|
açı fonksiyonu
-
Değişkeni (veya değişkenleri) açılar olan fonksiyon.
-
Angle function
-
Fonction angulaire
-
Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarı doğru arasındaki açıklık.
-
Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi
Örnek:
Bu röportajların özellikleri açı tazeliği, sunuş özelliği ve kıvrak mizahı idi. H. Taner
-
Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye.
-
1- Ortak bir noktadan (köşe) çıkan iki yarıdoğrunun (kıyı) oluşturduğu uzambiçim. 2- Ortak bir noktadan çıkan iki yarıdoğrudan birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. 3- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemin oluşturduğu uzambiçim. 4- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemden birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği.
-
Angle
-
Angle
-
Angülus
-
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı
-
Yiyecek bulamayan kimse
Örnek:
Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Gözü doymaz, haris.
-
Çok istekli, hevesli.
-
Karnı doymamış olarak
Örnek:
Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. O. Kemal
-
Bk. ayrıntı çekimi.
-
Hungry. covetous. empty. unfed. esurient. greedy for. hollow. ravenous. starveling.
-
Empty. famished. hungry. peckish.
-
Hungry. covetous. greedy. insatiable. hollow.
-
İşlev
Örnek:
Bunun aynı zamanda mimari bir fonksiyonu da var. H. Taner
-
Görev.
-
Bir veya birçok değeri değişebilen niceliklere bağlı olarak değişen nicelik.
-
Bir birleşikteki herhangi bir madde grubunun kimyasal görevi, bu görevi nitelendiren özelliklerin tamamı.
-
1. Bağımsız değişkenler ile bağımlı değişken arasındaki ilişkinin matematiksel ifadesi. 2. bk. işlev
-
Bk. işlev
-
Bk. görev
-
Function. function işlev.
-
Function.
-
Function
-
Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil
Örnek:
Sağlık bakımından canına okuyan kentler de, değişken rüzgârlara açık kentler oluyor. H. Taner
-
Değişik sayı değerleri alabilen nicelik.
-
Bir fonksiyonel ilişkide değişik değerler alabilen nicelikler. krş. açıklayıcıdeğişken, bağımlıdeğişken.
-
Bir kümenin, bir dizi değerler alabilendeğişken niceliği.
-
1- Bir evreni temsil eden deneklerin değişebilen özelliği. 2- Nicelik ve ölçülebilir nitelik bakımından değişiklik gösteren gözlem. 3- Değişik değerler alabilen (nicelik). 4- Ağırlık, boy, zihin yeteneği gibi bireyden bireye değişen öğe ve etmenler ile olgulara verilen genel ad.
-
Variable. changeable. flexible. changeful. unstable. unsteady. uncertain. choppy. inconstant. inconsistent. mobile. capricious. erratic. fickle. fitful. flexile. fluid. incalculable. inequable. labile. mercurial. mutable. protean. shifting. sliding.
-
Capricious. flighty. floating. inconsistent. moody. uneven. variable. varied. volatile. wanton. wayward. changeable. factor.
-
Variable. changeable. flexible. floating. kaleidoscope. mobile. uncertain. unsteady. variant. wayward.
-
Variable
-
Veränderlicher
-
Variable
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] [Olan] [Olan] pron. one
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|