Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > activate nedir, activate ne demek (activate nnd)

activate nedir, activate ne demek?

activate   US UK

  1. Faal hale getirmek, harekete geçirmek
  2. Radyoaktif hale getirmek.
  3. Etkinleştirmek, harekete geçirmek, aktif hale getirmek; kurmak (birlik)

faal (nedir ne demek)

  1. Çok çalışan, çalışkan, canlı, hareketli, aktif
    Örnek: Medeni milletlerarasında faal bir unsur olabileceğimizi ispat etmemiz lazımdır. F. R. Atay
  2. Çalışır durumda olan.
  3. Etkin.
  4. Bk. etkin
  5. (en) İndustrious.
  6. (en) İn working condition.
  7. (en) İn working order.
  8. (en) Alive.
  9. (en) Up and doing.
  10. (en) Rousing.
  11. (en) Spry.
  12. (en) Strenuous.
  13. (en) On the go.
  14. (en) Active.
  15. (en) Energetic.
  16. (en) Busy.
  17. (en) Full of action.
  18. (en) Operative.
  19. (en) Functioning.
  20. (en) Hard.
  21. (en) Hot shot.
  22. (en) Quick.
  23. (en) Up and coming.

hale   US UK (nedir ne demek)

  1. Ayın çevresinde görülen ışık halkası, ağıl, ayla
    Örnek: Üstünde gençliğin, masumiyetin, saadetin verdiği bir hale vardı. H. C. Yalçın
  2. Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire.
  3. Bk. ayla.
  4. Bk. ışık aylası
  5. Bk. ayla
  6. Bk. ağıl
  7. Renkli yuvarlak bir yapıyı (inklüzyon cisimciği veya glakomu) çevreleyen renkli veya şeffaf daire, ayla.
  8. Gözün muayenesi sırasında görülen ve makula lüteayı çevreleyen daire, ayla.
  9. Baş veya boyun bölgesini çevreleyen plastik veya metal kuşak, ayla.
  10. Bazen güneşin ve ayın çevresinde görülen ışıklı daire, ayla.
  11. (en) Aureole.
  12. (en) Halo (round the moon.
  13. (en) Sound; entire; healthy; robust; not impaired; as, a hale body.
  14. (en) Welfare.
  15. (en) United States astronomer who discovered that sunspots are associated with strong magnetic fields.
  16. (en) Halo.
  17. (en) Circle.
  18. (en) Corona.
  19. (en) Glory.
  20. (en) Nimbus.
  21. (en) Prolific United States writer.
  22. (en) To cause to do through pressure or necessity, by physical, moral or intellectual means :'She forced him to take a job in the city'; 'He squeezed her for information'.
  23. (en) Draw slowly or heavily; 'haul stones'; 'haul nets'.
  24. (en) Exhibiting or restored to vigorous good health; 'hale and hearty'; 'whole in mind and body'; 'a whole person again'.
  25. (en) Healthy and strong, as in: Astronauts must be hale and hearty people to cope with the hardships of space travel.
  26. Surüklemek .hale into court mahkemeye celbetmek.
  27. Sağlam, dinç, zinde.
  28. Sürüklemek

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012