Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > şaka kaldırmak nedir, şaka kaldırmak ne demek, şaka kaldırmanın anlamı, ingilizcesi (şaka kaldırmak nnd)

şaka kaldırmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






şaka kaldırmak

  1. Şakaya dayanmak, katlanmak.
  2. (en) To be able to take a joke

şaka (nedir ne demek)

  1. Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz, latife
    Örnek: İmamın şakasına ben de şaka ile mukabele ettim. R. N. Güntekin
  2. (en) Joke. monkeyshiness. fun. pleasantry. jest. badinage. banter. chaff. drollery. game. hell. humor. humour. josh. lark. quiz. sport. waggery. waggishness. wisecrack. witticism.
  3. (en) Gag. jest. joke. lark. play. prank. skit.
  4. (en) Gag. jest. joke. chaff. crack. fun. giggle. hoax. jape. lark. leg pull. persiflage. play. rib tickler. spoof. wheeze. wisecrack. witticism.

kaldırmak (nedir ne demek)

  1. Bulunduğu yerden almak.
  2. Yukarı doğru hareket ettirmek
    Örnek: Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık. S. F. Abasıyanık
  3. Yükseltmek.
  4. Ürün toplamak, taşımak.
  5. Çekmek, taşımak.
  6. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek
  7. Hastayı hastaneye götürmek
  8. Tören yaparak ölüyü gömmek.
  9. (en) Lift. erect. carry. remove. abolish. arouse. blank out. blue-pencil. boost. brook. cancel. clear. clear away. deration. do away with. elevate. get up. heave. heft. hoist. hold. hold up. jack. jack up. give smb. a lift. lift up. move away. perk. perk.
  10. (en) Axe. bear. cancel. cock. heave. hoist. lift. prise. pry. quash. raise. rear. remove. revoke. stomach. support.
  11. (en) Abolish. remove. to lift up. to raise. to elevate. to bear. to support. to endure. to make sb stand up. to get sb up from bed. to put sth away or out of reach. to abolish. to do away with. to remove. to kidnap. to steal. to dispa.
  12. (en) Poise

dayanmak (nedir ne demek)

  1. Bir yere yaslanmak, kendini dayamak
    Örnek: Odalardan birinde köşeye dayanmış bir adam, sanki sızmış gibi görünüyor. M. Ş. Esendal
  2. Kullanılışı uzun sürmek, dayanıklı olmak.
  3. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek.
  4. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek
    Örnek: Laikliği korumak için kanun kuvvetine mi, eğitim ve telkin kuvvetine mi dayanmalıyız? F. R. Atay
  5. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek
  6. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak.
  7. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek
    Örnek: Aradan biraz daha geçince kumandan dayanamadı, söze başladı. M. Ş. Esendal
  8. Varmak, ulaşmak
    Örnek: Bu haber ortalığa yayılır yayılmaz banknotlarını kapan bankaya dayanıyor. Y. Z. Ortaç
  9. (en) Stand the racket. last. endure. resist. go on. survive. hang on. hold on. stand. bear up. take. take it. tolerate. withstand. lean. lean upon. rest. rest against. rely on. rely upon. be based on. stand on. abut. bear up against. bear with. brook. con.
  10. (en) Bear. brook. consist. endure. last. lean. lump. repose. resist. rest. stay. stomach. support. withstand. to lean. to be based on. to resist. to endure. to bear. to bear up. to stand. to put up with. to stomach. to withstand. to hold out. to last. to push. to press. to shove. to arrive. to reach. to rely on.
  11. (en) To lean against / on. to be based on. to rely on. to resist. to last. to stand up. to wear well. to endure. to bear. to put up with. to reach. to arrive at. to push. to shove. to carry. to stabilize. to lean. abide. abut. bear with sb. brook. c.

katlanmak (nedir ne demek)

  1. Katlama işi yapılmak.
  2. Hoş olmayan bir duruma, güç şartlara dayanmak, tahammül etmek
    Örnek: Böyle bir yolculuğa katlanabilecek hâlde değildir. F. R. Atay
  3. (en) Take one's medicine. stand the racket. endure. take. take it. tolerate. accept. digest. bear. undergo. go through. abide. brook. crease. do with. double. face. face up to. grin and bear it. last out. lump. lump it. put up with. sit down under. stand.
  4. (en) Abide. bear. collapse. endure. fold. stomach. tolerate. to fold. to bend. to put up with. to bear. to stand. to endure. to tolerate. to abide.
  5. (en) To be folded. to bear. to tolerate. to endure. to put up with. to resign. abide. brook. eat crow. face. fold. stomach. support. take it. take lying down. undergo.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük