|
a b c basımı
-
A, B basımındakinden daha çapraşık optik etkiler sağlamak amacıyla, iki yerine üç kangala bölünmüş filmin basımı.
-
A, B and C printing
-
A, B und C Kopierverfahren
-
Tirage A, B et C
-
Ülke, kurum ve yatırımAraçlarının yüksek güvenilirlikAralığını gösteren ve derecelendirme kuruluşu tarafından verilen not.A'nın sayılarıArttıkça güvenilirlik derecesi yükselir; işaret değişiklikleri her bir konum için olumlu veya olumsuz gelişmelere işaret eder (AA,AAA,A+,AA- vb).
-
Yunanca yokluk ifade eden ön ek.
-
(i). ingiliz alfabesinin ilk harfi; birinci kalite veya derece; (müz). la notası, la perdesi; A.B.D. en yüksek not.
-
(s) bir, herhangi bir (ünsüzle başlayan kelimelerden önce kullanılır; bak. an).; her bir, -de,-ne: twice a year senede iki defa, two lira a dozen düzinesine iki lira.
-
I. lâ [müz.], pek iyi
-
L.Bor. 2.5-Bromoüridin.
-
I. si notası, iyi (not)
-
Türk abecesinin üçüncü harfi "ce" adı verilen bu harf, sesbilim bakımından dişeti damak ünsüzlerinin ötümlüsüdür; yazılı bir müzik eserinde, bir ölçü içinde dört tane dörtlük bulunduğunu gösterir.
-
Third letter of the English alphabet; musical note
-
I. yüz dolarlık banknot, do [müz.], orta, yüz (romen rakamı)
-
Bası sanatı, tabaat.
-
Bası işi, tab, tipografi.
-
Birbasım aygıtında, boş filmi dolu filmin karşısına koyarak eşlemini çıkarma.
-
1- Kâğıt, kumaş vb. üzerine birtakım kalıplardan yararlanarak elle, özel aygıt ya da makine ile yazı, resim, bezeme vb. basma işi. 2- Aynı kalıplarla aynı biçimde yapılanbasım sonucu ortaya çıkan ürünler. bkz. ikinci (üçüncü, dördüncü...)basım, yenibasım, gözden geçirilmiş yenibasım.
-
Güç, kuvvet.
-
Printing, copying
-
Literal. issue.
-
Press. printing. impression.
-
Edition.
-
Printing, edition
-
Kopierung, Kopierwerk, Kopieranstalt, Kopieren
-
Tirage
-
Şimdiye kadar, henüz.
-
Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak
Örnek:
Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım. P. Safa
-
Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz.
-
Bundan başka, bunun dışında
Örnek:
Daha çiçekleri de sulayacağım. H. Taner
-
Any. more. over. yet. still. any. only. plus.
-
Any. more. over. yet. still. only. plus. else. further.
-
Yet. so far. until now. still. only. more. in addition. else.
çapraşık (nedir)
-
Karışık, dolaşık, girift
Örnek:
Çapraşık akıntılar birden düz yön aldı. R. E. Ünaydın
-
Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç, karışık, muğlak
Örnek:
Benimseyemediği çapraşık bir dünyanın bin bir dolabı içinde bunalmış genç bir öğrenciyi hatırlatıyordu. E. İ. Benice
-
Inexplicit.
-
Confused. complicated. abstruse. complicate complicated. dark. devious. hazy. involved. prickly.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|