|
açkı
-
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah.
-
Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
-
Anahtar ve her türlü açma aracı.
-
Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç.
-
Polish. glaze. opener. a device for opening things. key.
-
Key
-
Schlüssel
-
Clef
-
Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.
-
Uzbilimsel olarak iki boyutla gösterilen, bir özdeğin bir evresini öteki evrelerinden ya da başka özdekerden ayıran sınır yüzü.
-
Uzbilimsel olarak iki boyutla gösterilen, bir özdeğin bir evresini öteki evrelerinden ya da başka özdekerden ayıran sınır yüzü.
-
Yan yana çatılarak bezemin çeperlerini ortaya çıkaran, üzerlerine kontrplak çakılmış değişik boydaki çerçevelerden oluşan parçalar.
-
Flat
-
Surface. face. plane. superficies. surface.
-
Level. surface. plane satıh.
-
Level. surface.
-
Face
-
Wand
-
Fläche
-
Châssis
-
Face
-
Üstünde
Örnek:
Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir. R. E. Ünaydın
-
... ile ilgili, üzerine
-
Super-. above. on. over. upon.
-
On. upon.
-
Over. upon.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|