Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > şeytan nedir, şeytan ne demek, şeytanın anlamı, ingilizcesi (şeytan nnd)

şeytan nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






şeytan

  1. Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse.
  2. Çok kurnaz, uyanık (kimse).
  3. Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten melek.
  4. Halk efsanelerinde ve sonraki büyük dinlerde kötülüğün simgesi. Tiyatroda bu roly oynayanlar, bütün yanlarında korkunç yüzler bulunan deriden özel giysiler giyerlerdi.
  5. (en) Artful. crafty. cunning. sly. wily. devil. the devil. satan. the evil one. dickens. demon. daemon. deuce. prince of darkness. adversary. the arch-enemy. arch-fiend. belial. cloven foot. cloven hoof. the old dragon. the old enemy. fiend. old harry. lu.
  6. (en) Demon. evildoer. fiend. imp. satan. sly.
  7. (en) Demon. devil. satan. crafty and malevolent person. clever and mischievous child. the black man. crafty. father of lies. fiend. the old gentleman. old harry. old nick. prince of darkness.
  8. (en) Devil
  9. (fr) Diable
  10. (la) Diabolos

kötü düşünceli (nedir ne demek)

  1. (en) Low-Minded

kötü (nedir ne demek)

  1. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, fena, iyi karşıtı.
  2. Zararlı, tehlikeli.
  3. Korku, endişe veren
    Örnek: Yabancının bu kötü kasdına yalnız azmimizle karşı koyduk. R. E. Ünaydın
  4. Hoşa gitmeyen.
  5. Kaba ve kırıcı
  6. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.
  7. İyi, gerekli niteliklere sahip olmayan (kimse).
  8. İstenilmeyen, gereksiz davranışları olan veya bu davranışlara eğilimli olan (kimse).
  9. İyinin karşıtı olan. 1- Değersiz bulmanın, kınamanın, ayıplamanın konusu olan her şey; istencin yasaya uygun bir biçimde karşı gelmeye ve elinden geldiğince değiştirmeye hakkı olduğu her şey. 2- Ahlâk değerlerine ve törel istence karşı olan her şey. Bu anlamda: a. Düzen bozucu ve yıkıcı olarak beliren şeyler, b. Olumsuzluk ve yadsıma ilkesi olarak beliren şeyler.
  10. (en) Bad. ill. evil. wicked. horrible. black. chintzy. dark. devilish. dread. dreadfull. feeble. fierce. grotty. harmful. haunted. hedge. hellish. horrid. indifferent. iniquitous. lousy. malign. miscreant. nasty. nefarious. obnoxious. off. offensive. poor.
  11. (en) Amiss. bad. beastly. bitter. black. corrupt. deep. dissolute. dreadful. evil. evildoer. fatal. foul. hopeless. ill. iniquitous. miserable. nasty. nice. obnoxious. off. offensive. pernicious. poisonous. poor. reprobate. rotten. seamy. sinful. sinister. ugly. unfavourable. unwell. wicked. worthless. wretched. wrong.
  12. (en) Bad. evil. wicked. poor in quality. deleterious. disgusting. egregious. foul. graceless. grotty. hard. horrid. ill. iniquitous. lousy. maleficent. malign. malignant. manky. naughty. nefarious. pernicious. satanic. shady. squalid. unholy. unsavory. venomou.
  13. (en) Evil, wrong
  14. (fr) Mal

düşünceli (nedir ne demek)

  1. Düşüncesi olan.
  2. Düşünerek davranan, anlayışlı.
  3. Kaygılı, tasalı
    Örnek: Kadın biraz düşünceli, biraz mahzun görünüyor. M. Ş. Esendal
  4. (en) Thoughtful. considerate. regardful. circumspect. wistful. advised. forethoughtful. mindful. pensive. worried. abstracted. delicate. meditative. philosophic. philosophical. reflective. ruminant. ruminative. sophisticated. tactful. minded.
  5. (en) Considerate. contemplative. meditative. nice. pensive. preoccupied. reflective. thoughtful. anxious.
  6. (en) Pensive. thoughtful. careful. lost in thought. depressed. worried. mindful.
  7. (en) Pensive

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük