|
şifre ile yazmak
-
Cipher
-
Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü
-
Gizliliği olan kasa, kapı, çanta vb. şeylerin açılması için gereken rakam.
-
Code. key word. code word. cypher. cipher.
-
Cipher. code. cypher.
-
Cipher. secret code. code member. key. key number.
-
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, sebep veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
Örnek:
Çabuk bir süvari ile bana haber gönderiniz. Ö. Seyfettin
-
Bazı soyut isimlere getirildiğinde durum bildiren zarflar oluşturan bir söz.
-
Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
-
And. with. together with. by. withal. on. cum.
-
And. by. on. plus. with. by means of.
-
With. together with. by. hereby. in. to. upon.
-
Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak
Örnek:
Büyük bir heyecan, bir haz içinde şu satırları yazıyorum. Ö. Seyfettin
-
Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek.
-
Yazar olarak görev yapmak.
-
Yazı ile bildirmek, haber vermek
-
Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak.
-
Sayaç vb. sayılarla niceliği belirtmek.
-
Kaydetmek.
-
Bir göreve almak.
-
Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek yaklaşma bildiren birleşik fiiller oluşturur.
-
Clock up. commit to paper. compose. conceive. write down. draw. draw up. enroll. enter. grind out. indite. inscribe. note. note down. pen. put down. put on paper. record. reduce to writing. register. set. set down. take down. write. write out.
-
Compose. contribute. enter. inscribe. pen. put. record. write.
-
Burn-in. type. write. print. register. to write. to enroll. to register. to enlist. to sign sb on. to write articles for. to write for (a newspaper. cover. indite. inscribe. make out. make up. mark. matriculate. put down. record. set down. take down.
-
(i). sıfır; önemsiz şey veya kimse; şifre; şifre halindeki yazı; şifre anahtarı; monogram, arma. in cipher sifreli.
-
(f). hesap yapmak, aritmetikte sayıları kullanmak; şifreli olarak yazmak; devamll ses çıkarmak (org borusu gibi).
-
F. hesaplamak, aritmetik yapmak; şifrelemek, şifre ile yazmak
-
Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı.
-
Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur
Örnek:
İki komutan arasında o gün gizli bir anlaşma yapıldığı söylentisi çıkmıştı. H. Taner
-
Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen.
-
Saklı olarak, saklayarak
Örnek:
Mektubu senden gizli posta kutusuna attım. M. Yesarî
-
Hidden. concealed. secret. classified. confidential. esoteric. unknown. clandestine. covert. sealed. restricted. underground. arcane. back-door. blind. closet. under cover. cryptic. cryptical. dark. disguised. furtive. hole-and-corner. hugger-mugger.
-
Clandestine. confidential. covert. cryptic. dark. inside. latent. occult. runaway. secret. sneaking. surreptitious. ulterior. undercover. underground. underhand. veiled. hidden. concealed. classified. arcane. furtive.
-
Hidden. confidential. concealed. occult. secret. secretly. arcane. a huis clos. back-door. blind. bush telegraph. cabinet. clandestine. classified. close. cryptic. crypto -. dark. esoteric. furtive. hush hush. inner. between you and me and the lamppost. l.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|