Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > acı su nedir, acı su ne demek, acı sunun anlamı, ingilizcesi (acı su nnd)

acı su nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






acı su

  1. İçindeki minerallerin etkisiyle tadı sert olan kuyu veya pınar suyu.
  2. Tuzluluk derecesi bakımından deniz suyu ile tatlı su arasında kalan ve pek yararlanılamayan sular.
  3. (en) Undrinkable water. briny / hard water. brackish water. raw water.
  4. (en) Brackish water
  5. (fr) Eau saumâtre

acı (nedir ne demek)

  1. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
  2. Tadı bu nitelikte olan
    Örnek: Acı kahvesini yudumluyordu. T. Buğra
  3. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
    Örnek: Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi. P. Safa
  4. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
    Örnek: İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir. Y. Z. Ortaç
  5. Koyu (renk)
    Örnek: Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir. R. H. Karay
  6. Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
    Örnek: Acı poyraz kuvvetle esiyordu. O. Kemal
  7. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
    Örnek: Acı söz insanı dininden çıkarır. Atasözü
  8. (en) Hot. bitter. peppery. brackish. acrid. biting. painful. sad. sorrowful. lamentable. grievous. tragic. cutting. poignant. sardonic. scathing. shrill. splitting. harsh. severe. incisive. pungent. trenchant. vitriolic. pain. ache. hurt. sting. gnawing.
  9. (en) Acid. acrid. acrimonious. affliction. agitation. anguish. astringent. bitter. cutting. distress. gnawing. grief. grievous. heartache. heartbreak. hot. pain. pang. piercing. poignant. pungent. rank. sardonic. sorrow. sting. suffering. tart.
  10. (en) Pain. suffering. affliction. tribulation. grief. sorrow. ache. biting. bitter. distress. gip. hard. harsh. hurt. ill. piercing. sour. sting. trenchant. vitriolic. woe.

ac  US UK (nedir ne demek)

  1. Bk. fil dişi
  2. (en)
    Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EBRACK in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 940
    [Ac
  3. Account.
  4. La [müz.], pek iyi

fil dişi (nedir ne demek)

  1. Filin silah olarak kullandığı iki uzun ve eğri dişi
    Örnek: Munise bana, fil dişleri gibi beyaz teninde mor lekeler, çürükler gösteriyordu. R. N. Güntekin
  2. Bu dişten yapılmış.
  3. Diş tacında mine, köklerde ise seman denilen ve dişin sert bölümünü oluşturan doku.
  4. Fillerin uzamış olan kesici dişleri.
  5. Dişlerin dentin bölgesi.
  6. (en) İvory
  7. <(al) Elfenbein
  8. (fr) İvoire
  9. (la) Ebur:Fil dişi

su (nedir ne demek)

  1. Yaşam kaynağı.
    Örnek: Dere suyu tekmil çamur. Halk kuyu suyu içmek mecburiyetinde... R. N. Güntekin
  2. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu
  3. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı.
  4. Bazı kokulu yaprak veya çiçekler imbikten çekilerek elde edilen kokulu sıvı.
  5. Yemeğin sulu bölümü
    Örnek: Belki de iki bardak turşu suyu içecek. S. F. Abasıyanık
  6. Hidrojenle oksijenden oluşan, oda sıcaklığında sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab.
  7. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik.
  8. Sutaşı.
  9. Bkz. çay.
  10. Sağ, salim.
  11. Canlıların yaşamında önemli bir yeri olan rengi, tadı, kokusu olmayan sıvı.
  12. (en) Water. aquatic. aqueous. water. aqua. juice. bourne. bourn. hydric oxide. adam's ale. hydro-.
  13. (en) Water. aquatic. aqueous. aqua. juice. bourne. bourn. hydric oxide. adam's ale. hydro-. head. impervious.
  14. (en) Water. public utilities. public utility services. utility stock. tons deadweight. adam's wine.
  15. (en) Sites in the ex-Soviet Union. switch user.
  16. (en) Status uncertain, often because of low search effort or cryptic nature of the element.
  17. (en) The 3-dimensional Lie group of 2 x 2 unitary matrices; the most common Lie group in mathematics and physics after the circle. the building letter code for the Surge Research Building, 90 Medical Center Way, San Francisco. A UNIX utility for temporarily switching users during a session Requires a password.
  18. (en) Special Unitary group of n x n matrices. Companies in the economic censuses in which the establishment and the company are one and the same See also MU.
  19. (en) Service User The end user at the customer premises.
  20. (en) Abbreviated form of Skinner Union, supplier of carburettors on six-cylinder Land-Rovers.
  21. (en) Signals Unit.
  22. (en) Subscriber Unit. abbr Signaling Unit.
  23. (en) Ffel Stafford Unsubsidized.
  24. (en) A command that substitutes another user's login for that of the user who invoked the command, logging in the invoking user under the substituted login The invoking user must know the login password for the user whose login is being substituted If no other user's login is specified, the command substitutes the root login.
  25. (en) Service Unit.

tad  US UK (nedir ne demek)

  1. (en) Little boy; very small amount
  2. (en) Race
  3. ),Dili
  4. Taste, flavor, flavour [Brit.], savor, savour [Brit.], good taste, salt

sert(nedir ne demek)

  1. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı.
  2. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
    Örnek: Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor. T. Buğra
  3. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı.
  4. Güçlü kuvvetli
    Örnek: Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi. M. Ş. Esendal
  5. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
  6. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
    Örnek: Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı. M. Ş. Esendal
  7. Gönül kırıcı, katı, ters
    Örnek: ... sarardı, dudakları titredi, ama adam sert bir davranışla kadehi kadının eline tutuşturdu. H. E. Adıvar
  8. Hırçın, öfkeli, hiddetli, gönül kırıcı
  9. Sertlik özelliği gösteren.
  10. (en) Hard. stiff. tough. strong. firm. sharp. strict. harsh. drastic. severe. violent. brutal. acrid. adamant. astringent. austere. bad. bitter. bossy. cast-iron. caustic. crusty. cutting. exact. exacting. fierce. flinty. forbidding. get-tough. granite. g.
  11. (en) Acrid. acrimonious. adamant. astringent. bad. bitter. boisterous. curt. dour. ferocious. firm. forbidding. fresh. grim. gruff. hard. harsh. heady. leathery. pungent. repressive. rigid. rigorous. rough. rude. scathing. severe. smart. starchy. steely. stern. stiff. stony. strict. strong. surly. tough. turbulent. uncharitable. unkind. vehement. violent. vitriolic. sharp. austere. violent. drastic. cutting. biting. hurtful. brusque. abrupt. strong. strong. acrid. pung.
  12. (en) Hard. harsh. rough. severe. sharp. tough. potent. austere. brisk. brusque. brutal. crabby. craggy. crusty. curt. draconian. drastic. fierce. forbidding. generous. gruff. heavy handed. high. hot. ill. keen. leathery. hard line. nipping. repressive. rigid.
  13. (en) Hard
  14. (en) Unshaded
  15. (en) Brisk, boisterous
  16. (en) Short
  17. (en) Round
  18. (fr) Dur

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük