Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > açık mektup nedir, açık mektup ne demek, açık mektubun anlamı, ingilizcesi (açık mektup nnd)

açık mektup nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






açık mektup

  1. Zarfı yapıştırılmamış mektup.
  2. Yazıldığı kimseye gönderilmeyip basın yoluyla açıklanan mektup.
  3. (en) Open letter.

açık (nedir ne demek)

  1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    Örnek: Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
  2. Engelsiz.
  3. Örtüsüz, çıplak.
  4. BoÅŸ.
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
  6. Aralığı çok.
  7. Çalışır durumda olan
    Örnek: Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
  8. Kolay anlaşılır, vazıh
    Örnek: Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
  9. 1. Gelirin gideri karşılamaması durumu. 2. bk. gedik
  10. 1) sarîh. 2 ) alenî.
  11. Bk. açılma
  12. (en) Open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
  13. (en) Apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
  14. (en) On. open. deficit. offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
  15. (en) Deficit

açılma (nedir ne demek)

  1. Çatlama.
  2. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama.
  3. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi.
  4. Açılmak işi.
  5. Bir grupta, sıraların cimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi.
  6. 1. Bir çekimin karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama çeşidi. Kararmanın karşıtı. TV
  7. Aynı sonucun televizyonda sağlananı.
  8. Açma
  9. (en) 1. fade-in (shot, light). 2. fade-up, fading up
  10. (en) Deployment.
  11. (en) Opening. fade-in. dehiscence çatlama.
  12. (en) Commentary. praphrasing. dissection. exposition. elucidation. explaining fully. confiding. deployment. development. fade in. fading in.
  13. (al) 1. Aufblende, Aufblendung, Leuchtblendung, Einblendung, Eröffnungsblende. 2. weiche Einblendung, Aufblende, Aufblendung

mektup (nedir ne demek)

  1. Bir şey haber vermek, sormak, istemek veya duyguları bildirmek için, birine çoğunlukla posta yoluyla gönderilen, zarfa konulmuş yazılı kâğıt, name
    Örnek: Mektubunda diyorsun ki gel gayri / Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım. B. S. Erdoğan
  2. (en) Letter. epistle. missive.
  3. (en) Letter. reminder. valentine.
  4. (en) Letter. chit. communication. epistle. lettergram. note paper. post book. postage book.

zarf   US UK (nedir ne demek)

  1. Kap, kılıf, sarma.
  2. İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese
    Örnek: Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler. A. Haşim
  3. İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap
    Örnek: Kenarları ezik bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi. R. Enis
  4. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç: Az yaşamıştı. Geç kalınca utandı gibi.
  5. Bk. belirteç
  6. Değiştirime uğramış bir dalganın en uç bölümlerini yani genliğin üst bölümlerini gösteren eğri.
  7. (en) Envelope
  8. (en) Adverbial. adverb. calyx. cartridge. cover. envelope. receptacle. sheath.
  9. (en) Adverb. envelope. case. cover. jacket. adverb belirteç.
  10. (en) A metallic cuplike stand used for holding a finjan. an ornamental metal cup-shaped holder for a hot coffee cup.
  11. (en) An ornamental metal cup-shaped holder for a hot coffee cup.
  12. (al) Hüllkurve
  13. (fr) Enveloppe
  14. Kahve fincanı zarfı.

basın (nedir ne demek)

  1. Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat
    Örnek: Bütün bildiklerimizden öteye İstanbul basını bize ne öğretebilirdi? Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.
  3. (en) Fourth estate.
  4. (en) The fourth estate. press. newspapers.
  5. LeğŸEn; kase; yalak; havza, havuz; kara ile çevrili liman, koy

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük