|
ağılı böcek
-
İçinde ağı bulunan, zehirli.
-
Bir canlı ya da cansız özdek üzerinde ağı etkisi yapan (özdek).
-
Poisonous. venomous.
-
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer
Örnek:
Bir keçi kokusu sarmış ağıllarda çobanlarla arkadaş oldum. S. F. Abasıyanık
-
Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker, ayla, hale.
-
Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
-
1. Duyarkatın üzerine gelen ışığın tabana çarpıp yansıyarak aynı duyarkatı ikinci kez etkilemesinden doğan ve görüntülerdeki çok ışıklı nesneleri çevreleyen ışıklı teker
-
Fosforlu özdeklerin bulunduğu bazı alıcı ışıtaçlarından dolayı televizyon görüntülerinde ortaya çıkan aynı durum.
-
Halo, halation
-
Sheep fold. sheep pen. fold. halation. aureola. aureole. compound. corral. cot. cote. hovel. lair. pen. pinfold. pound. stockyard. yard.
-
Barn. fold. halo. pen. sheep-fold. halo hale.
-
Fold. pen for cattle. halo. cattleguard. corona. cote. pen. pound.
-
Lichthof
-
Halo, halation
-
Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere.
-
Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 cm kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı.
-
Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar
Örnek:
Artık onun yalnızca bir böcek ısırığı olduğunu düşünüyordum. O. Pamuk
-
Bk. lângust
-
Ler sınıfına bağlı eklembacaklıların ortak adı. (Tanıma uymayan ve dilimize yanlış olarak yerleşen sözcükler de vardır: Sümüklüböcek, uyuzböceği, tespihböceği v. b.)
-
İnsect. bug. beetle. crawler. lobster.
-
Bug. insect. beetle. bug haşere. crayfish.
-
İnsect. beetle. blight. bug.
-
İnsect
-
Kerbtier
-
İnsecte
-
İnsectum
-
Kabuklulardan, makasları olmaması, duyargalarının daha uzun ve güçlü olmasıyla ıstakozdan ayrılan, eti için avlanan bir deniz hayvanı (Palinurus vulgaris).
-
Kabuklular (Crustacea) sınıfının, on ayaklılar (Decapoda) takımından, 30-40 cm kadar uzunlukta, ikinci duyargaları vücut boyundan daha uzun, karapaksının üstü diken ve tüylerle kaplı, yenen bir eklem bacaklı cinsi. Böcek.
-
Spiny lobster
-
Langouste
-
Palinurus vulgaris
-
Kın kanatlılardan, böcek, kurt ve sümüklü böceklerle beslenen, tarıma yararlı, parlak siyah renkli bir böcek, ağılı böcek (Carabus).
-
Ların örnek türü sayılan ve başka böcekleri yeme alışkanlığı dolayısıyle tarım için yarar da sağlayan, parlak siyah renkli böcek.
-
Blackbeetle.
-
Carabe
-
Carabus granulatus
-
Süresince, zarfında
Örnek:
Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
-
Ortamında
Örnek:
Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz. F. R. Atay
-
... ile dolu bir biçimde.
-
İncluded. in. inside of. within. inly. therein. in. inside. within. among. amongst. sub.
-
İncluded. in. inside of. within. inly. therein. inside. among. amongst. sub.
-
İn. inside. within (a limit. under (circumstances. all. full of. having.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|