Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > şube nedir, şube ne demek (şube nnd)

şube nedir, şube ne demek?

şube

  1. Bir kurumun, bir kuruluşun alt mevkilerindeki iş yerlerinden her biri.
  2. Okullarda aynı düzeydeki sınıflardan her biri
  3. Dal.
  4. Dal, kol, kısım, branş.
  5. Bk. dal
  6. Canlı organizmaların sistematik sınıflandırılmasında sınıfların bir araya gelmesinden oluşan grup, dal, filum.
  7. (en) Branch.
  8. (en) Branch office.
  9. (en) Ramification.
  10. (en) Department.
  11. (en) Limb.
  12. (en) Offshoot.
  13. (en) Substation.
  14. (en) Section.
  15. (en) Subsidiary.
  16. (en) Affiliate.
  17. (en) Agency.
  18. (en) Branch house.
  19. (en) Division.
  20. (en) Branch establishment.
  21. (en) Subdivision.
  22. (en) Line.
  23. (en) Offset.
  24. (en) Affiliated company.
  25. (en) Agency office.
  26. (en) Branch shop.
  27. (en) Desk.
  28. (en) Subsidiary office.
  29. (la) Phylum

dal   US UK (nedir ne demek)

  1. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri
    Örnek: Cılız dallar, yeşili fersiz, tırnak kadar yapraklar! T. Buğra
  2. Kol, bölüm, branş.
  3. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube.
  4. Arka, sırt.
  5. Kol.
  6. Omuz
    Örnek: Belikler dalına dökülür gelir / İnce bel üstüne sal ala gözlüm. Halk türküsü
  7. Boyun, ense.
  8. Çıplak, yalın.
  9. Zaman belirten kelimelerin başına getirildiğinde kelimenin anlamını güçlendirir.
  10. Bk.Dalton
  11. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, filum, kladus.
  12. Bitkilerin çoğunlukla yapraksız olan, sapın değişik uzunluk veya büyüklükteki küçük sap ve sürgün kısımları.
  13. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri.
  14. Şube.
  15. (en) Bough.
  16. (en) Section.
  17. (en) Subdivision.
  18. (en) Split pulse, esp.
  19. (en) Limb.
  20. (en) This is the Indian term for all varieties of dried beans, split peas, and lentils There are many different varieties of dal, all of which have a specific use in Indian cooking.
  21. (en) From the,' 'by the.
  22. (en) Dedicated Access Line A non-switched circuit from the customer to a carrier.
  23. (en) General Data Access Library.
  24. (en) Dedicated access line An analog special-access line that runs from a caller's own equipment directly to a long distance company's switch or POP Usually provided by a local telephone company The line may go through the local telco central office, but the local telco does not switch calls on this line.
  25. (en) Dedicated Access Line.
  26. (en) Defended asset list; A ranked listing of facilities, forces, and national political items that require protection from attack or hostile surveillance The list is compiled from federal departments and agencies, unified and specified commands, and the armed services to ensure national security emergency preparedness functions.
  27. (en) Group of persons.
  28. (en) Dedicated Access Line 2 See Data Access Language.
  29. (en) Metric unit of volume or capacity equal to 10 liters.
  30. (en) Branch, cladus, phylum.
  31. (en) Phylum.
  32. (en) Branch.
  33. (en) Twig.
  34. (en) Ramification.
  35. (en) Subsection.
  36. (en) Offshoot.
  37. (en) Offset.
  38. (en) Of Cajanus Indicus.
  39. (en) Stem.
  40. (en) Spreading.
  41. (en) Spray.
  42. (en) Switch.
  43. (en) Succursal.
  44. (en) Wattle.
  45. (en) The Poor' or 'the Meek', related to ''Ani' above and 'Ebion' below.
  46. (en) [From Hindi /dal/ ] diagonal, incline -- something arranged obliquely or slanted.
  47. (en) From dail, a field The English equivalent is 'dale'.
  48. Decaliter.

alt   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı
    Örnek: Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor. Z. O. Saba
  2. Bir nesnenin tabanı
    Örnek: Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı. O. C. Kaygılı
  3. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
  4. Bir şeyin yere yakın bölümü.
  5. Kelimesi ... altında biçiminde kullanıldığında "bir şeyin etkisinde" anlamını verir
    Örnek: Çoluk çocuk akşama kadar güneşin altında anaforculuğun cezasını çektiler. A. Gündüz
  6. Yanan ocağın alevi
    Örnek: Fokurdamaya başlayan çaydanlığın altını kapadı. H. Taner
  7. Sınıflamalarda ikinci derecede olan.
  8. Birkaç şeyden aşağıda olan
    Örnek: Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş. H. Taner
  9. Alt kelimesi ... altında biçiminde kullanıldığında "bir şeyin etkisinde" anlamını verir
  10. Alanin transaminaz.
  11. (en) Foot.
  12. (en) Humble.
  13. (en) Rump.
  14. (en) The lower part.
  15. (en) Child.
  16. (en) Buttocks.
  17. (en) The higher part of the scale.
  18. (en) See Alto.
  19. (en) The Alternative key on a keyboard.
  20. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Keyboard Input.
  21. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Alt.
  22. (en) Usenet category used for newsgroups on alternative topics.
  23. (en) Angular distance above the horizon.
  24. (en) Refers to a key on the two ends of the spacebar on the keyboard ALT keys are used for keyboard short cuts.
  25. (en) Alanine aminotransferase - a protein which, when found in elevated quantities, generally indiciates liver damage Genotype: Different genotypes of the one virus are similar enough to be regarded as the same type but have some minor differences in their RNA composition These differences may mean the virus reacts differently to our immune response or to drug treatments and natural therapies.
  26. (en) Altitude or Altimeter or Alternate.
  27. (en) Alternative Service Providers.
  28. (en) Type of newsgroup that discusses alternative-type topics The alt groups are not official newsgroups, but lots of people read them anyway.
  29. (en) Automated Loop Test System The operations system that provides a single comprehensive automated test system for testing international customer POTS lines.
  30. (en) The [ALT] key on the keyboard is used in conjunction with other keys and mouse actions to perform various commands and functions.
  31. (en) The ALTernate key on the keyboard, used to access alternate characters or modify mouse actions You can move a polygon after selecting it, for example, by holding down the Left Mouse Button and the ALT key simultaneously.
  32. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Kinds of User Input.
  33. (en) Alternative Text, displayed in place of an image during download and by none graphical browsers to decribe the image This is a required attribute for all images.
  34. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See User Input.
  35. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- Alt.
  36. (en) Alanine aminotransferase, a protein which, when found in the blood in elevated quantities, generally indicates liver dysfunction.
  37. (en) Alternate.
  38. (en) An alternative label Used in an HTML tag for the benefit of people using nongraphical browsers, or for people using a browser with graphics turned off.
  39. (en) Special key on most computer keyboards that allows users to access alternate features and keyboard 'hotkeys' Alt is almost always used in conjunction with another key, such as 'F4' or 'Ctrl'.
  40. (en) Alt stands for Alternative, one of the categories of Usenet newsgroups.
  41. (en) Alanine aminotransferase - a liver enzyme The ALT test determines the level of this enzyme in the blood Blood donors who show a high level of ALT may be at increased risk of transmitting Hepatitis.
  42. (en) Ancient , anciently , antiquarian , auld , old , oldly.
  43. (en) Subaltern.
  44. (en) Subordinate.
  45. (en) Buttom.
  46. (en) Underneath.
  47. (en) Underside.
  48. (en) Base.
  49. (en) Lower.
  50. (en) Nether.
  51. (en) İnfra.
  52. (en) Under.
  53. (en) İnferior.
  54. (en) Alanine transaminase.
  55. (en) Lower part.
  56. (en) Bottom.
  57. (en) İnfra-.
  58. (en) Sub-.
  59. Alt, en ince ses portesinin üstünde bulunan nota veya ses (Müzik)

(nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir değer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Working.
  15. (en) Occupational.
  16. (en) Regulation.
  17. (en) Things to do.
  18. (en) Action.
  19. (en) Berth.
  20. (en) Commission.
  21. (en) Deal.
  22. (en) Dealing.
  23. (en) Dealings.
  24. (en) Mission.
  25. (en) The chief problem.
  26. (en) Something worth doing.
  27. (en) Agency.
  28. (en) Term.
  29. (en) Avocation.
  30. (en) Boom.
  31. (en) Breeze.
  32. (en) Profession.
  33. (en) Job.
  34. (en) Business, activity.
  35. (en) Work.
  36. (en) Occupation.
  37. (en) Business.
  38. (en) Trade.
  39. (en) Concern.
  40. (en) Affair.
  41. (en) Function.
  42. (en) Piece of work.
  43. (en) Works.
  44. (en) Activity.
  45. (en) Appointment.
  46. (en) Assignment.
  47. (en) Ball game.
  48. (en) Billet.
  49. (en) Calling.
  50. (en) Cause.
  51. (en) Commerce.
  52. (en) Deed.
  53. (en) Duty.
  54. (en) Employment.
  55. (en) Field.
  56. (en) Handiwork.
  57. (en) Labour.
  58. (en) Matter.
  59. (en) Office.
  60. (en) Operation.
  61. (en) Position.
  62. (en) Post.
  63. (en) Pursuit.
  64. (en) Service.
  65. (en) Show.
  66. (en) Situation.
  67. (en) Task.
  68. (en) Transaction.
  69. (en) Undertaking.
  70. (en) Workpiece.
  71. (en) Commercial operation.
  72. (en) Commis.
  73. (al) Arbeit
  74. (fr) Travail

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011