|
üçüncü
-
Üç sayısının sıra sıfatı, sırada ikinciden sonra gelen
Örnek:
Gelir vergisinin üçüncü taksitini verdik. B. Felek
-
Third. third.
-
Tertiary. third.
-
Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi
Örnek:
Şehir esnafı şekercisinden tutun da, berberine kadar iki sıra durup kendisini alkışladılar. S. F. Abasıyanık
-
Bu biçimdeki topluluğun durumu.
-
Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu.
-
Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman
Örnek:
Bu sırada, elinde paketiyle gelen Mustafa Efendi yaklaştı. M. Ş. Esendal
-
Tahtadan oturak
Örnek:
Oturacak yerler tahta sıralardan olur. S. Birsel
-
Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya.
-
Düzen.
-
Durumunda olan, sıra oluşturan.
-
Sıra durumunda olan, sıra oluşturan.
-
Bir salonda yan yana dizilen koltuklardan oluşan dizi.
-
Desk
-
Row
-
Ordinal. line. queue. linage. order. row. series. file. rank. sequence. turn. bench. alignment. arrangement. array. form. occasion. place. progression. range. settle. slot. spell. succession. tier. train.
-
Alignment. array. bench. file. line. occasion. order. queue. range. rank. row. sequence. series. string. succession. tier. turn.
-
Bank. sequence. file. line. order. pitch. range. round. row. series. tier. train. turn. queue. course. number. coordinate. ply. alternate. suite. tail. evolution. serial. catena. grade. alinement. alignment. procession. arrangement. array. bench. hand. ju.
-
Reihe
-
Rang (de fauteuils)
-
Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği
Örnek:
Başvezir sıfatıyla hükûmet işlerini idare eder. R. H. Karay
-
Bir ismi, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad.
-
Yüz, kılık ve dış görünüş
Örnek:
Takındığı bu sıfatı boynundaki kravattan fazla mühimsediği yoktu. F. R. Atay
-
(Derleme.. san, ulak, katmaç) Bir adı niteleyen veya belirten sözcük: Beyaz ev, güzel çocuk, beş gün, bu kitap, hangi kız, bazı olaylar vb.
-
Bk. sıfat
-
Bk. öznitelik
-
Bk. yüklenç
-
Adjective. adjectival. adjective. determinant. epithet. title. attribute. attribution. attributive. capacity. character.
-
Adjective. capacity. epithet. role. quality. attribute. appearance. aspect. character.
-
Adjective. attribute. capacity. role. position. quality. title. honorific. nickname. attribution. designation. person.
-
Adjective
-
Adjectif
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|