|
ağır ceza görmek
-
Get it in the neck
-
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı.
-
Değeri çok olan, gösterişli
-
Çapı, boyutları büyük.
-
Çetin, güç
Örnek:
Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu. F. F. Tülbentçi
-
Tehlikeli, korkulu, vahim.
-
Sıkıntı veren, bunaltıcı.
-
Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı
-
Ağırbaşlı, ciddi
-
Heavy. heavyweight. hard. weighty. serious. severe. dignified. slow. dull. not fast. slow moving. lazy. strong. indigestible. unwholesome. oppressive. repressive. sharp. foul. serious minded. arduous. back-breaking. bovine. burdensome.
-
Heavy. heavyweight. hard. weighty. serious. severe. dignified. slow. dull. not fast. slow moving. lazy. strong. indigestible. unwholesome. oppressive. repressive. sharp. foul. serious minded. arduous. back-breaking. bovine. burdensome. deliberate. desperate. drudge. drudgery. grave. grievous. hulking. nasty. onerous. ponderous. rich. slack. sluggish. stodgy. strenuous. tardy. torpid. unwieldy.
-
Heavy. weighty. ponderous. not quick. slow. serious. grave. severe. reserved. hard. dull. earnest. too rich. difficult to digest. cumbersome. deep. dense. dilatory. easy. flat footed. high. hulking. inert. languid. lazy. massive. oppressive.
-
Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.
-
Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım
Örnek:
... kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Anayasa
-
Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı devletin koyduğu sınırlama.
-
Criminal. penal. punitive. punishment. penalty. fine. correction. forfeit. infliction. pain. recompense. retribution.
-
Correction. discipline. forfeit. infliction. payoff. penalty. penance. punishment. sanction. fine.
-
Penalty. punishment. retribution. discipline. infliction. lacing. rap. recompense. rod.
-
Punishment, penalty
-
İmposition
-
Sconce
-
Peine
-
Bk. ödek
-
Bk. poliçe
-
Suspension
-
Kural dışı, yakışıksız bir davranışta bulunan ayaktopu oyuncusuna verilen, oyuncunun para vermesini gerektiren ya da onu belirli bir zaman, kimi kez de ömür boyu oynamaktan uzaklaştıran karşılık.
-
Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek
Örnek:
Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. A. Gündüz
-
Anlamak, kavramak, sezmek
Örnek:
Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin. R. E. Ünaydın
-
Yanına gidip konuşmak.
-
Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek.
-
Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak
Örnek:
Hangi memlekete gitsek, resmî makamlar kadar halkın da rağbetini görürdük. F. R. Atay
-
Yapmak, etmek.
-
Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak.
-
Almak.
-
See. observe. spot. view. catch sight of. get sight of. consider. wake to. waken. sight. see into. behold. experience. espy.
-
Behold. catch. distinguish. espy. experience. know. look. perceive. place. recognize. remember. see. sight. spot. square. tip. treat. view.
-
To see. to see and recognize. to spot. to recognize. to realize. to consider. to judge. to regard. to experience. to live through. to perform. to pay. to receive from another. to face (in the direction of.
-
Transact
-
Anlamak, kavramak, bir şeyi anlamak, bir şeyin farkına varmak; cezasını çekmek
-
Yavru, hayvan yavrusu.
-
(Got,
-
Yakalamak
-
Götürmek
-
Hazırlamak
-
Yaptırmak
-
Sebep olmak
-
(Netice
-
Ögrenmek
-
(Hastalığa) (hastalığa) tutulmak, olmak
-
Bağlantı kurmak
-
(Trene) (trene) yetişmek
-
Gebe bırakmak (gen
-
Almak, edinmek, elde etmek, ele geçirmek; satın almak; getirmek, götürmek; varmak, gelmek; kazanmak; yapmak; idrak etmek; kavramak, canına okumak; öldürmek; açığını bulmak
-
(Eski
-
Ne kadar, o kadar (mukayese sıfatlarından evvel)
-
Belirli durumlarda isimden önce kullanılır: The mail hasn´t come yet. Posta henüz gelmedi. Where´s the school? Okul nerede? Which of you´s the boss? Hanginiz patron? The more I get to know them the better I like them. Onları tanıdıkça daha çok seviyorum.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|