|
şamalı
-
Şama ile yapılmış
Örnek:
Müştak cebinden şamalı kibriti çıkardı çaktı. H. R. Gürpınar
-
Sıfat (şa'malı)
-
Bal mumuna veya parafine batırılmış fitil.
-
Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği
Örnek:
Başvezir sıfatıyla hükûmet işlerini idare eder. R. H. Karay
-
Bir ismi, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad.
-
Yüz, kılık ve dış görünüş
Örnek:
Takındığı bu sıfatı boynundaki kravattan fazla mühimsediği yoktu. F. R. Atay
-
(Derleme.. san, ulak, katmaç) Bir adı niteleyen veya belirten sözcük: Beyaz ev, güzel çocuk, beş gün, bu kitap, hangi kız, bazı olaylar vb.
-
Bk. sıfat
-
Bk. öznitelik
-
Bk. yüklenç
-
Adjective. adjectival. adjective. determinant. epithet. title. attribute. attribution. attributive. capacity. character.
-
Adjective. capacity. epithet. role. quality. attribute. appearance. aspect. character.
-
Adjective. attribute. capacity. role. position. quality. title. honorific. nickname. attribution. designation. person.
-
Adjective
-
Adjectif
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|