (en) Patch.
  44. (en) Affix.
  45. (en) Attachment.
  46. (en) Coupling.
  47. (en) Joining.
  48. (en) Easement.
  49. (en) Tailpiece.
  50. (en) Fastening.
  51. (en) Patching.
  52. (en) Splice.
  53. (en) Bond.
  54. (en) Link.
  55. (en) İnsert.
  56. (en) Enclosure.
  57. (en) Annexed.
  58. (en) Pull-Out.
  59. (fr) Affixe

adın (nedir ne demek)

  1. Yabancı.
  2. Başka, başkaca.

başka (nedir ne demek)

  1. Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge
    Örnek: Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim. H. Taner
  2. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan
    Örnek: Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor. H. E. Adıvar
  3. Konu edilen, bilinenden ayrı nesne ve kimse için teklik veya çokluk olarak başkası, başkaları biçiminde kullanılan bir söz
    Örnek: Başkalarının otuz liraya yaptığı bir kostümü siz niye seksen liraya yapıyorsunuz? R. N. Güntekin
  4. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
  5. (en) Atypical.
  6. (en) Further.
  7. (en) Several.
  8. (en) Other.
  9. (en) Another.
  10. (en) Different.
  11. (en) Alternative.
  12. (en) Distinct.
  13. (en) Other than.
  14. (en) Apart from.
  15. (en) Else.
  16. (en) Forth.
  17. (en) Otherwise.
  18. (en) Except.
  19. (en) Save.
  20. (en) Saving.
  21. (en) Hetero-.
  22. (en) Beside.
  23. (en) Barring.
  24. (en) Excepting.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012