Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > açık hava nedir, açık hava ne demek, açık havanın anlamı, ingilizcesi (açık hava nnd)

açık hava nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






açık hava

  1. Bulutsuz hava.
  2. Bahçe, park gibi yapı dışı olan yer
    Örnek: Uçurtmalar biraz gök, açık hava ve rüzgâr ister. A. Ş. Hisar
  3. Bk. dışarıda çevirim
  4. (en) Open air.
  5. (en) Open. outdoor. outdoors.
  6. (en) Open- air.

dışarıda çevirim (nedir ne demek)

  1. İşlik dışında, açık havada, doğal bezemler arasında gerçekleştirilen çalışma. İşlikte ya da içeride çevirimin karşıtı olarak kullanılır.
  2. (en) Location, on location, location shooting, outdoor shooting
  3. (al) Aussenauf nähme, Freilichtaufnahme, "Location"
  4. (fr) Extérieurs, en extérieur, prise de vues en extérieur, "location"

açık (nedir ne demek)

  1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    Örnek: Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
  2. Engelsiz.
  3. Örtüsüz, çıplak.
  4. Boş.
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
  6. Aralığı çok.
  7. Çalışır durumda olan
    Örnek: Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
  8. Kolay anlaşılır, vazıh
    Örnek: Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
  9. 1. Gelirin gideri karşılamaması durumu. 2. bk. gedik
  10. 1) sarîh. 2 ) alenî.
  11. Bk. açılma
  12. (en) Open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
  13. (en) Apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
  14. (en) On. open. deficit. offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
  15. (en) Deficit

hava (nedir ne demek)

  1. Yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
  2. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü
    Örnek: Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu. M. Ş. Esendal
  3. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu
    Örnek: Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın. R. N. Güntekin
  4. Gökyüzü.
  5. Çevreyi kuşatan boşluk.
  6. Esinti.
  7. Müzik parçalarında tür
    Örnek: Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık. S. F. Abasıyanık
  8. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
  9. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
  10. Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
  11. Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
  12. Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe.
  13. Belirli bir çevreye, başka çevrelerden ayrı, değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün.
  14. (en) Atmosphere
  15. (en) Air. aerial. atmospheric. air. airs. shades. sky. weather. climate. wind. ambiance. ambience. aroma. atmosphere. aura. flavor. flavour. mood. ostentation. showing-off. side. splash. splurge. strain. swank. vanity. aero-.
  16. (en) Air. aerial. atmospheric. airs. shades. sky. weather. climate. wind. ambiance. ambience. aroma. atmosphere. aura. flavor. flavour. mood. ostentation. showing-off. side. splash. splurge. strain. swank. vanity. aero-. airborne. bubble. flourish. tone. tune.
  17. (en) Air. atmosphere. tune. weather. wind. climate. the sky. breeze. melody. nothing. airs. affectation. ambience. exhale. strain.
  18. (en) Air
  19. (al) Atmosphäre
  20. (al) Luft
  21. (fr) Atmosphère, ambiance
  22. (fr) Ambiance
  23. (fr) Air

bulutsuz (nedir ne demek)

  1. Bulutu bulunmayan, açık, berrak
    Örnek: Burası seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi. H. C. Yalçın
  2. (en) Cloudless.
  3. (en) Clear. no clouds. sunny. unclouded.

bahçe (nedir ne demek)

  1. Sebze yetiştirilen yer, bostan
    Örnek: Bahçenin bir köşesinde büyük bir bostan kuyusuyla mıhlanmış bir kapı vardı. R. N. Güntekin
  2. Çiçek ve ağaç yetiştirilen yer
    Örnek: Bir otelin ağaçlıklı, çiçeklerle süslü bahçesi önünde durmuştuk. R. H. Karay
  3. (en) Garden. garden.
  4. (en) Garden. layout. quad. quadrangle.
  5. (en) Garden. park. grounds.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük