Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > acı acı nedir, acı acı ne demek (acı acı nnd)

acı acı nedir, acı acı ne demek?

acı acı

  1. Üzüntülü bir biçimde, dokunaklı olarak
  2. Kırıcı, üzücü olarak.
  3. Üzüntü içinde
    Örnek: Açık seçik bilgilere dayanmayan bir memleket sevgisinin ne kadar köksüz, ne kadar verimsiz olduğunu acı acı düşündüm. B. R. Eyuboğlu
  4. (en) Bitterly.

acı (nedir ne demek)

  1. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
  2. Tadı bu nitelikte olan
    Örnek: Acı kahvesini yudumluyordu. T. Buğra
  3. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
    Örnek: Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi. P. Safa
  4. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
    Örnek: İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir. Y. Z. Ortaç
  5. Koyu (renk)
    Örnek: Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir. R. H. Karay
  6. Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
    Örnek: Acı poyraz kuvvetle esiyordu. O. Kemal
  7. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
    Örnek: Acı söz insanı dininden çıkarır. Atasözü
  8. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
  9. (en) Bitter.
  10. (en) Peppery.
  11. (en) Brackish.
  12. (en) Acrid.
  13. (en) Biting.
  14. (en) Painful.
  15. (en) Sorrowful.
  16. (en) Lamentable.
  17. (en) Grievous.
  18. (en) Tragic.
  19. (en) Cutting.
  20. (en) Poignant.
  21. (en) Sardonic.
  22. (en) Scathing.
  23. (en) Shrill.
  24. (en) Splitting.
  25. (en) Harsh.
  26. (en) Severe.
  27. (en) İncisive.
  28. (en) Pungent.
  29. (en) Trenchant.
  30. (en) Vitriolic.
  31. (en) Pain.
  32. (en) Ache.
  33. (en) Hurt.
  34. (en) Sting.
  35. (en) Gnawing.
  36. (en) Acid.
  37. (en) Acrimonious.
  38. (en) Affliction.
  39. (en) Agitation.
  40. (en) Anguish.
  41. (en) Astringent.
  42. (en) Distress.
  43. (en) Grief.
  44. (en) Heartache.
  45. (en) Heartbreak.
  46. (en) Pang.
  47. (en) Piercing.
  48. (en) Rank.
  49. (en) Sorrow.
  50. (en) Suffering.
  51. (en) Tart.
  52. (en) Tribulation.
  53. (en) Hard.
  54. (en) Sour.

ac   US UK (nedir ne demek)

  1. Bk. fil dişi
  2. (en) [AC (ante Christum) ] radioactive metallic element (Chemistry).
  3. Account.
  4. La [müz.], pek iyi

fil dişi (nedir ne demek)

  1. Filin silah olarak kullandığı iki uzun ve eğri dişi
    Örnek: Munise bana, fil dişleri gibi beyaz teninde mor lekeler, çürükler gösteriyordu. R. N. Güntekin
  2. Bu dişten yapılmış.
  3. Diş tacında mine, köklerde ise seman denilen ve dişin sert bölümünü oluşturan doku.
  4. Fillerin uzamış olan kesici dişleri.
  5. Dişlerin dentin bölgesi.
  6. (en) İvory.
  7. (al) Elfenbein
  8. (fr) İvoire
  9. (la) Ebur:Fil dişi

üzüntülü (nedir ne demek)

  1. Üzüntüsü olan, acılı, müteessir
    Örnek: Ara sıra, saate üzüntülü bir göz atıyordu. P. Safa
  2. Üzüntü veren
    Örnek: Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti. Y. K. Beyatlı
  3. Bir biçimde, üzüntülü olarak.
  4. Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak.
  5. (en) Dark.
  6. (en) Distressed.
  7. (en) Hard-Pressed.
  8. (en) Aggrieved.
  9. (en) Gloomy.
  10. (en) Anxious.
  11. (en) Depressed.
  12. (en) Doleful.
  13. (en) Sorry.
  14. (en) Woebegone.
  15. (en) Worried.
  16. (en) Heartbroken.
  17. (en) Regretful.
  18. (en) Rueful.
  19. (en) Upset.
  20. (en) Unhappy.
  21. (en) Sorrowful.
  22. (en) Distressing.
  23. (en) Heavy laden.
  24. (en) Lamentable.

biçim (nedir ne demek)

  1. Biçme işi.
  2. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal
    Örnek: İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur. S. Birsel
  3. Yakışık alan şekil, uygun şekil
    Örnek: Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde. A. İlhan
  4. Herhangi bir şeyin benzeri.
  5. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
  6. Tarz
    Örnek: İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar. F. R. Atay
  7. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli düzeni, format.
  8. Bilgisayarda disketi kullanılabilir duruma getirme.
  9. Disketi zararlı ögelerden temizleme.
  10. Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü.
  11. (en) Bathos.
  12. (en) Figure.
  13. (en) Manner.
  14. (en) Strain.
  15. (en) Well-Proportioned form.
  16. (en) Form.
  17. (en) Shape.
  18. (en) Style.
  19. (en) Cast.
  20. (en) Configuration.
  21. (en) Conformation.
  22. (en) Face.
  23. (en) Fashion.
  24. (en) Figuration.
  25. (en) Format.
  26. (en) Genre.
  27. (en) Guise.
  28. (en) Make.
  29. (en) Mode.
  30. (en) Semblance.
  31. (en) Morpho-.
  32. (en) Stripe.
  33. (en) Method.
  34. (en) Model.
  35. (en) Turn.
  36. (en) Turn of phrase.
  37. (al) Form
  38. (fr) Forme

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015