|
ağı
-
Zehir.
-
1- Bir organizmayı tedirgin eden ya da öldüren özdek. 2- Bir metal ya da alaşımın niteliğini bozan özdek. 3- Bir tezgenin etkinliğini azaltan ya da yok eden özdek.
-
Network of.
-
Poison. venom zehir.
-
Venom.
-
Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem
Örnek:
Evvela bir yumruk vurdu sersemledim, sonra ağzıma bilmediğim bir zehir tıktı, işte bu zehirle bayıldım. F. R. Atay
-
Büyük üzüntü, acı, keder, sıkıntı
Örnek:
Dünya ile küsmüş, içi zehir dolu olarak yaşamıştı bütün gençliğini. N. Cumalı
-
Hücrelere ve yaşayan dokulara kimyasal ya da biyokimyasal nitelikte zararlar veren her türlü madde. Zehrin en tipik özelliği bu zararlı etkisini en küçükdozlarda bile göstermesidir.
-
Hemlock. poison. venom.
-
Poison. potion. poison ağı.
-
Poison. venour. bane.
-
Rahatı, huzuru kaçmış, bizar
Örnek:
Herkes tedirgin, kuruntulu ve heyecanlı idi. T. Buğra
-
Uneasy. perturbed. irritated. agitated. doubtful. bothersome. obsessed. solicitous. in a lather.
-
Anxious. uneasy. upset. disquieted. troubled. grumbling. restless. discontented.
-
İll at ease. uneasy. uncomfortable. apprehensive. worried. anxious. edgy. tense. nervous. on the jump. jumpy. on a knife edge. scared. troubled.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|