Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > ağır sanayi nedir ne demek, ağır sanayinin anlamı

ağır sanayi nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

ağır sanayi

  1. Üretim araçları yapan sanayi.
  2. Bk. ağır işleyim
  3. 1. Hammadde ve kısmen işlenmiş malları daha yoğun miktarda kullanarak birim ağırlığına göre daha düşük değerdeki malları üreten imalât sanayi. 2. Daha çok üretime (yatırım malı yönelik malları sermaye yoğun ve yüksek düzeyde enerji kullanarak üreten ve çevreye olumsuz etkileri göreli olarak daha çok olan sanayi. krş. hafif sanayi
  4. ağır sanayi ne demek (en) Heavy industry. heavy industry. (sadece ingilizce sonuçlar)
  5. ağır sanayi ne demek (en) Heavy industries

ağır işleyim (nedir)

  1. Yapılan nesnenin türü, kullanılan anamal, işlenmemiş özdek, gereç ve araçların nitelik ve niceliği, çalıştırılan işçi sayısı vb. gibi ölçütlere dayanarak, işleyimde yapılan sınıflandırmanın iki büyük kolundan biri.
  2. ağır işleyim ne demek (en) Heavy industry (sadece ingilizce sonuçlar)
  3. ağır işleyim ne demek (fr) Industrie lourde

ağır (nedir)

  1. Tartıda çok çeken, hafif karşıtı.
  2. Değeri çok olan, gösterişli
  3. Çapı, boyutları büyük.
  4. Çetin, güç
    Örnek: Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu. F. F. Tülbentçi
  5. Tehlikeli, korkulu, vahim.
  6. Sıkıntı veren, bunaltıcı.
  7. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı
  8. Ağırbaşlı, ciddi
  9. ağır ne demek (en) Heavy. heavyweight. hard. weighty. serious. severe. dignified. slow. dull. not fast. slow moving. lazy. strong. indigestible. unwholesome. oppressive. repressive. sharp. foul. serious minded. arduous. back-breaking. bovine. burdensome. (sadece ingilizce sonuçlar)
  10. ağır ne demek (en) Heavy. heavyweight. hard. weighty. serious. severe. dignified. slow. dull. not fast. slow moving. lazy. strong. indigestible. unwholesome. oppressive. repressive. sharp. foul. serious minded. arduous. back-breaking. bovine. burdensome. deliberate. desperate. drudge. drudgery. grave. grievous. hulking. nasty. onerous. ponderous. rich. slack. sluggish. stodgy. strenuous. tardy. torpid. unwieldy.
  11. ağır ne demek (en) Heavy. weighty. ponderous. not quick. slow. serious. grave. severe. reserved. hard. dull. earnest. too rich. difficult to digest. cumbersome. deep. dense. dilatory. easy. flat footed. high. hulking. inert. languid. lazy. massive. oppressive.

sanayi (nedir)

  1. Ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, endüstri.
  2. Bk. işleyim
  3. Yeni teknolojileri uygulamadaki tavırları ve yasal durumları ne olursa olsun büyük, küçük ve orta ölçekli işletmelerin gerçekleştirdikleri her türlü iktisadi etkinlik.
  4. sanayi ne demek (en) Industry. manufacturing trade. zoning law. (sadece ingilizce sonuçlar)
  5. sanayi ne demek (en) Industry

sanay (nedir)

  1. San-ay.

üretim (nedir)

  1. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle doğal çevrelerini değiştirmeleri, istihsal, tüketim karşıtı.
  2. Bu etkinlikler sonucu elde edilen nesneler.
  3. İnsanın topraktan, doğanın her türlü kaynak ve güçlerinden kendine yararlı ürünler elde etmesi, bunları işleyerek gereksinim duyduğu özdek ve nesneler durumuna koyması, çoğaltması işi.
  4. Mal ve hizmetleri bir dizi işlemden geçirerek biçim, zaman ve mekân boyutuyla faydalı hale getirmek veya faydalılıklarını artırmaya yönelik her türlü etkinlik.
  5. üretim ne demek (en) Production. manufacture. output. generation. outturn. procurement. turnout. (sadece ingilizce sonuçlar)
  6. üretim ne demek (en) Generation. making. output. production.
  7. üretim ne demek (en) Production. business corporation. manufacture. manufacturing. marginal analysis. output. outturn.
  8. üretim ne demek (en) Production
  9. üretim ne demek (fr) Production

araç (nedir)

  1. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
  2. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.
  3. Bir şeye ulaşmak, bir şeyi elde etmek için yararlanılan kimse veya şey.
  4. Taşıt
    Örnek: Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü. H. Taner
  5. Bir sonuca ulaşmak için kullanılan şey.
  6. Bir işin yapılmasında, bir makinenin, bir motorun sökülmesi, takılması, ayarı ya da işletilmesinde kullanılan aletlerden her biri.
  7. Bir özdeği etkileyerek onda değişikliğe yol açan özdek ya da kuvvet.
  8. araç ne demek (en) Vehicular. vehicle. means. appliance. tool. instrument. facility. implement. medium. organ.
  9. araç ne demek (en) Appliance. medium. organ. transport. vehicle.
  10. araç ne demek (en) Instrument. tool. vehicle. means. appliance. implement. medium. organ.
  11. araç ne demek (en) Tool
  12. araç ne demek (al) Werkzeug
  13. araç ne demek (fr) Outil


BİS
Başında, içinde, sonunda "ağır sanayi" geçen kayıtlar (hepsine bakın)




Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 24.1.031
Bunları kaçırmayın!