|
şevket
-
Büyüklük, ululuk, yücelik, heybet.
-
[sevketmek] v. send, forward, urge, dispatch, consign, route, carry, guide, propel, quarterback, refer
büyüklük (nedir)
-
Büyük olma durumu, ululuk
Örnek:
Bu büyüklük değil, ancak mertçe bir davranıştır. N. Araz
-
Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış.
-
Doğabilimsel bir niceliğin sayısal ölçüsü.
-
Doğabilimsel bir niceliğin sayısal ölçüsü.
-
Bk. boy
-
Size. greatness. bigness. largeness. generosity. superiority. magnitude. ampleness. enormity. enormousness. grandeur. grandness. hugeness. sovereignty. substantiality. supremacy. vastness.
-
Enormity. extent. grandeur. magnitude. size. greatness. importance. gravity. seniority.
-
Size. greatness. importance. seniority. enormity. extent. grandeur. magnitude. supremacy. vastness.
-
Magnitude
-
Grösse
-
Magnitude
-
Büyüklük, büyük olma durumu, yücelik, izzet.
-
Exaltation. supremacy.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|