Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > açıklama cümlesi nedir, açıklama cümlesi ne demek (açıklama cümlesi nnd)

açıklama cümlesi nedir, açıklama cümlesi ne demek?

açıklama cümlesi

  1. Bir önceki cümleyle bağlantı kuran yani, demek ki, öyle ki vb. bağlayıcılarla başlayan, söz konusu duygu veya düşünceyi bütünleyen cümle.
  2. Ana cümlede anlatılmak istenen duygu ve düşünceyi daha çok açıklamak ve pekiştirmek için kullanılan cümle veya cümleler.açıklama cümlesi, bir önceki cümleye yani, öyle ki, demek ki gibi sonuç ve açıklama bağlantısı kuran kelimeler ile de bağlanabilir. Köylüler kış aylarını ocak başında aylak geçirirken kasabaya kağnı yükleriyle odun çekiyor, sözün kısası dev gibi çalışıyordu (K. Tahir, Köyün Kamburu, s. 11). Seferberlik olmasa, biz bu ekinden bu kadar daha alırdık Hafız oğlum, dedi, alırdık da koyacak yer bulamazdık. (K. Tahir, göst. e., s.260). Her zamanki gibi ilk anlaşılmamazlık burada da görüldü, yüzler hayret içinde kırıştı (R. H. Karay, Memleket Hikâyeleri, s. 132). Ama gene sanat olmuyor, sanata benzer bir şey oluyor, yani muvazi gidiyorlar (A.H. Tanpınar, Huzur, s. 164). Nihayet yavaş yavaş yüreğini rahatlandıran karşılığı buldu: Nedimeyi İhsan adam etmişti. Çerkes dadıyı da makinist oğlu …Yani onlara, gece gündüz anlıyacakları dille uğraşmışlar, bıkmadan, usanmadan, kızıp darılmadan söylemişlerdi” (K. Tahir, Esir Şehrin İnsanları, s. 283). İyi anlamadığımı görünce: Yani, parasız devlet talebesi oldum, dedi. (R.N. Güntekin, Miskinler Tekkesi, s. 183.). Türkiyemizde bugün her iki parti de hem iktidarda hem de muhalefette bulunmuşlardır. Yani, her iki partinin muhtelif zihniyetlerini, politikanın her iki kutbunda görüyor ve serinkanlılıklarını ölçmek imkânına malik bulunuyoruz. (Bediî Faik, Efendime Söyliyeyim, s. 86). Bir daha yapmam diye bağırdıkça benim dizlerimin bağı çözülüyordu, düşeceğim sanıyordum (A. Rasim, Falaka s. 112). Tren hızını düşürüyordu; istasyona giriyordu (T. Buğra, Yalnızlar. s. 147). O zamana kadar yapmadığı bir şeyi yaptı; çay ısmarladı (T. Buğra, göst.e. s. 105). İkinci Kosova’dan sonra o zamanın en büyük ordu kudreti olan Macaristan, artık kendi varlığını müdafaaya geçmişti. Demek ki fethin saati çalmıştı (Y. Kemal Beyatlı, Aziz İstanbul, s. 40). Fakat bugün uzun bir cenk, bir esaret ve felâket devresinden sonra İstanbul’a dönüp de yarı sakat, işsiz, parasız kalınca ve bütün malını, eşyasını elinden çıkarıp bir dilim ekmeğe muhtaç bir hale düşünce bu vakayı ve Yahudinin mânalı sözlerini hatırlamış, nihayet işte gelip fırçanın kıymetini sormuştu. Demek beş paralık bir değeri yoktu ha… (R. H. Karay, Memleket Hikâyeleri; Garip Bir Hediye, s. 136). Bu şekil, ben hiçbir vakit zihnimde hayatıma verecek kat’î bir karar düşünmedim ve düşünmeğe niyetim yok. Demek ki, senin beklediğin tarzda bende bir karar yok. (H. E. Adıvar, Handan, s. 10). Bu sözleri, bu bilgiç edayı, bu bir küçük çocuga yakışmıyacak heyecanlarla değişip karışan küçük çehreyi hiç sevmemiştim. Demek ki, ben yanılmış değilim (R. N. Güntekin, Miskinler Tekkesi, s. 178). Yine, deli eniştemiz gayet kıskançtı. Öyle ki, bu huyunu meydana koymaktan bile çekinmezdi. (A.Ş. Hisar, Çamlıcadaki Eniştemiz, s. 127). O gece, ilk defa olarak ağzımdan dökülüvermişti. Öyle ki, söyledikten sonra ben de sözümün isabetine şaşakaldım (Y. K. Karaosmanoğlu, Atatürk, s. 105). Onunla başbaşa oldukları veya yalnız onunla meşgul olduğu zamanlardaki gibi düşünmüyor yaşamıyordu. Öyle ki, kışın ortasına doğru kendisini hakikaten bu ruh dağınıklığına alışmış buldu (A.H. Tanpınar, Huzur, s. 278).
  3. (en) Apposition.
  4. (fr) Apposition

açıklama (nedir ne demek)

