Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > şişirme haber nedir, şişirme haber ne demek (şişirme haber nnd)

şişirme haber nedir, şişirme haber ne demek?

şişirme haber

  1. Uydurma, gerçek olmayan, gerçekmiş gibi gösterilen haber, asparagas.

şişirme (nedir ne demek)

  1. Baştan savma, kötü (iş)
    Örnek: Bu görüş her türlü edebî şişirmelerden ari bir görüştür. Y. K. Beyatlı
  2. Şişirmek işi.
  3. Tanelerin nişasta kısmının jelatinleştirilmesi için nem, basınç ve ısıya maruz bırakma işlemi. Yemlere ekstrüzyon işlemi uygulandığında, basıncın birdenbire düşmesi nedeniyle hacmin artması gibi.
  4. Dövme işleminin yandan vurularak yapılanı.
  5. (en) Exaggeration.
  6. (en) Upsetting.
  7. (en) Popping.
  8. (en) Blowing up.
  9. (en) İnflating.
  10. (en) Causing sth to swell up.
  11. (en) Shoddy or sloppy piece of work.
  12. (en) Shoddily put together.
  13. (en) Shoddy.
  14. (en) Exaggerated.
  15. (en) Blown out of proportion.
  16. (en) Puffing.
  17. (en) Verbiage.
  18. (fr) Refoulement

haber (nedir ne demek)

  1. Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık
    Örnek: Çırağın bir şeyden haberi yok. M. Ş. Esendal
  2. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi.
  3. Bilgi.
  4. Yüklem.
  5. Bk. yüklem
  6. Günün iç ve dış olayları konusunda kamuoyunu aydınlatıcı ve oluşturucu bilgiler veren kısa metin ve bu metinle ilgili görüntü gereci.
  7. (en) News.
  8. (en) German chemist noted for the synthetic production of ammonia from the nitrogen in air.
  9. (en) İnformation.
  10. (en) Knowledge.
  11. (en) Report.
  12. (en) Communication.
  13. (en) Datum.
  14. (en) Griff.
  15. (en) Griffin.
  16. (en) İnfo.
  17. (en) İtem.
  18. (en) Message.
  19. (en) Word.
  20. (en) Tidings.
  21. (en) Notice.
  22. (en) Steer.
  23. (en) Rumor.
  24. (en) Aviso.
  25. (en) Broadcast.
  26. (en) Dope.
  27. (en) Hearsay.
  28. (en) İntelligence.
  29. (en) News item.
  30. (en) Piece of views.
  31. (en) Predicate.
  32. (en) Wind.
  33. (al) Nachrichten, Informationen), Tagesschau
  34. (fr) İnformation(S), information(s), nouvelle(s)

yüklem (nedir ne demek)

  1. Cümlede oluş, iş ve hareket bildiren kelime veya kelime grubu, haber, mahmul.
  2. Bir konu için olumlanan veya inkâr edilen şey, mahmul.
  3. Eylem çekimine girmiş sözcüğün tümcedeki görev adı: Her iş ona kolay geliyor; Ali İstanbul'a gidecekmiş; Her gün burada mısınız? Hasta değilsiniz ya; Bu sınıfın en çalışkan öğrencisi Ahmet mi? vb.
  4. (en) Predicate.
  5. (fr) Prédicat, attribut

uydurma (nedir ne demek)

  1. Gerçek dışı, uydurulmuş olan, yalan, sahte, asılsız, düzme, palavra, mürettep
  2. Uydurmak işi.
    Örnek: Atatürk'ün Osmanlıcayı Türkçeleştirmek hususundaki güzel arzusunu bugünkü 'uydurma dilcilik' gayretine alet etmişiz. B. Felek
  3. (en) Farfetched.
  4. (en) Mythical.
  5. (en) Shoddy.
  6. (en) Coined.
  7. (en) İnvented.
  8. (en) Factitious.
  9. (en) Cock and bull story.
  10. (en) Cop- out.
  11. (en) Fabricating.
  12. (en) Made-Up.
  13. (en) False.
  14. (en) Fake.
  15. (en) Fictive.
  16. (en) Fictitious.
  17. (en) Fabled.
  18. (en) Untrue.
  19. (en) Coinage.
  20. (en) Untruthful.
  21. (en) Apocryphal.
  22. (en) Cardboard box.
  23. (en) Colorable.
  24. (en) Fabulous.
  25. (en) İmprovised.
  26. (en) Mendacious.
  27. (en) Out of whole cloth.
  28. (en) Quack.
  29. (en) Trumped-Up.
  30. (en) Making up.
  31. (en) Falsification.
  32. (en) Fabrication.
  33. (en) İnvention.
  34. (en) Fiction.
  35. (en) Fairy tale.
  36. (en) Faked up.
  37. (en) Figment.
  38. (en) Pure invention.
  39. (en) Pseudo.
  40. (en) Trumped up.

gerçek (nedir ne demek)

  1. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki.
  2. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.
  3. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici.
  4. Temel, başlıca, asıl
    Örnek: Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır. N. Ataç
  5. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan.
  6. Yapay olmayan.
  7. Doğruluk
    Örnek: Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa, duygu payı da ondan az değildir. B. Felek
  8. Gerçeklik, realite
  9. Bilinçten bağımsız olarak var olan.
  10. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak, var olan.
  11. Doğru, dürüst.
  12. Temel, başlıca, asıl doğayı yansıtan.
  13. (en) Effective.
  14. (en) Fact.
  15. (en) Gospel.
  16. (en) Heartfelt.
  17. (en) Lowdown.
  18. (en) Outright.
  19. (en) Actuality.
  20. (en) True copy.
  21. (en) Essence.
  22. (en) Faithful.
  23. (en) Point of fact.
  24. (en) True.
  25. (en) Real.
  26. (en) Factual.
  27. (en) Original.
  28. (en) Actual.
  29. (en) Authentic.
  30. (en) Genuine.
  31. (en) Rightful.
  32. (en) Truthful.
  33. (en) Right.
  34. (en) Exact.
  35. (en) Proper.
  36. (en) Literal.
  37. (en) Bona fide.
  38. (en) Dinkum.
  39. (en) Earnest.
  40. (en) Honest-To-God.
  41. (en) Honest-To-Goodness.
  42. (en) İntrinsic.
  43. (en) Pucka.
  44. (en) Pukka.
  45. (en) Sincere.
  46. (en) Sterling.
  47. (en) Straight-Out.
  48. (en) Substantial.
  49. (en) Tangib.
  50. (en) Positive.
  51. (en) Reality.
  52. (en) Regular.
  53. (en) Tangible.
  54. (en) Truth.
  55. (en) Veritable.
  56. (en) Virtual.
  57. (en) Serious.
  58. (en) Solid.
  59. (en) Straight out.
  60. (en) Veracity.
  61. (en) Verity.
  62. (fr) Réel
  63. (la) Realis

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013