|
adım
-
Yürümek için yapılan ayak atışlarının her biri.
-
Girişim, hamle.
-
Aşama.
-
Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol.
-
Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi.
-
İki dişli arasındaki aralık.
-
Bir ayak atışıyla alınan, uzunluğu yaklaşık 75 cm'lik yol.
-
Ayakta temel duruştan, bir ayağın, türlü yönlerde iki ayak boyu kadar ara ile yer değiştirmesi.
-
Step. footstep. foot. pace.
-
Footstep. pace. step.
-
Step. pace. footpace. footstep.
-
Step
-
Pas
-
Adım atarak ilerlemek, gitmek
Örnek:
Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu. H. Taner
-
Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek.
-
Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek.
-
Yayan gezmek, yayan gitmek
Örnek:
Gölgesinde yürüdüğü duvarın arkasından bir horoz sesi fark etti. Ö. Seyfettin
-
Yol almak.
-
Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak.
-
Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.
-
Faiz, hesap edilmek, işlemek.
-
Stir one's stumps. ankle. have a walk. hike. pace. step. step up. toddle. tread. walk.
-
Move. proceed. walk.
-
Gang. go about. leg it. move. pace. step. to stir one's stumps. tread. walk. work out.
ayak(nedir ne demek)
-
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
-
Bacak.
-
Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri.
-
Vücudun belden aşağı bölümü.
-
Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi.
-
Basamak.
-
Fut.
-
Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
-
(Türkiye'De) Bir ya da daha çok yapımcının, dağıtımcının yalnız kendi filmlerini oynatmak amacıyla bir mevsim boyunca kapattığı sinema ya da sinemalar topluluğu.
-
Bk. üçayak
-
Yer değiştirmeyi sağlayan ve çeşitli hayvanlarda çok değişik şekiller gösteren yapılar.
-
Yazmalarda bir sayfayı ötekine bağlayan; bir sayfanın sonunda ve ikinci sayfanın başında yinelenen sözcük ya da harf. a. bkz. murakıp.
-
Foot. foot-operated. stand. stillage. buttress. hoof. plates. pod.
-
Act. foot. histrionics. leg. step. rung. tributary. gait. pace. rhyme. put-off.
-
Foot. leg. base. pedestal. footing. stand. easel. pedlar. frontsman. pitch-man. market man. shaft. treadle. tributary. step. gait. pace. foot. buttress. prop.
-
Pous, foot
-
Pied
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|