|
ağıl vergisi
-
Osmanlılarda koyun ve keçi sürülerinin barındıkları ağıl için hayvan sahiplerince toprak sipahisine ödenen yıllık vergi.
-
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer
Örnek:
Bir keçi kokusu sarmış ağıllarda çobanlarla arkadaş oldum. S. F. Abasıyanık
-
Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker, ayla, hale.
-
Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
-
1. Duyarkatın üzerine gelen ışığın tabana çarpıp yansıyarak aynı duyarkatı ikinci kez etkilemesinden doğan ve görüntülerdeki çok ışıklı nesneleri çevreleyen ışıklı teker
-
Fosforlu özdeklerin bulunduğu bazı alıcı ışıtaçlarından dolayı televizyon görüntülerinde ortaya çıkan aynı durum.
-
Halo, halation
-
Sheep fold. sheep pen. fold. halation. aureola. aureole. compound. corral. cot. cote. hovel. lair. pen. pinfold. pound. stockyard. yard.
-
Barn. fold. halo. pen. sheep-fold. halo hale.
-
Fold. pen for cattle. halo. cattleguard. corona. cote. pen. pound.
-
Lichthof
-
Halo, halation
-
Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
Örnek:
Önce vergiyi kolay tahsil etmenin vesilesini hazırlasınlar. B. Felek
-
Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik
Örnek:
Ne de olsa sapasağlam bir kır çocuğuydum o sıralar, şehirlilere vergi incelikleri öğrenmemiş, bozulmamıştım. A. İlhan
-
Çeşitli ülkelerde, almaç iyelerinden belirli sürelerde vergi biçiminde alınan para. (Örnek olarak Türkiye'de, almacın bulunduğu yerin nüfusuna ve almacın kullanılma amacına göre "Televizyon yıllık ruhsat ücreti" adı altında, değişen bir para alınır).
-
Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.
-
Television licence fee
-
Assessment. duty. excise. gabelle. imposition. impost. scot. tax. dues.
-
Duty. impost. tax. taxation. tribute. gift. talent. present.
-
Contribution. duty. imposition. impost. tax. tribute. assessment. levy. toll. title. surtax. apanage. charge. cloud on title. tallage. taxation.
-
Fernsehgebühr
-
Redevance, tqxe de télévision
-
Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries).
-
Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse.
-
Göğüsle giysi arası.
-
Kollar arası, kucak
Örnek:
Ninem bizde bulunduğu zamanlar onun koynundan başka bir yerde yattığımı hiç bilmem. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Koruyucu, şefkatli çevre.
-
Bk. evcilkoyun
-
Sheep. ewe. bosom. arms.
-
Bosom. sheep. breast. arms. embrace.
-
Bosom. sheep. breast. buck.
-
Geviş getirenlerden, eti, sütü, derisi ve kılı için yetiştirilen, memeli evcil hayvan (Capra hircus).
-
Bu hayvanın dişisi.
-
İnatçı.
-
Bk. evcilkeçi
-
Stubborn person. goat.
-
Goat. obstinate. stubborn.
-
Goat. pollard.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|