|
çinke
-
Sağlam, sert taş.
-
Tit
-
Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz
Örnek:
En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı. F. R. Atay
-
Zarar görmemiş, bozulmamış.
-
Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli
Örnek:
Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor. M. Ş. Esendal
-
Güvenilir.
-
Gerçek, inanılır bir temeli olan
Örnek:
Böyle sağlam adı nereden bulacaksın. M. Ş. Esendal
-
(sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak
-
1. Sağlıklı. 2. Güvenilirlik. 3. Gerçek, inanılır.
-
Sound. safe. whole. hard. firm. fast. strong. healthy. able-bodied. good. secure. secured. valid. sure. gilt-edged. bankable. bouncing. calculable. cast-iron. consolidated. flat-footed. foolproof. foursquare. dyed in grain. granite. granitic. hale. h.
-
Fast. firm. foolproof. good. hardwearing. immaculate. lasting. resolute. right. roadworthy. robust. rugged. safe. secure. solid. sound. stable. stalwart. staunch. steady. steely. stout. strong. sturdy. substantial. sure. unflinching. unshakeable. healthy. trustworthy. reliable. durable. all right. in good order/condition. whole. undamaged. wholesome. honest.
-
Healthy. solid. strong. sound. secure. well-built. well-made. in good condition. undamaged. trustworthy. reliable. dependable. trustable. cover paper. established. everlasting. fit. four square. good. good health. hardy. hearty. hot and strong. hunky. rig.
-
Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
Örnek:
Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor. T. Buğra
-
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı.
-
Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı.
-
Güçlü kuvvetli
Örnek:
Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi. M. Ş. Esendal
-
Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
-
Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
Örnek:
Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı. M. Ş. Esendal
-
Gönül kırıcı, katı, ters
Örnek:
... sarardı, dudakları titredi, ama adam sert bir davranışla kadehi kadının eline tutuşturdu. H. E. Adıvar
-
Hırçın, öfkeli, hiddetli, gönül kırıcı
-
Sertlik özelliği gösteren.
-
Round
-
Hard. stiff. tough. strong. firm. sharp. strict. harsh. drastic. severe. violent. brutal. acrid. adamant. astringent. austere. bad. bitter. bossy. cast-iron. caustic. crusty. cutting. exact. exacting. fierce. flinty. forbidding. get-tough. granite. g.
-
Acrid. acrimonious. adamant. astringent. bad. bitter. boisterous. curt. dour. ferocious. firm. forbidding. fresh. grim. gruff. hard. harsh. heady. leathery. pungent. repressive. rigid. rigorous. rough. rude. scathing. severe. smart. starchy. steely. stern. stiff. stony. strict. strong. surly. tough. turbulent. uncharitable. unkind. vehement. violent. vitriolic. sharp. austere. violent. drastic. cutting. biting. hurtful. brusque. abrupt. strong. strong. acrid. pung.
-
Hard. harsh. rough. severe. sharp. tough. potent. austere. brisk. brusque. brutal. crabby. craggy. crusty. curt. draconian. drastic. fierce. forbidding. generous. gruff. heavy handed. high. hot. ill. keen. leathery. hard line. nipping. repressive. rigid.
-
Hard
-
Unshaded
-
Brisk, boisterous
-
Short
-
Dur
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|