Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > açgözlü nedir, açgözlü ne demek, açgözlüın anlamı, ingilizcesi (açgözlü nnd)

açgözlü nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






açgözlü

  1. Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, gözü aç, doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, cam göz, tokgözlü karşıtı
    Örnek: Bir sürü dedikodudan çekindim, eksik olmasın muhtar pek açgözlü değilmiş. A. Gündüz
  2. (en) Covetous. avid. greedy. insatiable. acquisitive. esurient. glutton. grasping. hoggish. open-mouthed. piggish. piglike. rapacious. ravenous. voracious. vulturine. vulturous. wolfish. grabber.
  3. (en) Acquisitive. avaricious. gluttonous. grasping. greedy. implacable. importunate. insatiable. rapacious. covetous.
  4. (en) İnsatiable. overgreedy. eager. covetous. avid. voracious. edacious. acquisitive. gluttonous. grasping. insatiate. rapacious. ravenous.

mala (nedir ne demek)

  1. Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, üstten tahta saplı, duvarcı ve sıva aracı, sürgü.
  2. Az miktardaki harcın karılmasında, istenen yere konmasında ve yüzeyinin düzgünleştirilmesinde kullanılan aygıt.
  3. Bk. mala
  4. (en) Trowel. float. spatula. spud.
  5. (en) Trowel.
  6. (en) Evils; wrongs; offenses against right and law.
  7. (en) A wool cord with knots used as an aid to prayer or meditation.
  8. (en) Garland; also rosary.
  9. (en) A rosary with 108 beads.
  10. (en) A string of beads used as an aid for mantra repetition Also, such a string of beads worn as a token of one's guru Some believe that a mala can also protect the one who wears it. vt: must, to be obliged.
  11. (en) Mala. the arch of bone beneath the eye that forms the prominence of the cheek.

doymak (nedir ne demek)

  1. İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak
    Örnek: Ben biraz zeytin, biraz patates, biraz da yemişle doyarım. B. Felek
  2. Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak.
  3. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak.
  4. (en) Be sated with.
  5. (en) To eat one's fill. to be full. to be satisfied. to be saturated.
  6. (en) To eat one's fill. to be full up. to be satisfied. to be saturated with. to eat to one's fill.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük