|
abone
-
Parasını önceden ödeyerek süreli yayınları alıcı olma işi.
-
Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse.
-
Bir yere gitmeyi alışkanlık durumuna getiren (kimse).
-
Bk. keseneli
-
Subscriber.
-
Subscriber. subscription.
-
Parasını önceden ödeyerek karşısındakinin yapacağı bir işten belirli bir süre için yararlanan, belirgin koşulla belirli bir süre için alıcı olan.
-
Bir gazete, bir dergi ya da bölüntülü basılan herhangi bir yayına belirli bir süre için alıcı olarak bağlanan.
-
Subscriber
-
Abonné
-
Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.
-
İbtidâen.
-
Beforehand. before now. previously. aforetime. beforetime. ahead. in advance. already. afore. in anticipation. ere now. erstwhile. formerly. heretofore. onetime. pre-.
-
Before. beforehand. formerly. initially. previously.
-
İn advance. beforehand. at first. in the beginning.
süreli(nedir ne demek)
-
Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik.
-
Periodical.
-
Sth which lasts for a certain amount of time. time application.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|