Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > adım atmak nedir, adım atmak ne demek (adım atmak nnd)

adım atmak nedir, adım atmak ne demek?

adım atmak

  1. Yürümek için ayağını öne doğru uzatıp basmak.
  2. 1) yürümek için ayağını öne doğru uzatıp basmak: “Yıllar var ki bu eve tek bir ziyaretçi bile adım atmamıştı.” -E. Şafak. 2) mec. bir işe ilk kez girişmek.
  3. (en) Step, take a step.

adım (nedir ne demek)

  1. Yürümek için yapılan ayak atışlarının her biri.
  2. Girişim, hamle.
  3. Aşama.
  4. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol.
  5. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi.
  6. İki dişli arasındaki aralık.
  7. Bir ayak atışıyla alınan, uzunluğu yaklaşık 75 cm'lik yol.
  8. Ayakta temel duruştan, bir ayağın, türlü yönlerde iki ayak boyu kadar ara ile yer değiştirmesi.
  9. (en) Step.
  10. (en) Footstep.
  11. (en) Foot.
  12. (en) Pace.
  13. (en) Footpace.
  14. (fr) Pas

atmak (nedir ne demek)

  1. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak.
  2. Bir şeyi yere doğru bırakmak.
  3. Bir kimsenin ilişiğini kesmek.
  4. Koymak
    Örnek: Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz. B. Felek
  5. Rastgele bir kenara koymak.
  6. Uzatmak.
  7. Bir yerden başka bir yere taşımak.
  8. Sille, tokat vurmak.
  9. (en) Scut ch.
  10. (en) Blow, blow out.
  11. (en) Discard.
  12. (en) Draw the longbow.
  13. (en) Throw.
  14. (en) Throw away.
  15. (en) Throw into.
  16. (en) Eject.
  17. (en) Give a kick.
  18. (en) Tell lies.
  19. (en) Cashier.
  20. (en) Cast.
  21. (en) Cast away.
  22. (en) Cast off.
  23. (en) Catapult.
  24. (en) Chuck.
  25. (en) Chuck away.
  26. (en) Chuck out.
  27. (en) Dart.
  28. (en) Dash.
  29. (en) Deliver.
  30. (en) Discharge.
  31. (en) Doff.
  32. (en) Drop.
  33. (en) Elbow out.
  34. (en) Elbow smb.
  35. (en) Eliminate.
  36. (en) Fabricate.
  37. (en) Bung.
  38. (en) Expel.
  39. (en) İmpute.
  40. (en) Project.
  41. (en) Reject.
  42. (en) Remove.
  43. (en) Scrap.
  44. (en) Shed.
  45. (en) Shoot.
  46. (en) Sling.
  47. (en) Toss.

yürümek (nedir ne demek)

  1. Adım atarak ilerlemek, gitmek
    Örnek: Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu. H. Taner
  2. Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek.
  3. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek.
  4. Yayan gezmek, yayan gitmek
    Örnek: Gölgesinde yürüdüğü duvarın arkasından bir horoz sesi fark etti. Ö. Seyfettin
  5. Yol almak.
  6. Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak.
  7. Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.
  8. Faiz, hesap edilmek, işlemek.
  9. (en) Stir one's stumps.
  10. (en) Move.
  11. (en) Proceed.
  12. (en) Gang.
  13. (en) Ankle.
  14. (en) Have a walk.
  15. (en) Hike.
  16. (en) Pace.
  17. (en) Step.
  18. (en) Step up.
  19. (en) Toddle.
  20. (en) Tread.
  21. (en) Walk.
  22. (en) Go about.
  23. (en) Leg it.
  24. (en) To stir one's stumps.
  25. (en) Work out.

doğru (nedir ne demek)

  1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
  2. Gerçek, yalan olmayan.
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Örnek: Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
  4. Gerçek, hakikat
    Örnek: Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
  5. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
  6. Yanlışsız, eksiksiz.
  7. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
  8. Yakın, yakınlarında
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  9. Gerçeğe uygun olan.
  10. (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
  11. Akla, mantığa uygun.
  12. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
  13. (en) Right.
  14. (en) Aboveboard.
  15. (en) Base.
  16. (en) Becoming.
  17. (en) Fitting.
  18. (en) Mathematical.
  19. (en) Precise.
  20. (en) True.
  21. (en) Correct.
  22. (en) Exact.
  23. (en) Accurate.
  24. (en) Proper.
  25. (en) Authentic.
  26. (en) Honest.
  27. (en) Fair.
  28. (en) Truthful.
  29. (en) Straight.
  30. (en) Direct.
  31. (en) Above-Board.
  32. (en) Faithful.
  33. (en) Guileless.
  34. (en) Just.
  35. (en) Orthodox.
  36. (en) Righteous.
  37. (en) Sincere.
  38. (en) Spot-On.
  39. (en) Square.
  40. (en) Upstanding.
  41. (en) Through.
  42. (en) Thru.
  43. (en) Thro.
  44. (en) Upright.
  45. (fr) Vrai
  46. (la) Verus

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013