Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > acele nedir ne demek, acelenin anlamı

acele nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

acele

  1. Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi.
  2. Vakit geçirmeden, tez olarak
    Örnek: Acele bir karar vermek ihtiyacındayım. P. Safa
  3. Çabuk davranma, ivecenlik.
  4. acele ne demek (en) Hasty. urgent. hurried. hurry-up. early. flying. pressing. too previous. hastily. hurriedly. in haste. in a hurry. discomposedly. hotfoot. hurry. haste. rush. dispatch. precipitancy. urgency. bustle. expedition. precipitance. precipitate. press. whir. (sadece ingilizce sonuçlar)
  5. acele ne demek (en) Crash. cursory. dispatch. haste. hasty. hurried. hurry. hustle. immediate. nippy. precipitate. precipitation. pressing. rush. urgent. hastily. in a hurry.
  6. acele ne demek (en) Haste. urgency. hurry. flurry. bustle. cursory. dispatch. with dispatch. expedition. hasty. hustle. make a beeline. precipitance. press. pressing. prompt. in short order. speedy. white heat.

hızlı (nedir)

  1. Çabuk, seri, süratli
    Örnek: Hızlı yürüyorlar ve birbirine hiçbir lakırtı söylemiyorlardı. M. Ş. Esendal
  2. Güç kullanarak, şiddetle.
  3. Yüksek sesle.
  4. Çabucak.
  5. Uçarı, çapkın, hovarda.
  6. Çabuk, sür'atli.
  7. hızlı ne demek (en) Quick. fast. rapid. speedy. snappy. high-speed. zippy. express. crash. expeditious. fastmoving. fleet. frequent. hasty. impetuous. light-footed. nippy. precipitous. presto. rakish. ready. speed. swift. winged. fast. quick-action.
  8. hızlı ne demek (en) Crash. crisp. express. fast. fleeting. meteoric. nippy. quick. rapid. speedy. swift. picking up girls readily. quickly. violently. strongly. strong. loud.
  9. hızlı ne demek (en) Quick. rapid. speedy. swift. strong. to be able to seduce the sex opposite quickly. fast working. like the devil. full out. like a house on fire. impetuous. mercurial. nippy. zippy.

çabuk (nedir)

  1. Uygarlaşmamış (kavim, topluluk)
    Örnek: Barbar akınlarından beri bu yollarda gördüğüm en asil atlısın. Y. K. Beyatlı
  2. Kaba saba, ilkel
    Örnek: Bu vaziyeti haber alan köylüler türlü barbar aletlerle şehir ahalisini korumak üzere kasabaya yürümüşlerdi. S. F. Abasıyanık
  3. Kaba ve kırıcı.
  4. Çabucak
    Örnek: Çabuk ve kolay bir konuşma tarzı vardı. R. N. Güntekin
  5. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı
    Örnek: Yazıma çabuk cevap geldi. A. Gündüz
  6. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.
  7. çabuk ne demek (en) Quick. fast. swift. hasty. speedy. early. expeditious. hurry-up. light-footed. lissom. lissome. nimble. precipitous. presto. prompt. rapid. ready. sharp. snappy. quick-action. quickly. swiftly. soon. apace. early. pronto. in good time. in double time.
  8. çabuk ne demek (en) Quick. fast. swift. hasty. speedy. early. expeditious. hurry-up. light-footed. lissom. lissome. nimble. precipitous. presto. prompt. rapid. ready. sharp. snappy. quick-action. quickly. swiftly. soon. apace. pronto. in good time. in double time. crisp. immediate. smart.
  9. çabuk ne demek (en) Fast. hasty. quick. soon. quickly. speedily. expeditious. impetuous. at a rate of knots. like the clappers. mercurial. pressing. prompt. promptly. speedy. swift. like the wind.


BİS
Başında, içinde, sonunda "acele" geçen kayıtlar (hepsine bakın)




Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 3.0.013
Bunları kaçırmayın!