Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > şimdiki zaman kipi nedir, şimdiki zaman kipi ne demek (şimdiki zaman kipi nnd)

şimdiki zaman kipi nedir, şimdiki zaman kipi ne demek?

şimdiki zaman kipi

  1. Eylemin belirttiği kavramın, içinde bulunulan zamanda başladığını ve devam etmekte olduğunu bildiren kip: 1. K. T. geliyorum (gel-iyor-um) , gülüyorum. 2. K. T. geliyorsun (gel-iyor-sun) , gülüyorsun. 3. K. T. geliyor (gel-iyor) , gülüyor . 1. K. Ç. geliyoruz (gel-iyor-uz) , gülüyoruz. 2. K. Ç. geliyorsunuz (gel-iyor-sun-uz) , gülüyorsunuz. 3. K. Ç. geliyorlar (gel-iyor-lar) , gülüyorlar vb.
  2. (en) Present.
  3. (fr) Présent

şimdiki (nedir ne demek)

  1. İçinde bulunulan anda olan veya yapılan, bu andaki, bu zamandaki
    Örnek: Şimdiki ölçülere uymaz bir biçimi vardı. Y. Z. Ortaç
  2. (en) The present.
  3. (en) Present.
  4. (en) Actual.
  5. (en) Current.
  6. (en) Present-Day.
  7. (en) İmmediate.
  8. (en) Sb / sth of the present time.
  9. (en) Of today.

zaman (nedir ne demek)

  1. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
    Örnek: Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım. Ö. Seyfettin
  2. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit
    Örnek: Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir. A. İlhan
  3. Belirlenmiş olan an.
  4. Çağ, mevsim.
  5. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler.
  6. Dönem, devir
    Örnek: Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi. H. Taner
  7. Bir süre ile ilgili durum ve şartlar
    Örnek: Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu. H. Taner
  8. Güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına karşılık bir ölçü.
  9. Bk. çağ
  10. (Derleme.. fiillerdeZaman) Eylemlerin belirttikleri geçmişZaman, şimdikiZaman, genişZaman, gelecekZaman kavramı: Geldi, gelmiş, geliyor, gelir, gelecek, geldiydi, geliyormuş, hastaydı vb.
  11. Bk. evre
  12. Si biriminde saniye (s) gösterilen dördüncü boyut.
  13. Bir iş veya olayın geçmekte olduğu sürenin ölçüsü.
  14. Vakit; çağ.
  15. (en) Whilst.
  16. (en) Bout.
  17. (en) Cycle.
  18. (en) Date.
  19. (en) Father time.
  20. (en) Hour.
  21. (en) Season.
  22. (en) Tense.
  23. (en) Time.
  24. (en) When.
  25. (en) While.
  26. (en) Sands.
  27. (en) Leeway.
  28. (en) Space.
  29. (en) Beat.
  30. (en) The enemy.
  31. (en) İnterval.
  32. (en) Juncture.
  33. (en) Tide.
  34. (fr) Temps

çağ (nedir ne demek)

  1. Zaman dilimi, vakit.
  2. Hayatın çocukluk, gençlik vb. dönemlerinden her biri, yaş
    Örnek: Yazık ki delikanlılık çağını çoktan aşmıştır, şakaklarına kır düşmüştür, ayrıca hastadır. R. H. Karay
  3. Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası, dönem, devir
  4. Tarihin ayrıldığı dört büyük bölümden her biri, kurun.
  5. Bir şeyin uygun, elverişli zamanı
  6. Bir katmanın oluştuğu süre.
  7. "Dördüncüçağ", "gençlikçağı" örneklerinde olduğu gibi, yerine göre yerbilim evrelerine verilen ad.
  8. (en) Times.
  9. (en) Era.
  10. (en) Period.
  11. (en) Time.
  12. (en) Epoch.
  13. (fr) Èra

kip   US UK (nedir ne demek)

  1. Değişebilen, geçici nitelik, san karşıtı.
  2. Uygun, tıpatıp gelen.
  3. Sağlam, dayanıklı.
  4. Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga.
  5. Örnek, kalıp.
  6. (Derleme.. şekil, çekim örneği) Eylemlerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın tekil ya da çoğul olarak belirtilmiş biçimi: Bildirmekipleri, istemekipleri vb.
  7. Tel, yay, kovuk ya da dalgalı akım cevrimi gibi titreşebilen yapıların değişiksıktıkta titreşim biçimleri.
  8. (en) The hide of a young or small beef creature, or leather made from it; kipskin.
  9. (en) Sharp-Pointed hill; a projecting point, as on a hill.
  10. (en) Method or feat of raising the body when hanging or swinging by the arms, as for the purpose of mounting upon the horizontal bar.
  11. (en) Unit of weight equal to 1000 pounds.
  12. (en) Any place a cutter can put his feet up and sleep for a night, especially cheap flophouses in the Hive or elsewhere Also, to 'call kip' is to make a place a body's home, at least for a while.
  13. (en) Unit of measure equal to 1,000 pounds.
  14. (en) Move from below the apparatus to above it.
  15. (en) Unit of weight or force equal to 1,000 pounds.
  16. (en) Crs Keep alone if possible.
  17. (en) Term sometimes used to represent a unit load of 1,000 lb.
  18. (en) The coach sends the trampolinist higher by stamping on the bed sharply.
  19. (en) Paradigme.
  20. (en) Mode.
  21. (en) Modal.
  22. (en) Mood.
  23. (en) Example.
  24. (en) Mood sıyga.
  25. (en) Fitting.
  26. (en) Suitable.
  27. (en) The legs are swung forward and upward by bending the hips, then suddenly down again, which gives the upward impulse to the body.
  28. (en) Gymnastic exercise performed starting from a position with the legs over the upper body and moving to an errect position by arching the back and swinging the legs out and down while forcing the chest upright the basic unit of money in Laos sleep; 'roused him from his kip'.
  29. (en) 1) a unit of Laotian currency.
  30. (en) Unit of weight equal to 1,000 pounds used to express dead weight.
  31. (en) Movement from a position below the equipment to a position above.
  32. (en) Load of 1000 lbs.
  33. (en) Kilopound ; convenient unit for structural calculations.
  34. (en) Assistance given by a Coach whilst on the Bed; can be used to increase, neutralise or lower the trampolinist's bouncing height.
  35. (en) Sleep; 'roused him from his kip'.
  36. (en) The basic unit of money in Laos.
  37. (en) Gymnastic exercise performed starting from a position with the legs over the upper body and moving to an errect position by arching the back and swinging the legs out and down while forcing the chest upright.
  38. (en) Be asleep.
  39. (al) Schwingungsart
  40. (fr) Paradigme
  41. (fr) Mode
  42. Hayvan yavrusu derisi.
  43. Uyumak, yatmak, uzanmak

kavram (nedir ne demek)

  1. Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, nosyon
    Örnek: Herkesin kendine özgü bir mutluluk kavramı vardır. H. Taner
  2. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, nosyon.
  3. Karın zarı, periton.
  4. Tutam, avuç dolusu.
  5. Hlk. Sığır gövde etinde, kavram bölgesi kaslarından yapılan, dikdörtgen biçiminde, 1.0-1.5 kg ağırlığında pastırmalık et parçası veya bu parçadan yapılan pastırma.
  6. Kaplamı ve içeriği bir im ya da sözle anlatılarak anlam kazandırılan soyut düşünce.
  7. Bir şey üzerinde birçok ayrı algıları kapsayan genel düşünce.
  8. Bir olay, bir nitelik ya da nicelik üzerinde oluşan zihinsel imge.
  9. (en) Notion.
  10. (en) Concept.
  11. (en) Conception.
  12. (en) Fancy.
  13. (en) Concept, notion.
  14. (en) Purport.
  15. (en) Purview.
  16. (en) Senses.

içinde (nedir ne demek)

  1. Süresince, zarfında
    Örnek: Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
  2. Ortamında
    Örnek: Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz. F. R. Atay
  3. ... ile dolu bir biçimde.
  4. (en) Full of.
  5. (en) Having.
  6. (en) Within (a limit.
  7. (en) Under (circumstances.
  8. (en) İncluded.
  9. (en) İnside of.
  10. (en) Within.
  11. (en) İnly.
  12. (en) Therein.
  13. (en) İnside.
  14. (en) Among.
  15. (en) Amongst.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.016