|
abartarak anlatmak
-
Overdraw
-
Tall, having a height that is above average
-
Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak, bilgi vermek, izah etmek
Örnek:
Gece sabaha kadar düşündüğü şeyleri babasına da anlatmak isterdi. P. Safa
-
İnandırmak, ikna etmek.
-
Söylemek, nakletmek
Örnek:
Sonra bir hikâye anlattı. A. Ş. Hisar
-
Be enunciative of. tell. describe. explain. express. report. put smth. across. communicate. explicate. narrate. recount. show forth. unload.
-
Describe. elucidate. express. narrate. recite. recount. rehearse. relate. report. tell. weave. word. to tell. to express. to narrate. to relate. to recount. to explain. to expound. to describe. to commentate.
-
To explain. to tell. to relate. communicate. define. denote. depict. explicate. express. illuminate. illustrate. narrate. recoup. render. report. represent. show. utter.
-
Fazla para çekmek, abartarak anlatmak, fazla germek (yay vb.)
-
(-Drew, -drawn) abartma ile söylemek
-
Hesap mevcudundan fazla para çekmek.
tall
(nedir ne demek)
-
Övünerek, abartarak
-
Uzun boylu, uzun
-
Yüksek
-
Dili
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|