Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > açık poliçe nedir, açık poliçe ne demek, açık poliçenin anlamı, ingilizcesi (açık poliçe nnd)

açık poliçe nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






açık poliçe

  1. Eksik bilgileri sonradan tamamlanmak üzere düzenlenen poliçe.
  2. Gönderilecek malın çok ve çeşitli olduğu durumlarda eksik bilgiler sonradan tamamlanmak koşuluyla yapılan sigorta sözleşmesi.
  3. Bk. açık güvence ödeği
  4. (en) Blank bill. certificate of indebtedness issued before all the details are settled. declared policy. open policy.
  5. (en) Open cover

açık güvence ödeği (nedir ne demek)

  1. 1. Dokuncanın gerçekleşmesi anında değerlendirilecek ve niceliği o zaman yazılacak olan ödek. 2. Taşınan malların değeri sonladan bulunmak üzere, geçici tutar üzerinden düzenlenen ödek.
  2. (en) Open policy
  3. (fr) Police flottante

açık (nedir ne demek)

  1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    Örnek: Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
  2. Engelsiz.
  3. Örtüsüz, çıplak.
  4. Boş.
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
  6. Aralığı çok.
  7. Çalışır durumda olan
    Örnek: Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
  8. Kolay anlaşılır, vazıh
    Örnek: Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
  9. 1. Gelirin gideri karşılamaması durumu. 2. bk. gedik
  10. 1) sarîh. 2 ) alenî.
  11. Bk. açılma
  12. (en) Open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
  13. (en) Apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
  14. (en) On. open. deficit. offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
  15. (en) Deficit

poliçe (nedir ne demek)

  1. Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına veya bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri.
  2. Sigorta senedi.
  3. Bir alacaklının borçlusuna hitap ederek borcunu ödemesi için yazı ile gönderdiği ödeme emri.
  4. (en) Bill of exchange. policy. commercial paper.
  5. (en) Bill. draft. policy. bill of exchange. insurance policy.
  6. (en) Bill of exchange. policy. bill. draft. bill of exchange. insurance policy. blank bill. direct bill. exchanges. foreign items. letter of exchange.
  7. (en) Draft
  8. Polis, zabıta, inzibat, nöbet, güvenliğŸi sağŸlama

eksik (nedir ne demek)

  1. Bir bölümü olmayan, noksan, natamam.
  2. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat.
  3. Az
    Örnek: Arada can sıkıntısından doğma kavgalar da hiç eksik değil... R. N. Güntekin
  4. İhtiyaç duyulan şey
    Örnek: Aklı sıra bu eksiğini biraz olsun doldurmaya çalışıyor. H. Taner
  5. (en) Deficient. lacking. defective. incomplete. insufficient. short. missing. wanting. less. minus. imperfect. inadequate. incommensurate. incompetent. lame. ragged. scrimp. scrimpy. shy. sketchy. skimp. skimpy. short. out. deficiency. shortfall. gappy. m.
  6. (en) Deficient. lacking. defective. incomplete. insufficient. short. missing. wanting. less. minus. imperfect. inadequate. incommensurate. incompetent. lame. ragged. scrimp. scrimpy. shy. sketchy. skimp. skimpy. out. deficiency. shortfall. gappy. m. faulty. fragmentary. shortage. shortcoming. spotty.
  7. (en) Missing. absent. defective. deficient. incomplete. lacking. wanting. imperfect competition. imperfect. imperfect title. inadequate. insufficient. lame. meagre. rudimentary. scarce. short. spare. thin. weak.

bilgi (nedir ne demek)

  1. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
  2. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf
    Örnek: Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti. H. E. Adıvar
  3. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
  4. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler, malumat.
  5. Bilim.
  6. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.
  7. 1. Bireylerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba sarfederek elde ettiği olgular. 2. Bireylerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ulaştığı dışardan verilen olgular.
  8. Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey.
  9. 1. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni
  10. Renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni.
  11. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek. 2. Bilim.
  12. (en) İnformation
  13. (en) Knowledge. learning. cognizance. information. info. data. know-how. acquaintance. conveyance. dope. inside dope. gen. gleanings. griff. griffin. intelligence. line. lore. notice. report. savvy. word. instructions.
  14. (en) Data. fact. information. knowledge. learning. lore. report. science. snippet. steer. word.
  15. (en) İnfo. information. knowledge. acquirements. cognizance. data. dope. griff. intelligence. ken. know. know- how. known. known- how. learning. lore. notion. report.
  16. (en) 1. knowledge. 2. information
  17. (al) Information
  18. (al) Kenntnis
  19. (fr) İnformation

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük