|
ağız açısı atardamarı
-
Etçillerde arteria facialis'ten, atgillerde arteria labialis inferior'dan, geviş getirenlerde arteria labialis superior'dan, domuzda arteria buccalis'ten ayrılan ve ağız açısına giden atardamar, arterya angularis oris.
-
Arteria angularis oris
-
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
-
Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü.
-
Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı
Örnek:
Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı. H. R. Gürpınar
-
Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap.
-
Koy, körfez, liman, yol vb. yerlerin açık yanı.
-
Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
-
Kesici aletlerin keskin tarafı
Örnek:
Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı. R. H. Karay
-
Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği
Örnek:
Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu. S. F. Abasıyanık
-
Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü.
-
Bir hayvanın besinini aldığı açıklık; dudaklar arasındaki açıklık.
-
Oral. jaws. mouth. opening. edge. cutting edge. brink. muzzle. dialect. accent. beak. chop. debouchment. embouchure. gob. jaw. keen edge. kisser. lip. orifice. outlet. potato trap. trap. vent. ventage.
-
Edge. gob. inlet. mouth. orifice. outlet. trap.
-
Mouth. opening. aperture. colostrum. entrance. cutting edge. blade. nozzle. embouchure. orifice. manhole. spout. outlet. estuary. talk. language. muzzle. lip. creek. accent. chop. chops. dialect. gob. inlet. jaw. mug. provincialism.
-
Mouth
-
Bouche
-
Os:Ağız
-
[Acı] [acı] n. pain; ache, hurt, sting, gnawing, suffering, worry, heartbreak, sorrow, grief, misery, affliction, anguish, distress, pang
-
Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarı doğru arasındaki açıklık.
-
Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi
Örnek:
Bu röportajların özellikleri açı tazeliği, sunuş özelliği ve kıvrak mizahı idi. H. Taner
-
Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye.
-
1- Ortak bir noktadan (köşe) çıkan iki yarıdoğrunun (kıyı) oluşturduğu uzambiçim. 2- Ortak bir noktadan çıkan iki yarıdoğrudan birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. 3- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemin oluşturduğu uzambiçim. 4- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemden birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği.
-
Angle
-
Angle
-
Angülus
-
Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan.
-
Kanı kalpten akciğerlere ya da vücudun diğer bölgelerine taşıyan damarlar, arter. Çaplarına göre, 0.5 mm çaplı, lümeni dar, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, dış örtüsü ince olan arteryoller, çapları daha büyük, içte ve dışta elâstik lamina bulunan, 40 sıra kadar düz kas örtüsü olan kassı arterler ve daha kalın, aort ve bundan ayrılan kolların oluşturduğu büyük elâstik arterler şeklinde gruplandırılır. Arter.
-
Artery. arterial.
-
Artery
-
Artère
-
Arteria
-
Dişleri et yiyecek biçimde gelişmiş omurgalı memeli hayvanlardan bir takım, etoburlar.
-
Memeliler (Mammalia) sınıfının, etenliler (Placentalia) alt sınıfından, dişleri et yiyecek biçimde gelişmiş, avlarını yakalayıp parçalamak üzere köpek dişleri büyük ve uzun, kesici dişleri küçük ve çok keskin, kemikleri parçalamak üzere kalın ve kuvvetli öğütücü dişleri bulunan, ayaklarında kalın tırnaklı 4-5 parmağı olan, beyinleri iyi gelişmiş, dünyanın her bölgesine yayılmış türleri olan bir takım.
-
Carnivores
-
Carnivores
-
Carnivora, caro: et; voraus: yiyen
arteria(nedir ne demek)
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|