|
acele ile kaçmak
-
Scoot
-
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi.
-
Vakit geçirmeden, tez olarak
Örnek:
Acele bir karar vermek ihtiyacındayım. P. Safa
-
Çabuk davranma, ivecenlik.
-
Hasty. urgent. hurried. hurry-up. early. flying. pressing. too previous. hastily. hurriedly. in haste. in a hurry. discomposedly. hotfoot. hurry. haste. rush. dispatch. precipitancy. urgency. bustle. expedition. precipitance. precipitate. press. whir.
-
Crash. cursory. dispatch. haste. hasty. hurried. hurry. hustle. immediate. nippy. precipitate. precipitation. pressing. rush. urgent. hastily. in a hurry.
-
Haste. urgency. hurry. flurry. bustle. cursory. dispatch. with dispatch. expedition. hasty. hustle. make a beeline. precipitance. press. pressing. prompt. in short order. speedy. white heat.
-
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, sebep veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
Örnek:
Çabuk bir süvari ile bana haber gönderiniz. Ö. Seyfettin
-
Bazı soyut isimlere getirildiğinde durum bildiren zarflar oluşturan bir söz.
-
Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
-
And. with. together with. by. withal. on. cum.
-
And. by. on. plus. with. by means of.
-
With. together with. by. hereby. in. to. upon.
-
Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek
Örnek:
Silahını, hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor. R. E. Ünaydın
-
Hızla koşup bir yere saklanmak
-
Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak.
-
Kaçınmak.
-
Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak.
-
İpi kopmak.
-
Girmek.
-
Bir yana doğru kaymak.
-
Take flight. light out. escape. run away. run. desert. flee. slip off. slip. abscond. blow. bolt. make a bolt for it. break. break away. bunk. decamp. defect. elope. fade. fly. fly away. get away. go by. hook it. lam. lapse. leg it. nip off. pack up.
-
Avoid. desert. duck. elude. escape. flee. flinch. funk. hare. sag. scamp. shrink. shun. slip. trot. to run away. to get away. to flee. to escape. to break away. to break out. to bolt. to abscond. to make off. to do a bunk. to elope. to run away with sb. to make a move. to go. to ooze. to leak. to ladder. to run. to.
-
Abscond. escape. to escape from. to evade. to run away from. to desert. to avoid. to flee from. to sneak off from. to skip out of. to run. to leak out. to veil herself before men. to go away inadvertently. to run swiftly. to leave. (water , dus.
-
Ladder
-
Dili birden kaçmak veya koşmak.
-
Kaçmak, acele ile kaçmak, tabanları yağlamak
hızlı(nedir ne demek)
-
Çabuk, seri, süratli
Örnek:
Hızlı yürüyorlar ve birbirine hiçbir lakırtı söylemiyorlardı. M. Ş. Esendal
-
Güç kullanarak, şiddetle.
-
Yüksek sesle.
-
Çabucak.
-
Uçarı, çapkın, hovarda.
-
Çabuk, sür'atli.
-
Quick. fast. rapid. speedy. snappy. high-speed. zippy. express. crash. expeditious. fastmoving. fleet. frequent. hasty. impetuous. light-footed. nippy. precipitous. presto. rakish. ready. speed. swift. winged. fast. quick-action.
-
Crash. crisp. express. fast. fleeting. meteoric. nippy. quick. rapid. speedy. swift. picking up girls readily. quickly. violently. strongly. strong. loud.
-
Quick. rapid. speedy. swift. strong. to be able to seduce the sex opposite quickly. fast working. like the devil. full out. like a house on fire. impetuous. mercurial. nippy. zippy.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|