Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ağırcanlı nedir, ağırcanlı ne demek, ağırcanlıın anlamı (ağırcanlı nnd)

ağırcanlı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ağırcanlı

  1. Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan.
  2. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz.
  3. Tembel.
  4. Gebe (kadın).

çok yavaş (nedir ne demek)

  1. (en) Pianissimo

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
  4. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
  5. (en) Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.

yavaş(nedir ne demek)

  1. Dikkat et, acele etme!
  2. Hızlı olmayan, çabuk karşıtı.
  3. Yumuşak huylu, yumuşak başlı.
  4. Alçak, hafif.
  5. Alçak, hafif bir biçimde
    Örnek: Yavaş tut, içinde kırılacak eşya var... M. Ş. Esendal
  6. Hızlı olmayarak.
  7. Ağırbaşlı; yumuşak huylu, sakin.
  8. Şefkatli, sevecen.
  9. (en) Gingerly. languishing. largo. leisurely. lingering. not fast. poco. slow. slowspeed. tardy.
  10. (en) Gentle. heavy. inert. leisurely. slack. slow. tardy. torpid.
  11. (en) Slow.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük