Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ağır küre nedir, ağır küre ne demek (ağır küre nnd)

ağır küre nedir, ağır küre ne demek?

ağır küre

  1. Yer yuvarlağının, yoğunluğu ve katılığı çok olan bölümü, barisfer.

ağır (nedir ne demek)

  1. Tartıda çok çeken, hafif karşıtı.
  2. Değeri çok olan, gösterişli
  3. Çapı, boyutları büyük.
  4. Çetin, güç
    Örnek: Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu. F. F. Tülbentçi
  5. Tehlikeli, korkulu, vahim.
  6. Sıkıntı veren, bunaltıcı.
  7. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı
  8. Ağırbaşlı, ciddi
  9. Hafif olmayan.
  10. Miktarca çok olan.
  11. Ağır asitler: Sülfürik, Hidroklorik ve Nitrik asitler gibi büyük miktarlarda kullanılan.
  12. Ağır Kimyasal maddeler: Klor alkali, sülfürik ve nitrik asitler gibi büyük miktarda üretilen kimyasal maddeler.
  13. Ağır Hidrojen: bk. döteryum (D).
  14. Ağır Metal: bağıl yoğunluğu 4'den büyük olan ve periyodik çizelgenin alt yarısında yer alan metaller.
  15. Ağır Spar: Barit (BaSO4).
  16. Ağır Su: Döteryum oksit (D2O).
  17. (en) Heavy.
  18. (en) Heavyweight.
  19. (en) Hard.
  20. (en) Weighty.
  21. (en) Serious.
  22. (en) Severe.
  23. (en) Dignified.
  24. (en) Slow.
  25. (en) Dull.
  26. (en) Not fast.
  27. (en) Slow moving.
  28. (en) Lazy.
  29. (en) Strong.
  30. (en) İndigestible.
  31. (en) Unwholesome.
  32. (en) Oppressive.
  33. (en) Repressive.
  34. (en) Sharp.
  35. (en) Foul.
  36. (en) Serious minded.
  37. (en) Arduous.
  38. (en) Back-Breaking.
  39. (en) Bovine.
  40. (en) Burdensome.
  41. (en) Deliberate.
  42. (en) Desperate.
  43. (en) Drudge.
  44. (en) Drudgery.
  45. (en) Grave.
  46. (en) Grievous.
  47. (en) Hulking.
  48. (en) Nasty.
  49. (en) Onerous.
  50. (en) Ponderous.
  51. (en) Rich.
  52. (en) Slack.
  53. (en) Sluggish.
  54. (en) Stodgy.
  55. (en) Strenuous.
  56. (en) Tardy.
  57. (en) Torpid.
  58. (en) Unwieldy.
  59. (en) Not quick.
  60. (en) Reserved.
  61. (en) Earnest.
  62. (en) Too rich.
  63. (en) Difficult to digest.
  64. (en) Cumbersome.
  65. (en) Deep.
  66. (en) Dense.
  67. (en) Dilatory.
  68. (en) Easy.
  69. (en) Flat footed.
  70. (en) High.
  71. (en) İnert.
  72. (en) Languid.
  73. (en) Massive.
  74. (fr) Lourd

küre (nedir ne demek)

  1. Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim.
  2. Yeryüzü, dünya
    Örnek: Ben de yıldızlar gibi, küre gibi, ben de yalnız ve herkese uzaktım. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Madenci ocağı, maden fırını.
  4. Bk. yuvar , yuvarlak
  5. Bk. yuvar
  6. (en) Sphere.
  7. (en) Ball.
  8. (en) Globe.
  9. (en) The earth.
  10. (en) The world.
  11. (en) Ball of soil.
  12. (fr) Sphére

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Landmark.
  14. (en) Point.
  15. (en) Spot of land.
  16. (en) World.
  17. (en) Floor space.
  18. (en) Land.
  19. (en) Lieu.
  20. (en) Premises.
  21. (en) Footing.
  22. (en) Whereabouts.
  23. (en) Glebe.
  24. (en) Ground.
  25. (en) Locale.
  26. (en) Locality.
  27. (en) Location.
  28. (en) Locus.
  29. (en) Mother earth.
  30. (en) Place.
  31. (en) Position.
  32. (en) Post.
  33. (en) Quarter.
  34. (en) Room.
  35. (en) Seat.
  36. (en) Site.
  37. (en) Situation.
  38. (en) Situs.
  39. (en) Slot.
  40. (en) Space.
  41. (en) Spot.
  42. (en) Stand.
  43. (en) Standing.
  44. (en) Station.
  45. (en) Stead.
  46. (en) Terrain.
  47. (en) Ubiety.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much.
  4. (en) Many.
  5. (en) Very.
  6. (en) Awfully.
  7. (en) Badly.
  8. (en) Considerably.
  9. (en) Copious.
  10. (en) Dearly.
  11. (en) Dreadfully.
  12. (en) Too much.
  13. (en) Too many.
  14. (en) Bountiful.
  15. (en) Devilish.
  16. (en) Downright.
  17. (en) Galore.
  18. (en) Great.
  19. (en) Handsome.
  20. (en) İnfinite.
  21. (en) Like blazes.
  22. (en) Perfectly.
  23. (en) Power of.
  24. (en) Profu.
  25. (en) Plenty.
  26. (en) Plentiful.
  27. (en) Good.
  28. (en) Fair.
  29. (en) Like hell.
  30. (en) Deadly.
  31. (en) Heavy.
  32. (en) Abounding.
  33. (en) Abundant.
  34. (en) Affluent.
  35. (en) Ample.
  36. (en) Countless.
  37. (en) Dead.
  38. (en) Exuberant.
  39. (en) Hearty.
  40. (en) Hell of.
  41. (en) Helluva.
  42. (en) İnnumerable.
  43. (en) Lavish.
  44. (en) Multitudinous.
  45. (en) Numerous.
  46. (en) Piping.
  47. (en) Plenteous.
  48. (en) Precious.
  49. (en) Eminently.
  50. (en) Enormously.
  51. (en) Exceedingly.
  52. (en) Excess.
  53. (en) Extreme.
  54. (en) Extremely.
  55. (en) Full.
  56. (en) Greatly.
  57. (en) Hard.
  58. (en) Heartily.
  59. (en) Highly.
  60. (en) Hugely.
  61. (en) İmmensely.
  62. (en) Jolly.
  63. (en) Large.
  64. (en) Madly.
  65. (en) Manifold.
  66. (en) Most.
  67. (en) Multiple.
  68. (en) Myriad.
  69. (en) Positively.
  70. (en) Power.
  71. (en) Profoundly.
  72. (en) Profuse.
  73. (en) Rich.
  74. (en) Roaring.
  75. (en) Simply.
  76. (en) Soaking.
  77. (en) Sorely.
  78. (en) Stinking.
  79. (en) Substantially.
  80. (en) Such.
  81. (en) Terribly.
  82. (en) Terrifically.
  83. (en) Umpteen.
  84. (en) Uncommonly.
  85. (en) Unduly.
  86. (en) Unusually.
  87. (en) Vast.
  88. (en) Vastly.
  89. (en) Whacking.
  90. (en) Wildly.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015