Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > aç nedir, aç ne demek, açın anlamı, ingilizcesi (aç nnd)

aç nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






  1. Yemek yemesi gereken, tok karşıtı
  2. Yiyecek bulamayan kimse
    Örnek: Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Gözü doymaz, haris.
  4. Çok istekli, hevesli.
  5. Karnı doymamış olarak
    Örnek: Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. O. Kemal
  6. Bk. ayrıntı çekimi.  
  7. (en) Hungry. covetous. empty. unfed. esurient. greedy for. hollow. ravenous. starveling.
  8. (en) Empty. famished. hungry. peckish.
  9. (en) Hungry. covetous. greedy. insatiable. hollow.

yemek (nedir ne demek)

  1. Yeme, karın doyurma işi
    Örnek: Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni. N. Cumalı
  2. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam.
  3. Günün belli saatlerinde yenilen besin
    Örnek: Yemek ya kahvaltıda ya da yemekte yenir. Arada bir şey yenmez. H. Taner
  4. Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama
    Örnek: Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu. F. R. Atay
  5. Ağızda çiğneyerek yutmak
    Örnek: Adam o kadar çabuk yiyor ki, hizmetçi ekmek yetiştiremiyor. B. Felek
  6. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek
    Örnek: Necla onun böyle kendinden geçercesine çalıştığını gördükçe üzüntüden tırnaklarını yiyor. H. Taner
  7. Isırmak.
  8. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak.
  9. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak
    Örnek: Kendini topladı ama, fena yerinden gagayı yedi sanırım... M. Ş. Esendal
  10. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek.
  11. Harcamak, tüketmek, bitirmek
    Örnek: Mirası sen yedin, zahmeti ben çekiyorum, diye latife ediyordu. M. Ş. Esendal
  12. Yasal yoldan cezalandırılmak.
  13. Yemek yeme, karın doyurma işi
  14. (en) Chow. dinner. dish. eat. food. grub. meal. repast. scoff. scran. crop. eat. ingest.
  15. (en) Abrade. board. course. crop. dinner. dish. eat. eats. erode. feed. food. grub. have. keep. partake. repast. swallow. table. meal. to eat. to consume. to accept.
  16. (en) To eat. to spend recklessly. to corrode. to consume.

yeme (nedir ne demek)

  1. Yiyecek.
  2. Yemek işi
  3. (en) Eating. food. board and lodging. free board and lodging. feed.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük