Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > çekme düzeni nedir, çekme düzeni ne demek, çekme düzeninin anlamı, ingilizcesi (çekme düzeni nnd)

çekme düzeni nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








çekme düzeni

  1. Gökyüzünün, yıldızların resmini çekmek için ırakgörürlerin odak düzlemine yerleştirilen düzen.
  2. (en) Photographic camera
  3. (fr) Appareil photographique

çekme (nedir)

  1. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak.
  2. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı.
  3. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
  4. İş yaparken giyilen bir tür şalvar.
  5. Çekilerek giyilen veya kullanılan
    Örnek: Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı. R. H. Karay
  6. Düzgün biçimli.
  7. Çekmek işi
  8. Çekmece
  9. Kolun yada öteki vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendine yaklaştırması.
  10. Bk. acı çekme
  11. Bk. çevirim
  12. Ağacın bünyesindeki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
  13. Bk. çekme
  14. (en) Throwback
  15. (en) Pull-off. pull-out. shrinking. towaway. towing. pull. drawing. draw. withdrawal. draft. draught. allure. allurement. extraction. shrinkage. bearing. haul. haulage. hitch. hoist. pluck. soak. traction.
  16. (en) Drag. endurance. extraction. haul. pull. traction. wrench. draw. tug. shrinkage. drawer. till.
  17. (en) Draft. drag. drawing. hauling. pull. pulling. traction. sending. photographing. drawer. till. absorbtion. tension. adhesion. shrinkage. extrusion. rolling. solid drawn. hoist. lug. haulage. sucking. attraction. induced. throttling. aspiration. bleeding. i.
  18. (en) Pulling
  19. (en) Towage
  20. (al) Schwinden des Holzes
  21. (fr) Traction

acı çekme (nedir)

  1. Üzüntü ya da büyük bunalım duygusu içinde olma.
  2. (en) Agony

düzen (nedir)

  1. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem
    Örnek: Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır. R. N. Güntekin
  2. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması.
  3. Yerleştirme, tertip.
  4. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.
  5. Dolap, hile
    Örnek: Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak. E. E. Talu
  6. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.
  7. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri.
  8. Alet edevat takımı.
  9. (en) Order. regularity. regulation. formation. arrangement. coordination. harmony. system. orderliness. array. contexture. convention. cosmos. disposal. disposition. get-up. layout. make-up. method. regime. right. scheme. trim.
  10. (en) Arrangement. method. order. regularity. sequence. setup. trick. trickery. trim.
  11. (en) Arrangement. device. formation. installation. order. organization. system. trim. orderliness. the social order. the system. mechanism. linkage. set-up. contrivance. accord. harmony. gadget. gear. plan. plant. train. tree. program (me. tool. machine. gin.

yıldızlar (nedir)

  1. Yarış günü onaltı yaşından büyük, onsekiz yaşından küçük olan atletler.
  2. (en) Youths
  3. (al) Jugend
  4. (fr) Jeunes

çekmek (nedir)

  1. İçine almak, emmek.
  2. Germek.
  3. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak.
  4. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek
    Örnek: Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı. R. N. Güntekin
  5. Bir yerden başka bir yere taşımak.
  6. Bir amaçla ortadan kaldırmak.
  7. Solukla içine almak
    Örnek: Beş defa yutkunup üç defa burnunu çektikten sonra anlattı. B. R. Eyuboğlu
  8. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak
    Örnek: Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi. T. Buğra
  9. Bk. çevirmek
  10. (en) Claw
  11. (en) Be cursed with smth. take one's medicine. stand the racket. pull. draw. magnetize. attract. suffer. go through. bear. shrink. pull over. pull away. tow. tow away. take after. undergo. carry. engross. hold. inhale. sip. abide. absorb. bear with. broo.
  12. (en) Abide. abstract. appeal. attract. bear. beguile. brook. captivate. drag. draw. endure. enthrall. experience. extract. haul. inflect. know. lure. magnetize. pull. shrink. undergo. unfurl. weigh. withdraw. to pull. to draw. to drag. to haul. to tug. to lug. to tow. to withdraw. to hoist. to extract. to carry. to support. to draw. to pull out. to suffer. to undergo. to bear. to endure. to abide. to put up with. to absorb. to inhale. to shrink. to içmek. to take. to grind öğütmek. to shoot. to run up. to catch. to conjugate. to decline. to weigh. to attract. to magnetize. to charm. to captivate. to appeal. to beguile. to distil. to lay döşemek. to give. to give a meaning. to interpret. to last. to take. to drive. to put on. to wear. to pull on. to draw on giymek. to apply.
  13. (en) To draw. to pull out. to extract. to attract. to please. to draw. to absorb. to suck in. to breath in. to sniff. to bear. to pay. to suffer. to endear. to go through. to undergo. to withdraw. to cal.
  14. (en) Turn the scale at, scale in, go to scale at, scale out
  15. (en) Pull up
  16. (en) Hoist, run up
  17. (en) Whisk
  18. (en) Stretch
  19. (en) Arrest
  20. (en) Conjugate
  21. (en) Toss
  22. (en) Up with
  23. (en) Receive

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)