Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > aşağılık duygusu nedir, aşağılık duygusu ne demek, aşağılık duygusunun anlamı, ingilizcesi (aşağılık duygusu nnd)

aşağılık duygusu nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






aşağılık duygusu

  1. Kişinin gerçeklere uyan veya uymayan sebeplerle, kendini yetersiz yeteneksiz ve güçsüz görme duygusu, aşağılık kompleksi.
  2. Kişinin gerçeklere uyan ya da uymayan nedenlerle, benliğini yetersiz ve küçük görmesi.
  3. (en) Feeling of inferiority.

aşağılık (nedir ne demek)

  1. Aşağı olma durumu, adilik.
  2. Niteliği düşük, adi
    Örnek: Bazen en aşağılık bir romanı tabii olarak okur. H. E. Adıvar
  3. (en) Low-Down. unworthy. contemptible. base. abject. no class. dirty. groveling. grovelling. ignoble. ignominious. mean. no-good. petty. rascally. reptile. reptilian. scabby. scurvy. slavish. snotty. sordid. tinpot. unutterable. vile. wicked. wormy. lowne.
  4. (en) Abject. atrocious. base. contemptible. despicable. low. shabby. sordid. unsavoury. vile. baseness. lowness. meanness. mean. ignoble. dishonourable. shameful.
  5. (en) Baseness. meanness. vulgarity. mean. ordinary. vulgar. banal. abject. bugger. cheap. contemptible. despicable. inferiority. low- down. mean individual. servile.

duygu (nedir ne demek)

  1. Duyularla algılama, his.
  2. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim
    Örnek: Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa, duygu payı da ondan az değildir. B. Felek
  3. Önsezi
    Örnek: Yolunuzu değiştirmeniz lazım geldiğini de sezecek kadar bir duygum vardır. A. Gündüz
  4. Ahlaki, estetik vb. şeyleri değerlendirme, onlara bağlanma yeteneği.
  5. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik
    Örnek: Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum, çok fenayım duygusu kapladı. P. Safa
  6. Kimi nesne, olay veya kişilerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim, his.
  7. Belli bir uyaran karşısında genellikle güdü ve değerlerle ilişkili olarak belirip çoğu kez süreklilik ve tutarlılık gösteren, heyecandan daha zayıf bir uyarım biçimi.
  8. (en) Feeling. emotion. feel. sense. sensation. chord. sentiment.
  9. (en) Emotion. communion. feel. feeling. sensation. sense. sentiment.
  10. (en) Feeling. sensation. sentiment. impression. emotion. chord. feel. sense. wit.
  11. (en) Sentiment

kişi (nedir ne demek)

  1. İnsan, kimse, şahıs
    Örnek: Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık. M. Ş. Esendal
  2. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.
  3. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
  4. Eş, koca
  5. Erkek.
  6. Çekimli eylemlerde ve adıllarda, konuşan, dinleyen, hakkında konuşulan: Geldim (geldi-m) , ben (1.kişi tekil) ; gel, geldin (geldi-n) , sen (2.kişi tekil) ; gelsin (gel-sin) , geldi, o (3.kişi tekil) ; geldik (geldi-k) , gelelim (gel-e-lim) , biz (I.kişi çoğul) ; gelin (gel-in) , geliniz (gel-in-iz) , siz (2.kişi çoğul) ; gelsinler (gel-sin-ler) , geldiler (geldi-ler) , onlar (3.kişi çoğul) vb.
  7. Kimse, insan.
  8. Sahip.
  9. Koca, eş.
  10. (en) Person. individual. soul. self. head. persona. cad. poll. wallah. wight. one.
  11. (en) Bird. character. individual. life. man. people. person. self. soul.
  12. (en) Person. human being. bod. entity. individual person. lot. man. merchant. self. soul. wight.
  13. (en) Person
  14. (fr) Personne

uyan(nedir ne demek)

  1. (en) Suitable, in harmony, regardful, observant, correspondent, corresponding, coincident

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük