|
ağızdan dolma
-
Namlusu ağzından doldurulan (top veya tüfek).
-
Sözlü.
-
Oral. word-of-mouth.
-
Oral. verbal. verbally. orally. verbally şifahen.
-
Oral administration verbally. by words only. by word of mouth.
-
Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek.
-
Doldurularak yapılan.
-
Yalan, hile, dalavere.
-
Dolmak işi.
-
Sığ bir göl ya da körfezin, dışgüçlerin taşıdığı özdeklerle dolup kara durumuna gelmesi.
-
Solid. stuffed. stuffed vegetables. reclaimed bank. embankment.
-
Being filled up. made by filling up. swamp or shallow water. a vegetable stuffed w. submergence.
-
Filling
-
Comblement
-
Tüfek, tabanca, top vb. ateşli silahların ucunda bulunan boru biçimindeki parça.
-
Kasatura, kılıç, meç, bıçak vb. kesici silahların uzun ve keskin bölümü.
-
Barrel. gun barrel.
-
Barrel.
-
Sözle, konuşma biçiminde yapılan, ağızdan, şifahi, yazılı karşıtı.
-
Herhangi bir konu ile ilgili olarak biri ile sözleşmesi bulunan.
-
Evlenmek için birbirine söz vermiş olan (kimse), yavuklu.
-
Verbal. oral. nuncupative. parol. verbatim. viva. viva voce. vocal. word-of-mouth. oral. oral examination. fiancee.
-
Oral. verbal. agreed together. having promised. engaged to be married. fiancé. fiancée.
-
Oral. verbal. engaged to be married. fiancé. fiancée. orally. parol. spoken.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|