Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > acemi ağası nedir, acemi ağası ne demek, acemi ağasıın anlamı (acemi ağası nnd)

acemi ağası nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






acemi ağası

  1. Hareme yeni alınan cariyelerin ağası.

acemi (nedir ne demek)

  1. Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen
    Örnek: Acemi nalbant gâvur eşeğinde öğrenir. Atasözü
  2. İşinde, mesleğinde yeni olan
    Örnek: Polis tramvaya yol vermeli, kozunu acemi şoförle paylaşmalı idi. H. Taner
  3. Bir yerin, bir şeyin yabancısı
  4. Saraya yeni alınmış cariye.
  5. 1- bk.acemi oğlanı. 2- Saraya yeni alınmış karavaşlara verilen ad.
  6. (en) İnexperienced. clumsy. unskilled. untrained. learner. unbaked. inexpert. callow. green. guiltless. half-baked. inept. new. raw. simple. strange. sucking. unfledged. unseasoned. unversed. young. young in one's job. beginner. novice. stranger. trainee.
  7. (en) Beginner. brash. callow. colt. cub. fresh. new. novice. raw. untrained. inexperienced. green. tyro. greenhorn.
  8. (en) Beginner. unskilled. unfamiliar with. unfledged. callow. inexperienced. amateur. clumsy. erk. fresh. gauche. inexpert. johnny raw. left handed. noncongnoscenti. novice. rude. strange. tiro. tyro. unhandy. unpractised. unversed.

acem (nedir ne demek)

  1. Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde.
  2. İranlı.
  3. İran ülkesi.
  4. İran'A özgü.
  5. Türk gölge oyunu ile ortaoyunu'nda izlenen Azerbaycan'dan ya da İran'dan gelen bir tip. Eliaçık, gönlü yüce, ancak atıp tutan bir kişidir. Çoğu kez halı satıcısı, tömbekici, antikacı ya da ara sıra tefecidir. Eğlence düşkünü olduğu kadar kendine dalkavukluk edenden hoşlanır. Şiiri sever.
  6. (en) Persian. iranian.

ağa (nedir ne demek)

  1. Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse
    Örnek: Bu köyün ağası ben miyim, o mu... T. Buğra
  2. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan.
  3. Büyük kardeş, ağabey
    Örnek: Köye varınca ağamdan parasını muhakkak alır, sana veririm. E. İ. Benice
  4. Okur yazar olmayan yaşlıca kişilerin adlarıyla birlikte kullanılan san.
  5. Osmanlı İmparatorluğunda bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san.
  6. Koca.
  7. 1- Osmanlı sarayında, yönetsel ve askerî örgütünde belli orun ve aşamadaki kişilere verilen ad. 2- Büyük konaklarda çalışan erkek görevlilerin başı.
  8. Kırlık kesimde geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse.
  9. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen san.
  10. Ağabey, büyük kardeş.
  11. Yardım eden, cömert kimse.
  12. Okuryazar olmayan yaşlıca kişilerin adlarıyla birlikte kullanılan
  13. Demirden bir ısıtma ve yemek pişŸirme fırını markası (Britanya); önemli bir memur ya da askerî komutana verilen İslamî unvan; Türk önde geleni

yeni (nedir ne demek)

  1. Kullanılmamış olan, eski karşıtı.
  2. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
  3. En son edinilen.
  4. İşe henüz başlamış.
  5. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan.
  6. Tanınmayan, bilinmeyen.
  7. Daha öncekilerden farklı olan.
  8. Biraz önce, çok zaman geçmeden
    Örnek: Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı. Ç. Altan
  9. (en) Fresh. green. hot. incoming. ingoing. maiden. neoteric. new. newly. novel. recent. renewed. smart. young. freshly. only just. recently. novice. kaino-. neo-.
  10. (en) Clean. crisp. fresh. further. incoming. late. new. newfangled. newly. novel. recent. young. latest. recently. just. raw. inexperienced.
  11. (en) New. fresh. latter day. modern. modernistic. neoteric. neotric. newly. novel. novitious. original. raw. recent. warm. young.

yen   US UK (nedir ne demek)

  1. Giysi kolu
    Örnek: Yalnız ellerini yıkadı, kuruladı, yenlerini indirdi. Ö. Seyfettin
  2. Yılanyastığıgiller, muzgiller vb. bitki familyalarında, çiçeklerin üzerinde bir örtü gibi duran ve çoğu renkli olan bir çiçek yaprağı.
  3. Japon para birimi.
  4. (en) Sleeve. wristband. yen.
  5. (en) Cuff. sleeve. yen.
  6. (en) The unit of value and account in Japan.
  7. (en) Since Japan's adoption of the gold standard, in 1897, the value of the yen has been about 50 cents.
  8. (en) The yen is equal to 100 sen. the basic unit of money in Japan; equal to 100 sen.
  9. (en) Yen. cuff of a shirt / jacket / coat. sleeve. wristband.
  10. (en) The Japanese unit of currency. a yearning for something or to do something. the basic unit of money in Japan; equal to 100 sen. have a desire for something or someone who is not present; 'She ached for a cigarette'; 'I am pining for my lover'.
  11. (en) Yen.
  12. Dili
  13. Yen, arzu, özlem

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük