Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > aşırı bellem nedir, aşırı bellem ne demek, aşırı bellemin anlamı (aşırı bellem nnd)

aşırı bellem nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






aşırı bellem

  1. Belleme yetisinin olağanüstü bir durumda gelişmiş olması.

aşırı (nedir ne demek)

  1. Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın
    Örnek: Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir. O. Rifat
  2. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit.
  3. Gereğinden fazla, çok.
  4. Ötede, ötesinde.
  5. Gereğinden fazla olarak, çokça.
  6. (en) Extreme. excessive. ultra. super. acute. breakneck. camp. crusted. deep. desperate. devilish. disproportionate. exaggerated. exceeding. exorbitant. exquisite. extortionate. extravagant. fancy. ferocious. fond. fucking. fulsome. heavy. like hell. hell.
  7. (en) Astronomical. awfully. excess. excessive. exorbitant. extortionate. extravagant. extreme. extremely. fierce. immoderate. inordinate. mortal. overdone. overmuch. redundant. steep. surplus. too. undue. unduly. unrestrained.
  8. (en) Beyond. over. devilish. exaggerated. in excess. to excess. excessive. exorbitant. fanatic. fulsome. heavy. immoderate. inordinate. like anything. overflowing. overmuch. over the top. rabid. red hot. sore. steep. too too. ultimate. ultra. undue. ungodly. u.

bellem (nedir ne demek)

  1. Bellemek yetisi.
  2. (en) Memory, the ability to remember.

belleme (nedir ne demek)

  1. At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.
  2. Bellemek iÅŸi.

olağanüstü(nedir ne demek)

  1. Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade
    Örnek: Bazı kentlerin, insanın üstünde olağanüstü bir etkisi oluyor. H. E. Adıvar
  2. Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade
    Örnek: İlk önemli dedikodu, olağanüstü vergiler yüzünden çıkmış. K. Tahir
  3. Büyük bir hayranlığa yol açan, harikulade
    Örnek: Kadın milletinin bu gibi ince hesaplarda olağanüstü bir kabiliyeti var. H. Taner
  4. (en) Extraordinary. extreme. supernatural. supernormal. incredible. exceptional. remarkable. spectacular. terrific. breathtaking. classical. dreamy. exceeding. extra. fantastic. fantastical. glorious. huge. marvellous. marvelous. miraculous. necromantic.
  5. (en) Exceptional. extraordinary. magnificent. phenomenal. prodigious. remarkable. singular. spectacular. tremendous.
  6. (en) Extraordinary. unusual. wonderful. abnormal. dreamy. fantastic. marvellous. miraculous. preternatural. prodigious. rare. remarkable. superior. unaccountable.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük