Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > acı ağaç nedir, acı ağaç ne demek, acı ağaçın anlamı (acı ağaç nnd)

acı ağaç nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






acı ağaç

  1. Sedef otugillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kabuğu ve odunu hekimlikte kullanılan küçük bir ağaç, kavasya (Quassia amara).

acı (nedir ne demek)

  1. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
  2. Tadı bu nitelikte olan
    Örnek: Acı kahvesini yudumluyordu. T. Buğra
  3. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
    Örnek: Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi. P. Safa
  4. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
    Örnek: İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir. Y. Z. Ortaç
  5. Koyu (renk)
    Örnek: Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir. R. H. Karay
  6. Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
    Örnek: Acı poyraz kuvvetle esiyordu. O. Kemal
  7. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
    Örnek: Acı söz insanı dininden çıkarır. Atasözü
  8. (en) Hot. bitter. peppery. brackish. acrid. biting. painful. sad. sorrowful. lamentable. grievous. tragic. cutting. poignant. sardonic. scathing. shrill. splitting. harsh. severe. incisive. pungent. trenchant. vitriolic. pain. ache. hurt. sting. gnawing.
  9. (en) Acid. acrid. acrimonious. affliction. agitation. anguish. astringent. bitter. cutting. distress. gnawing. grief. grievous. heartache. heartbreak. hot. pain. pang. piercing. poignant. pungent. rank. sardonic. sorrow. sting. suffering. tart.
  10. (en) Pain. suffering. affliction. tribulation. grief. sorrow. ache. biting. bitter. distress. gip. hard. harsh. hurt. ill. piercing. sour. sting. trenchant. vitriolic. woe.

ac  US UK (nedir ne demek)

  1. Bk. fil dişi
  2. (en)
    Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EBRACK in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 940
    [Ac
  3. Account.
  4. La [müz.], pek iyi

fil dişi (nedir ne demek)

  1. Filin silah olarak kullandığı iki uzun ve eğri dişi
    Örnek: Munise bana, fil dişleri gibi beyaz teninde mor lekeler, çürükler gösteriyordu. R. N. Güntekin
  2. Bu dişten yapılmış.
  3. Diş tacında mine, köklerde ise seman denilen ve dişin sert bölümünü oluşturan doku.
  4. Fillerin uzamış olan kesici dişleri.
  5. Dişlerin dentin bölgesi.
  6. (en) İvory
  7. <(al) Elfenbein
  8. (fr) İvoire
  9. (la) Ebur:Fil dişi

ağaç (nedir ne demek)

  1. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
  2. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan.
  3. Direk.
  4. Gövdesi büyük bitkilerden elde edilen, işlenmeye elverişli, yapılarda, mobilya ve eşya yapımında kullanılan ham gereç.
  5. Bk. ağaç
  6. (en) Arboreal. tree.
  7. (en) Arboreal. tree. wood.
  8. (en) Tree. wood. timber wooden. stick.
  9. (al) Holz
  10. (fr) Bois

sedef (nedir ne demek)

  1. Midye, istiridye vb. deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan sedefçilikte kullanılan, pırıltılı, beyaz, sert bir madde.
  2. Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş
    Örnek: Sedef saplı avcı bıçağı duvarda, taşın üstünde cızırdıyor sanki. T. Buğra
  3. Hastalığı.
  4. Sedef hastalığı.
  5. Birçok yumuşakçaların kabuklarındaki en içsedefli tabaka ve inci maddesi.
  6. Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz, gök kuşağı renkli değerli madde.
  7. (en) Mother-Of-Pearl. mother of pearl. pearl. nacre.
  8. (en) Mother-Of-Pearl. nacre. made of mother-of-pearl.
  9. (en) Mother-Of-Pearl. nacre. made of mother-of-pearl. mother of-pearl.
  10. (en) Nacre
  11. (fr) Nacre

sıcak(nedir ne demek)

  1. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı
    Örnek: Yorganın altında sıcak göz yaşları dökerek gecelerce beklemişti. O. Kemal
  2. Isısı yüksek olan, çok ısınmış
    Örnek: Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi. A. Gündüz
  3. Havadaki yüksek ısı
    Örnek: Bu sıcakta arada bir şeyler içip yemeden çalışılmıyor. N. Cumalı
  4. Yer
    Örnek: Burası bir makine dairesi kadar sıcaktı. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Hamam.
  6. Dostça olan, sevgi dolu.
  7. Sıcak yer
  8. Yüksek düzeyli radyoaktiflik.
  9. (en) Hot. warm. thermal. fervent. friendly.
  10. (en) Cordial. friendly. heat. hot. pleasant. sultry. warm.
  11. (en) Jeated. sultry Turkish bath. affectinate. cordial. cozy. fervent. heat. hot. warm.
  12. (en) Hot
  13. (en) Quick
  14. (fr) Chaud

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük