|
acı badem
-
Gülgillerden bir meyve ağacı (Amygdalus amara).
-
Bu ağacın acımtırak, keskin kokulu meyvesi.
-
Bitter almond.
-
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
-
Tadı bu nitelikte olan
Örnek:
Acı kahvesini yudumluyordu. T. Buğra
-
Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
Örnek:
Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi. P. Safa
-
Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
Örnek:
İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir. Y. Z. Ortaç
-
Koyu (renk)
Örnek:
Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir. R. H. Karay
-
Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
Örnek:
Acı poyraz kuvvetle esiyordu. O. Kemal
-
Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
Örnek:
Acı söz insanı dininden çıkarır. Atasözü
-
Hot. bitter. peppery. brackish. acrid. biting. painful. sad. sorrowful. lamentable. grievous. tragic. cutting. poignant. sardonic. scathing. shrill. splitting. harsh. severe. incisive. pungent. trenchant. vitriolic. pain. ache. hurt. sting. gnawing.
-
Acid. acrid. acrimonious. affliction. agitation. anguish. astringent. bitter. cutting. distress. gnawing. grief. grievous. heartache. heartbreak. hot. pain. pang. piercing. poignant. pungent. rank. sardonic. sorrow. sting. suffering. tart.
-
Pain. suffering. affliction. tribulation. grief. sorrow. ache. biting. bitter. distress. gip. hard. harsh. hurt. ill. piercing. sour. sting. trenchant. vitriolic. woe.
-
Bk. fil dişi
-
Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EBRACK in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 940
[Ac
-
Account.
-
La [müz.], pek iyi
-
Filin silah olarak kullandığı iki uzun ve eğri dişi
Örnek:
Munise bana, fil dişleri gibi beyaz teninde mor lekeler, çürükler gösteriyordu. R. N. Güntekin
-
Bu dişten yapılmış.
-
Diş tacında mine, köklerde ise seman denilen ve dişin sert bölümünü oluşturan doku.
-
Fillerin uzamış olan kesici dişleri.
-
Dişlerin dentin bölgesi.
-
İvory
-
Elfenbein
-
İvoire
-
Ebur:Fil dişi
-
Badem ağacı.
-
Bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi.
-
Gülgiller (Rosaceae) familyasından, 4-8 m yükseklikte, pembe ya da beyaz çiçekli, meyveleri tazeyken çağla olarak, olgunken kuruyemiş olarak yenen, tohumlarından yağ elde edilen, dikensiz ağaçlar. Çağla, payam.
-
Almond.
-
Almond tree
-
Amandier
-
Amygdalus communis
-
Bu bitkinin katmerli, genellikle kokulu olan çiçeği.
-
Gülgillerin örnek bitkisi (Rosa).
-
Gülgiller (Rosaceae) familyasından, reseptakulumu olgunlukta etlenen ve fındıksı meyveleri saran, genellikle yapraklarını döken dikenli çalılar hâlinde olan, ülkemizde 24 tür ile temsil edilen bir cins.
-
Katmerli, kokulu çiçekleri olan, pek çok türleri bulunan gülgillerin örnek bitkisi.
-
Rose. rosaceous. rose.
-
Rose.
-
Rose
-
Rose
-
Rosa
meyve(nedir ne demek)
-
Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.
-
Ürün, sonuç, kâr
-
Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı.
-
Fruit. dessert. product.
-
Fruit. cross- over store. sangria.
-
Fruit
-
Berry
-
Fruit
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|