|
çayır engereği
-
Pullu sürüngenler (Squamata) takımının, engerekgiller (Viperidae) familyasından, 40-50 cm kadar uzunlukta, Avrupa'da yaşayan zehirli bir tür.
-
Orsini's adder
-
Vipère d'Orsini
-
Vipern ursinii
-
Üzerinde gür ot biten düz ve nemli yer
Örnek:
Çocukların neşesi birdenbire sönmüş, çayıra bir eski mezarlık sükûtu çökmüştü. R. N. Güntekin
-
Böyle yerde biten otlar.
-
Özellikle ılıman kuşakta yaygın olan, bozkırlara göre daha nemcil, yeşilliği daha sürekli ve kimi kez ağaçla karışık otsu bitkisel örtü ve bu örtünün oluşturduğu doğal bölge.
-
Lawn.
-
Field. grass. green. meadow. pasturage. pasture. pasture grass.
-
Feeding ground. grass. meadow. pasture. fresh fodder. paddock. lawn. turf. grass plot. green grass. hay. meadow land. lea. field. hay field. verdure.
-
Prairie
-
Prairie
pullu sürüngenler (nedir)
-
Sürüngenler (Reptilia) sınıfından, derilerinin üzerinde keratinleşmiş pul ya da örtüler bulunan, diapsit tip kafatasları olan, bir çift kopulasyon organları bulunan, kloak açıklıkları enine şekilli, karada ve suda yaşayan hayvanları içine alan kertenkeleler (Lacertilia, Sauna) ve yılanlar (Ophidia, Serpentes) olmak üzere iki alt takımı olan bir takım.
-
Lizards and snake
-
Squamates
-
Squamata, squamatus: pullu
-
Üzerine pul yapıştırılmış.
-
Üzerine pul işlenmiş.
-
Pulu olan.
-
Pulla işlenmiş, pulla süslenmiş.
-
Mec. Süslü, bezenmiş.
-
Stamped. bearing a stamp. scaly. squamous. spangled. bespangled.
-
F. çekmek; koparmak; sürüklemek; leh. yolmak (tüy); matb. (prova) çıkarmak; (argo)(bıçak veya silah) çekmek; topu eğri meydana getirecek şekilde atmak; (kürek) çekmek; girmek, gelmek; bir yudum içmek, bir nefes çekmek. pull a long face surat asmak. pull a muscle adaleyi incitmek. pull apart çekip ayırmak. pull away çekip ayırmak, çekmek; çekilip ayrılmak. pull down yıkmak; moralini bozmak, üzmek. pull for yardım etmek, desteklemek; k.dili bağlılığını bildirmek. pull in one's horns daha dikkatli olmak. pull off çekip çıkarmak;(argo)başarıyla yapmak, başarmak. pull oneself together kendine gelmek, kendine hakim olmak. pull one's leg aldatmak. pull one's punches hızla vurur gibi görünmek. pull one's rank üs- tünlüğünü kabul ettirmek. pull one's weight gerekli gayreti sarfetmek. pull out çekip çıkarmak; ayrılmak. pull strings tesir ettirmek, piston kullanmak. pull through paçayı kurtarmak. pull together işbirliği yapmak; elde bulunanlardan meydana getirmek. pull to pieces paramparça etmek. pull up ileri gitmek; kökünden çekip çıkarmak; durmak. pull up stakes ilgisini kesip gitmek.
-
I. çekiş, çekme; tutamaç; dayanıklık; kürek çekme; (argo) iltimas, kayırma, piston, arka; (argo) bir içim (puro, pipo); uğraşma, gayret; gerilim; matb. prova. have pull arkası olmak, mahkemede dayısı bulunmak.
-
F. çekmek, asılmak, yolmak, içmek, nefes çekmek, kürek çekmek, çevirmek (iş), gelmek, girmek, kenara çekmek (araba), kenara parketmek, kalkmak (araba), hareket etmek
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|