  1. Açıklamak işi, açıklayış, izah
  2. Bir filmin görüntüleriniaçıklamak amacıyla yapılan konuşma.
  3. Bir konuyu, bir olayı, bir sorunu ilgili bilim ya da bilgi dalının kurallarına uyarak aydınlatma, çözümleme işi.
  4. (en) Explanation.
  5. (en) Statement.
  6. (en) Gloss.
  7. (en) Definition.
  8. (en) İndorsement.
  9. (en) Hearing.
  10. (en) Account.
  11. (en) Clarification.
  12. (en) Comment.
  13. (en) Commentary.
  14. (en) Declaration.
  15. (en) Direction.
  16. (en) Elucidation.
  17. (en) Endorsement.
  18. (en) Explication.
  19. (en) Exposition.
  20. (en) İllumination.
  21. (en) İllustration.
  22. (en) İnstruction.
  23. (en) Paraphrase.
  24. (en) Profession.
  25. (en) Assertion.
  26. (en) Disclosure.
  27. (en) İnterpretation.
  28. (en) Rationale.
  29. (en) Report.
  30. (en) Remark.
  31. (en) Revealing.
  32. (en) Demonstration.
  33. (en) Exemplification.
  34. (en) Declaratory clause.
  35. (en) Denunciation.
  36. (en) Exposé.
  37. (en) Legend.
  38. (al) Kommentar, Sprechtext, Sprechertext, Filmtext
  39. (fr) Commentaire

cümlesi (nedir ne demek)

  1. Hepsi
    Örnek: Cümlesi masanın başında koltuklara yerleştiler. E. E. Talu
  2. (en) Sentence, clause, proposition.

cümle (nedir ne demek)

  1. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce
    Örnek: Ben bu cümleyi üç defa okudum, hiçbir şey anlayamadım. B. R. Eyuboğlu
  2. Dizge, sistem.
  3. Bütün, hep.
  4. Herkes
    Örnek: Cümleye uzun ömürler dilerim. B. Felek
  5. Bk. küme
  6. (en) Sentence.
  7. (en) Clause.
  8. (en) Proposition.
  9. (en) System.
  10. (en) Group.
  11. (en) Phrase.

küme (nedir ne demek)

  1. Tümsek biçimindeki yığın.
  2. Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup
    Örnek: Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler. N. Nâzım
  3. Tomar.
  4. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek.
  5. Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk, lig.
  6. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri.
  7. Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk.
  8. Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak Ayaktopu Birliğince belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk.
  9. (en) Heap.
  10. (en) Pile.
  11. (en) Batch.
  12. (en) Crop.
  13. (en) Lump.
  14. (en) Troop.
  15. (en) Set.
  16. (en) Cluster.
  17. (en) Mass.
  18. (en) Group.
  19. (en) Tuft.
  20. (en) Conglomerate.
  21. (en) League.
  22. (en) Aggregate.
  23. (en) Aggregation.
  24. (en) Bank.
  25. (en) Clamp.
  26. (en) Cloud.
  27. (en) Clump.
  28. (en) Conglomeration.
  29. (en) Family.
  30. (en) Stack.
  31. (en) Congeries.
  32. (en) Flock.
  33. (al) Menge, Satz
  34. (fr) Ensemble

önceki (nedir ne demek)

  1. Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık.
  2. (en) Former.
  3. (en) The former.
  4. (en) Back.
  5. (en) Early.
  6. (en) İnitial.
  7. (en) Previous.
  8. (en) Prior.
  9. (en) Foregoing.
  10. (en) Antecedent.
  11. (en) Anterior.
  12. (en) Last.
  13. (en) Onetime.
  14. (en) Past.
  15. (en) Preceding.
  16. (en) Pristine.
  17. (en) Quondam.
  18. (en) Sometime.
  19. (en) Before.
  20. (en) Hereinabove.
  21. (en) Pre-.
  22. (en) Pro-.

öncek (nedir ne demek)

  1. Kadınların çalışma sırasında bellerine doladıkları peştemal. (Alayunt -Kütahya)
  2. Dikdörtgen biçiminde kadın iş önlüğü. (*Yalvaç -Isparta)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011