|
ağa arzı
-
Yeniçeri ağasının ocak işleriyle ilgili olarak sadrazama yazdığı yazı.
-
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse
Örnek:
Bu köyün ağası ben miyim, o mu... T. Buğra
-
Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan.
-
Büyük kardeş, ağabey
Örnek:
Köye varınca ağamdan parasını muhakkak alır, sana veririm. E. İ. Benice
-
Okur yazar olmayan yaşlıca kişilerin adlarıyla birlikte kullanılan san.
-
Osmanlı İmparatorluğunda bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san.
-
Koca.
-
1- Osmanlı sarayında, yönetsel ve askerî örgütünde belli orun ve aşamadaki kişilere verilen ad. 2- Büyük konaklarda çalışan erkek görevlilerin başı.
-
Kırlık kesimde geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse.
-
Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen san.
-
Ağabey, büyük kardeş.
-
Yardım eden, cömert kimse.
-
Okuryazar olmayan yaşlıca kişilerin adlarıyla birlikte kullanılan
-
Demirden bir ısıtma ve yemek pişirme fırını markası (Britanya); önemli bir memur ya da askerî komutana verilen İslamî unvan; Türk önde geleni
-
Yerle ilgili.
-
Yer küresine ilişkin.
-
Yerle ilgili, yere ait.
-
Geodetic.
-
Terrestrial
-
Terrestre
-
Sunma.
-
Yüksek bir makama anlatma, bildirme.
-
En, genişlik.
-
Yer, yeryüzü.
-
Bk. yeryuvarı
-
Presentation. demonstration. submission. offer. supply. preferment.
-
Offer. presentation. demonstration. submitting. submission. supply.
-
The earth. land. presentation. demonstration. submitting sth to one's superior. offer. latitude. submission. world.
-
Bu asker sınıfından olan er.
-
Orhan Gazi tarafından Yeniçeri Ocağı adıyla 1362'de kurulan, İkinci Mahmut zamanında 1826'da Nizamıcedit adındaki asker ocağının kurulmasıyla ortadan kaldırılan Osmanlı İmparatorluğu'nun piyade asker sınıfı.
-
Yeniçeri ocağında sürekli görev yapan ücretli yaya askeri.
-
Janissary. janizary.
-
Janissary.
-
Janizary
-
Janissaire
ocak(nedir ne demek)
-
Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer
Örnek:
Üç balıkçı güneş batarken kumların üzerine iki taştan bir ocak yaptılar ve ateş yaktılar. Halikarnas Balıkçısı
-
Şömine
Örnek:
Ocağın önünde oturup acayip bir dikkatle odunların yanışına bakar. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet
Örnek:
Anlaşılan çamaşırcı giderken ocağı tam söndürmemiş olacak. H. Taner
-
Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer
Örnek:
Konuşmalar iyice kızışmaya başladığı vakit kahve ocağının önünde görünür. S. Birsel
-
Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer.
-
Bahçelerde ve bostanlarda her tür meyve ve sebze ekimine ayrılmış, çevresinden biraz yükseltilmiş toprak parçası
Örnek:
Mustafa, arkasına güçlü kuvvetli bir kadın takmış, üç evleğine çizgiler, ocaklar açıyordu. S. F. Abasıyanık
-
Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer
Örnek:
Başlangıçtan beri burası bir vatansever ocağı idi. F. R. Atay
-
Ev, aile, soy
Örnek:
Henüz temelleri atılmayan kendi ocağım kurulmadan yıkılmıştı. A. Gündüz
-
Bir takımyıldızın adı.
-
Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma gibi amaçlarla Kullanılan yer.
-
Ev, aile, soy.
-
Jan. january. stove. oven. fireplace. cooker. fire. furnace. range. grate. hearth. seedbed.
-
Cooker. fender. fireplace. furnace. hearth. kiln. stove. oven. stone quarry. minejanuary. january.
-
Cookstone. range. kiln. blast furnace. forge. quarry. mine. den. meeting place. association. society. organization. family. household. oven. crucible. cookhouse. incinerator. pit. chimney. chimey casing. retort. uptake. hole. coal pit. coal mine. residenc.
-
Fornax, For, Fornacis
-
Seedbed, seed plot
-
Fourneau, Fourneau Chimique
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|