|
açık hava
-
Bulutsuz hava.
-
Bahçe, park gibi yapı dışı olan yer
Örnek:
Uçurtmalar biraz gök, açık hava ve rüzgâr ister. A. Ş. Hisar
-
Bk. dışarıda çevirim
-
Open air.
-
Open. outdoor. outdoors.
-
Open- air.
-
İşlik dışında, açık havada, doğal bezemler arasında gerçekleştirilen çalışma. İşlikte ya da içeride çevirimin karşıtı olarak kullanılır.
-
Location, on location, location shooting, outdoor shooting
-
Aussenauf nähme, Freilichtaufnahme, "Location"
-
Extérieurs, en extérieur, prise de vues en extérieur, "location"
-
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
Örnek:
Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
-
Engelsiz.
-
Örtüsüz, çıplak.
-
Boş.
-
Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
-
Aralığı çok.
-
Çalışır durumda olan
Örnek:
Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
-
Kolay anlaşılır, vazıh
Örnek:
Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
-
1. Gelirin gideri karşılamaması durumu. 2. bk. gedik
-
1) sarîh. 2 ) alenî.
-
Bk. açılma
-
Open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
-
Apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
-
On. open. deficit. offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
-
Deficit
-
Yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
-
Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü
Örnek:
Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu. M. Ş. Esendal
-
Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu
Örnek:
Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın. R. N. Güntekin
-
Gökyüzü.
-
Çevreyi kuşatan boşluk.
-
Esinti.
-
Müzik parçalarında tür
Örnek:
Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık. S. F. Abasıyanık
-
Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
-
Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
-
Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
-
Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
-
Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe.
-
Belirli bir çevreye, başka çevrelerden ayrı, değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün.
-
Atmosphere
-
Air. aerial. atmospheric. air. airs. shades. sky. weather. climate. wind. ambiance. ambience. aroma. atmosphere. aura. flavor. flavour. mood. ostentation. showing-off. side. splash. splurge. strain. swank. vanity. aero-.
-
Air. aerial. atmospheric. airs. shades. sky. weather. climate. wind. ambiance. ambience. aroma. atmosphere. aura. flavor. flavour. mood. ostentation. showing-off. side. splash. splurge. strain. swank. vanity. aero-. airborne. bubble. flourish. tone. tune.
-
Air. atmosphere. tune. weather. wind. climate. the sky. breeze. melody. nothing. airs. affectation. ambience. exhale. strain.
-
Air
-
Atmosphäre
-
Luft
-
Atmosphère, ambiance
-
Ambiance
-
Air
-
Bulutu bulunmayan, açık, berrak
Örnek:
Burası seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi. H. C. Yalçın
-
Cloudless.
-
Clear. no clouds. sunny. unclouded.
-
Sebze yetiştirilen yer, bostan
Örnek:
Bahçenin bir köşesinde büyük bir bostan kuyusuyla mıhlanmış bir kapı vardı. R. N. Güntekin
-
Çiçek ve ağaç yetiştirilen yer
Örnek:
Bir otelin ağaçlıklı, çiçeklerle süslü bahçesi önünde durmuştuk. R. H. Karay
-
Garden. garden.
-
Garden. layout. quad. quadrangle.
-
Garden. park. grounds.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|