Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ağılı böcek nedir, ağılı böcek ne demek, ağılı böceğin anlamı (ağılı böcek nnd)

ağılı böcek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ağılı böcek

  1. Karafatma.

ağılı (nedir ne demek)

  1. İçinde ağı bulunan, zehirli.
  2. Bir canlı ya da cansız özdek üzerinde ağı etkisi yapan (özdek).
  3. (en) Poisonous. venomous.

ağıl (nedir ne demek)

  1. Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer
    Örnek: Bir keçi kokusu sarmış ağıllarda çobanlarla arkadaş oldum. S. F. Abasıyanık
  2. Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker, ayla, hale.
  3. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
  4. 1. Duyarkatın üzerine gelen ışığın tabana çarpıp yansıyarak aynı duyarkatı ikinci kez etkilemesinden doğan ve görüntülerdeki çok ışıklı nesneleri çevreleyen ışıklı teker
  5. Fosforlu özdeklerin bulunduğu bazı alıcı ışıtaçlarından dolayı televizyon görüntülerinde ortaya çıkan aynı durum.
  6. (en) Halo, halation
  7. (en) Sheep fold. sheep pen. fold. halation. aureola. aureole. compound. corral. cot. cote. hovel. lair. pen. pinfold. pound. stockyard. yard.
  8. (en) Barn. fold. halo. pen. sheep-fold. halo hale.
  9. (en) Fold. pen for cattle. halo. cattleguard. corona. cote. pen. pound.
  10. (al) Lichthof
  11. (fr) Halo, halation

böcek (nedir ne demek)

  1. Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere.
  2. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 cm kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı.
  3. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar
    Örnek: Artık onun yalnızca bir böcek ısırığı olduğunu düşünüyordum. O. Pamuk
  4. Bk. lângust
  5. Ler sınıfına bağlı eklembacaklıların ortak adı. (Tanıma uymayan ve dilimize yanlış olarak yerleşen sözcükler de vardır: Sümüklüböcek, uyuzböceği, tespihböceği v. b.)
  6. (en) İnsect. bug. beetle. crawler. lobster.
  7. (en) Bug. insect. beetle. bug haşere. crayfish.
  8. (en) İnsect. beetle. blight. bug.
  9. (en) İnsect
  10. (al) Kerbtier
  11. (fr) İnsecte
  12. (la) İnsectum

langust (nedir ne demek)

  1. Kabuklulardan, makasları olmaması, duyargalarının daha uzun ve güçlü olmasıyla ıstakozdan ayrılan, eti için avlanan bir deniz hayvanı (Palinurus vulgaris).
  2. Kabuklular (Crustacea) sınıfının, on ayaklılar (Decapoda) takımından, 30-40 cm kadar uzunlukta, ikinci duyargaları vücut boyundan daha uzun, karapaksının üstü diken ve tüylerle kaplı, yenen bir eklem bacaklı cinsi. Böcek.
  3. (en) Spiny lobster
  4. (fr) Langouste
  5. (la) Palinurus vulgaris

karafatma (nedir ne demek)

  1. Kın kanatlılardan, böcek, kurt ve sümüklü böceklerle beslenen, tarıma yararlı, parlak siyah renkli bir böcek, ağılı böcek (Carabus).
  2. Ların örnek türü sayılan ve başka böcekleri yeme alışkanlığı dolayısıyle tarım için yarar da sağlayan, parlak siyah renkli böcek.
  3. (en) Blackbeetle.
  4. (fr) Carabe
  5. (la) Carabus granulatus

içinde (nedir ne demek)

  1. Süresince, zarfında
    Örnek: Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
  2. Ortamında
    Örnek: Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz. F. R. Atay
  3. ... ile dolu bir biçimde.
  4. (en) İncluded. in. inside of. within. inly. therein. in. inside. within. among. amongst. sub.
  5. (en) İncluded. in. inside of. within. inly. therein. inside. among. amongst. sub.
  6. (en) İn. inside. within (a limit. under (circumstances. all. full of. having.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük