Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ağa nedir, ağa ne demek, ağa türkçesi, türkçe anlamı (ağa nnd)

aÄŸa nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






aÄŸa

  1. Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse
    Örnek: Bu köyün ağası ben miyim, o mu... T. Buğra
  2. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan.
  3. Büyük kardeş, ağabey
    Örnek: Köye varınca ağamdan parasını muhakkak alır, sana veririm. E. İ. Benice
  4. Okur yazar olmayan yaşlıca kişilerin adlarıyla birlikte kullanılan san.
  5. Osmanlı İmparatorluğunda bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san.
  6. Koca.
  7. 1- Osmanlı sarayında, yönetsel ve askerî örgütünde belli orun ve aşamadaki kişilere verilen ad. 2- Büyük konaklarda çalışan erkek görevlilerin başı.
  8. Kırlık kesimde geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse.
  9. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen san.
  10. Ağabey, büyük kardeş.
  11. Yardım eden, cömert kimse.
  12. Okuryazar olmayan yaşlıca kişilerin adlarıyla birlikte kullanılan
  13. Demirden bir ısıtma ve yemek pişŸirme fırını markası (Britanya); önemli bir memur ya da askerî komutana verilen İslamî unvan; Türk önde geleni

geniÅŸ (nedir ne demek)

  1. Eni çok olan, enli, vâsi
    Örnek: Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu. P. Safa
  2. Alanı büyük olan, dar karşıtı
    Örnek: Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi. O. C. Kaygılı
  3. Bol (elbise).
  4. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın.
  5. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat
    Örnek: Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu. A. İlhan
  6. Çok.
  7. (en) Wide. broad. capacious. vast. extensive. comprehensive. obtuse. extended. large. open. roomy. spacious. walk-in. ample. commodious. cosmic. cosmical. expansive. full. splay. broadly.
  8. (en) Ample. broad. catholic. comprehensive. cosmic. expansive. large. roomy. sizable. spacious. voluminous. wide.
  9. (en) Wide. extensive. spacious. vast. wide. broad. carefree. ample. broad. commodious. expansive. immense. large. volumed.

toprak(nedir ne demek)

  1. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü.
  2. Ülke
    Örnek: Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok. R. E. Ünaydın
  3. Arazi, tarla.
  4. Kara.
  5. Topraktan yapılmış
  6. Kimyasal, fiziksel ve biyolojik faktörler etkisiyle oluşmuş, organik ve mineral maddelerin değişim ve karışımından meydana gelmiş olan litosferin gevşek kısmı.
  7. Yer kabuğunun canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü.
  8. Ülke, memleket.
  9. İşlenmiş arazi.
  10. (en) Earthen. fictile. earthenware. terraneous. soil. earth. ground. clay. land. country. territory. glebe. terra firma. ground-.
  11. (en) Earthen. fictile. earthenware. terraneous. soil. earth. ground. clay. land. country. territory. glebe. terra firma. ground-. dirt. lump. roll. tract.
  12. (en) Agricultural geology. chunk. dike. dirt. domain. earth. ground. land. soil. territory. tract.
  13. (en) Soil
  14. (fr) Tache

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük